Dolar

44,1950

Euro

50,8952

Altın

7.115,38

Bist

12.956,72

Batı Asya'daki Amerikan üsleri kapatılmalıdır

1 Saat Önce Güncellendi

2026-03-17 00:10:15

Dr. Yüksel Keleş

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş Batı Asya'daki (Orta doğu) Amerikan üslerini tekrar gündeme taşıdı. Özellikle Körfez Arap ülkelerindeki üslerin İran'ın füze saldırılarına hedef olmasıyla nerelerde üs olduğu da kamuoyunda daha görünür hale geldi.

Amerika'nın bölgedeki 10'dan fazla ülkede askeri üssü bulunuyor. Bu üslerde 40-50 bin civarında Amerikan askeri görev yapıyor. Askeri üslerin bulunduğu ülkeler; Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Ürdün, Suriye ve Türkiye.

Türkiye'de İncirlik ve Malatya Kürecik üslerinde Amerikan askerleri bulunuyor. Türkiye, İran'ın özellikle İncirlik üssüne yönelik füze atışları vesilesiyle bu üssün Amerikan üssü olmadığını, Türk üssü olduğunu, Türk toprağı olduğunu, Amerikan askerlerinin ve askeri teçhizatının NATO kapsamında bu üste görev yaptığını söylese de İran bunu pek inandırıcı bulmuyor ki saldırı girişiminde bulunuyor. Gerçi Türkiye kamuoyunda da özellikle İncirlik Üssü Amerikan üssü diye bilinir.

Kürecik ise bölgenin radar üssü. Bir dönem Türkiye'nin bu üsse onay verme konusunda çekinceleri olmuştu. Üssün yapımına sadece NATO ülkelerinin kullanma şartı ile onay verildi ve 2012 yılında yapıldı. O dönem İran, kendisine yönelik yapıldığını düşündüğü üsse karşı çıkmış ve İsrail'e hizmet edeceği görüşünü savunmuştu. İran'a karşı yapıldığı bilinen bu üssün bir yandan İsrail'e bilgi aktaracağı diğer yandan da muhtemel bir savaşta hedef olabileceği değerlendiriliyordu. Öte yandan Türkiye'nin de hava savunmasında faydalanabileceği bu üssün bugünlerde nasıl bir fonksiyon icra ettiği merak konusu.

İran'ın savaşın ilk günlerinde ABD ve İsrail radar üslerine saldırarak düşmanlarını kör etme ve hava savunma kabiliyetlerini zayıflatma stratejisi etkili olmuş görünüyor. Ancak diğer radar üslerine saldırırken Kürecik üssünü hedef almaktan kaçınması Türkiye'ye karşı daha ihtiyatlı olmasından kaynaklanıyor.

Gelelim körfez ülkelerindeki üslere. Özellikle Kuveyt, Irak, Bahreyn, BAE, Katar ve Suudi Arabistan'daki üsler saldırı amaçlı hava ve deniz kuvvetlerini barındırıyor.

Önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi bu üsler Körfez savaşı sonrası bölgenin başına iyice bela olmuş üslerdir. Hem bölge ülkelerinin birbirlerine karşı güvensizliklerini artırmış hem de üslere sahip ülkelerde Amerika'nın ülkenin iç işlerine müdahalesinde dayanak noktası olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminde incirlik üssünün fonksiyonunu hatırlayalım.

Bölge ülkelerini İran tehdidine karşı koruma amacıyla konumlandırılan bu üsler füze saldırılarında kendilerini dahi koruyamamıştır. Bu ülkeler İran füze ve dronlarına karşı korumasız kalmıştır. Bundan sonraki süreçte Körfez ülkelerinde bu üslerin mevcudiyeti ve gereklilikleri tartışmaya açılacaktır.

Bu üslerden yapılan saldırılar savaşın dışında olan Körfez ülkelerini de ister istemez hedef haline getirmiştir. İran bu konuda haklıdır. Bu ülkeler bu üsleri kendini koruma amaçlı görebilir ancak bu savaşta saldırı amaçlı kullanılmaktadır. Siz topraklarınızdan komşu ülkeye saldırılmasına izin verdiğiniz zaman o ülkeden bu üslere yapılan saldırılara da ses çıkarmaya hakkınız yok. İran biraz daha ileri giderek üslerin dışında da saldırılar gerçekleştirmektedir. Bu da bir nevi bu üsleri başımıza bela etmenizin bir bedeli olsun cinsinden cezalandırma eylemleridir.

Körfez ve Bölge ülkeleri bu savaşta şunu anlamış olmalılar. İran'dan korunmanın yolu Amerika'ya ve İsrail'e sırtını dayamaktan değil İran'la iyi komşuluk ilişkileri kurmaktan geçmektedir. Amerikan üsleri bu bölgeye hayır getirmemiştir. Elbet bir gün gidecekler ve bölge ülkeleri baş başa kalacaklardır.

Bundan sonraki süreçte Körfez ülkelerinin bu üslerden nasıl kurtuluruzu düşünmesi gerekmektedir. Amerikan üslerinin varlığı daima bu ülkeler için bir tehdit unsuru oluşturacaktır. Sadece İran'dan dolayı mı? Bilhassa Amerika bu ülke yönetimleri için varoluşsal tehdittir. Ülke içindeki askeri varlığı da krallar ve emirler için Demokles'in kılıcı gibi başlarının üzerinde durmaktadır.

Hatırlayalım, Körfezdeki en büyük Amerikan üssü Katar'da olmasına rağmen İsrail Katar'a hava saldırısı düzenlemiş ve Amerika bunu engellememiştir. Şimdi de İran saldırılarını engelleyemiyor. Suud-BAE iş birliği ile Katar işgal edileceği zaman da Amerika sesini çıkarmamıştı. Türkiye olmasa şu anda belki de Katar işgal edilmişti.

Türkiye de dahil Batı Asya'daki tüm Amerikan üsleri kapatılmalıdır. Bölge ülkeleri birbirleri ile saldırmazlık anlaşmaları imzalamalı, ekonomik ve siyasi iş birliğini geliştirmelidir. Böylece Amerika'nın üslerine gerek kalmaz. Bu bölgedeki etnik ve mezhebi ayrışmaları kullanarak hem koruyucu hem hakem rolüne soyunmalarının da önüne geçilmiş olur. Savaşların ve çatışmaların bitmediği, bataklık diye tabir edilen bu bölgede bunu yapmak hayal mi? Değil. İki dünya savaşı çıkarmış Avrupa ülkeleri AB projesi ile nasıl bir arada yaşıyorlarsa burada da olur. Tarihte de örneği var. Osmanlı bu bölgeyi yüzyıllarca barış içinde yönetmedi mi?

Peki buna kim liderlik edecek? Tabi Ki Türkiye.

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş ne zaman biter bilinmez ama bittiğinde bu bölgede özellikle de Körfez ülkelerinde çok ciddi değişiklikler yaşanacağı muhakkak. Türkiye burada liderlik yapmalı ve bölgenin barışa giden yollarını döşemelidir.

Bölge ülkeleri bundan sonra Amerika ile yol yürünmeyeceğini anlarlar umarım. Bu savaş onlar için göz açıcı olmuştur. Bölgenin en güçlü ve istikrar unsuru ülkesi olan Türkiye ile daha yakın ilişkiler kuracaklardır. Önümüzdeki dönemde Körfez ülkelerinin Türkiye'ye ziyaretlerinin sıklaştığınız göreceğiz.

Dr. Yüksel KELEŞ/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

'MEHMED: FETİHLER SULTANI'

Haber Ara