İş kazaları, yalnızca bedensel zararlarla sınırlı olmayan; hukuki, cezai ve ekonomik sonuçları olan ciddi olaylardır. Ancak uygulamada en büyük sorun, kazanın hemen ardından yapılan hatalardır. Oysa iş kazası sonrası atılacak doğru adımlar, hem çalışanın haklarını korur hem de telafisi mümkün olmayan kayıpların önüne geçer.
Önce sağlık, sonra kayıt
İş kazası sonrası ilk ve tartışmasız öncelik sağlık müdahalesidir. Ancak burada kritik bir nokta vardır:
Hastaneye başvururken olayın “iş kazası” olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir.
Bu ifade, hem sağlık kayıtlarına hem de ileride açılacak davalara doğrudan etki eder.
Kazanın iş kazası olarak bildirilmesini sağlamak
İşverenin, kazayı 3 iş günü içinde SGK'ya bildirme yükümlülüğü vardır.
Ancak uygulamada bu bildirim ya hiç yapılmaz ya da eksik yapılır.
Çalışan, bildirim yapılmadığını fark ederse bizzat SGK'ya başvurarak durumu kayıt altına almalıdır.
Olay yerinin ve delillerin korunması
İş kazalarında delil, zamanla değil dakikalarla kaybolur.
Olay yerinin fotoğrafları
Makine, ekipman ve güvenlik önlemlerinin durumu
Kamera kayıtları
Tanık beyanları
mutlaka erken aşamada tespit edilmelidir.
“Nasıl olsa belli” denilen pek çok durum, delil yokluğunda ispat edilemez hâle gelir.
İş kazası tutanağını kontrol etmek
İşveren tarafından düzenlenen iş kazası tutanakları çoğu zaman tek taraflı hazırlanır.
Tutanakta:
Kazanın oluş şekli
Güvenlik önlemleri
Çalışanın kusuruna dair ifadeler
özellikle dikkatle incelenmelidir. Gerçeğe aykırı bir tutanak, ileride çalışanın aleyhine kullanılabilir.
Kusur değerlendirmesini hafife almamak
İş kazalarında temel mesele, kazanın olup olmamasından çok kusurun kimde olduğudur.
İşverenin:
eğitim vermemesi,
ekipman sağlamaması,
denetim yapmaması
çoğu zaman asli kusur olarak değerlendirilir.
Ancak çalışanın da ihmali varsa, bu oranlar tazminatı doğrudan etkiler.
Tazminat haklarını bilmek
İş kazası sonrası çalışan;
maddi tazminat,
manevi tazminat,
sürekli iş göremezlik gelirleri
talep edebilir.
Ölümle sonuçlanan kazalarda ise bu haklar, destekten yoksun kalanlara geçer.
Burada süreler hayati önemdedir; gecikme hak kaybı doğurur.
Ceza boyutunu göz ardı etmemek
İş kazaları yalnızca iş hukuku meselesi değildir.
İşveren veya yetkililer hakkında taksirle yaralama ya da taksirle ölüme neden olma suçlarından ceza soruşturması yürütülebilir. Ceza dosyası, tazminat davasını doğrudan etkileyebilir.
Netice itibari ile,İş kazaları, yalnızca bedensel zararlarla sınırlı olmayan; hukuki, cezai ve ekonomik sonuçları olan ciddi olaylardır. Ancak uygulamada en büyük sorun, kazanın hemen ardından yapılan hatalardır. Oysa iş kazası sonrası atılacak doğru adımlar, hem çalışanın haklarını korur hem de telafisi mümkün olmayan kayıpların önüne geçer.
Yurdal Kılıçer \ Timeturk