Yakın zamanda Sakarya Üniversitesi İktisat dergisinde bir makale yayımlandı. Cemil Çam ve Muhammed Fatih Canbaz’a ait makalenin başlığı “Katılım Bankası Çalışanlarının İslami Finansı Topluma Aktarımında Karşılaştığı Engeller: Tematik Bir Analiz”
Akademik makale, Katılım Bankalarının “İslami finans elçiliği” misyonunu gerçekleştirebilmesi için gereken kurumsal dönüşümün ve bireysel yetkinliklerin ne şekilde sağlanabileceğine ilişkin kapsayıcı bir bakış açısı geliştirmeyi amaçlıyor.
Çalışma katılım bankası çalışanlarının görüşlerine dayanmakta olup, katılım bankası çalışanlarının İslâmi finansı topluma anlatmakta yetersiz kalıp kalmadığını anlama amacını taşıyor. Yedi katılım bankasından 40 kişi ile mülakat yapılmış. Katılanların tamamına yakını şube çalışanları ve ağırlıklı şube müdürü. Genel müdürlük çalışanları ile orta ve üst düzey yöneticiler yok. Olsaydı daha sağlıklı olurdu belki.
Katılım bankacılığı açısından kıymetli bir çalışma. Emeği geçenlere ve katılarak görüşlerini paylaşanlara teşekkür ederiz.
Çalışmayı genel hatlarıyla aşağıda özetlemeye çalışacağım. Daha fazla bilgi almak isteyenler internet ortamında makaleye ulaşabilirler. Bu konuda banka üst yönetimlerinin de bu çalışmadan faydalanacağı kanaatindeyim.
Aslında tespitlerin birçoğu sektör tarafından biliniyor. Ancak bunları çözmek irade ve zaman gerektiriyor. İstenilen seviyede olmasa da bu konuda çalışmalar yapıldığını da görüyoruz. Hem banka hem müşteri hem kamuoyu nezdinde.
BDDK tarafından 2021 yılında yayımlanan “Faizsiz bankacılık ilke ve standartları kapsamanda müşterilerin ve kamuoyunun bilgilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ” bu konudaki çabanın bir ürünüdür. Sektör açısından yeknesak ve kurumsallaşmış bir bilgilendirme süreci ortaya koymaktadır.
Çalışmaya dönecek olursak;
Katılım bankası çalışanlarının İslami finansı etkili biçimde aktaramamalarına yol açan nedenler altı temel başlıkta toplanmış;
*Bilgi ve eğitim yetersizliği: Çalışanların İslami finans kavramlarını yüzeysel biçimde bilmeleri ve bu bilgiyi sahaya aktaramamalarıdır.
*Kurumsal yapı ve teşvik eksiklikleri: Katılım bankalarının performans ölçüm kriterlerinin satış ve kârlılık odaklı olması, çalışanların bilgi aktarımı ve farkındalık oluşturma motivasyonunu zayıflatmaktadır.
*Ahlak ve değer içselleştirme eksikliği: Çalışanların İslami finans ilkelerini mesleki bir gereklilik olarak gördüklerini ancak ahlaki sorumluluk ve dini motivasyon açısından yeterince derinleşemediklerini göstermektedir.
*Satış baskısı ve performans odaklılık: Çalışanların büyük çoğunluğu, başarılarını satış rakamlarıyla ölçen kurumsal sistemler içinde faaliyet göstermektedir. Bu durum, İslami finansın ilkesel boyutunu ikinci plana itmektedir.
*İletişim becerisi eksikliği: Katılım bankası çalışanlarının teknik terimleri sadeleştirmekte zorlandıkları, karmaşık kavramları halkın anlayabileceği biçimde açıklayamadıkları düşünülmektedir.
*Toplumsal farkındalık ve güven eksikliği: Toplumsal düzeyde İslami finans farkındalığının düşük olduğunu ve katılım bankalarının halkla iletişim stratejilerinin bu eksikliği gidermekte yetersiz kaldığını göstermektedir.
Araştırma çerçevesinde ortaya çıkan bazı tespitler ise şöyle;
*İslami finans anlatımındaki temel zorluklar bireysel bilgi eksikliğinden öteye geçmektedir. Sorun; kurumsal, kültürel ve toplumsal düzeyde iç içe geçmiş yapısal faktörlerle ilişkilidir.
*Katılım bankalarında bilgi aktarımının etkisizleşmesinde, stratejik yönlendirme eksikliği, eğitim programlarının yüzeyselliği ve performans kriterlerinin bilgi paylaşımı yerine satış hacmiyle ölçülmesi belirleyici rol oynamaktadır.
*Yöneticiler, çoğu zaman sistemin ruhunu yansıtan temel yaklaşımı ön plana çıkarmak yerine kısa vadeli hedeflerle sınırlı operasyonel stratejiler geliştirmektedir. Bu durum, çalışanların “İslami finans elçileri” olma potansiyelini zayıflatmakta ve sistemi sadece teknik bir işleyişe indirgemektedir.
*Toplumun İslami finans konusundaki bilgi düzeyinin düşük olması, anlatımın etkinliğini sınırlıyor. Kurum içi eğitim süreçleri kadar, toplumun bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yeniden yapılandırılması gereklidir.
Araştırmaya katılan katılım bankası çalışanlarının bazı sorulara verdikleri ilginç ve dikkat çekici cevaplardan bir kısmı şöyle;
*İslami finansın temel prensiplerini anlatacak bir eğitim almadım. Faizsizliğin arkasındaki ilke çoğu çalışan gibi bana da aktarılmadı. Eğitim eksiklikleri büyük bir sorun.
*Eğitimlerde fıkhi arka plan hiç verilmiyor, daha çok satış odaklı bilgiler veriliyor.
*Sistemsel farkları netleştirecek görsel ve teknik materyal yok. Anlatım için kaynak materyal (tanıtıcı broşür veya video içerikleri) eksikliği hissediliyor.
*Bankacılık hedefleri anlatım yerine satış odaklı. Şube hedef baskısı anlatımı zorlaştırıyor.
*Katılım bankacılığı sistemini yüzeysel olarak biliyorum ama derinlemesine anlatamıyorum
*İslami terminoloji halka karmaşık geliyor.
*Toplumun bu konudaki önyargıları güçlü ve güven eksikliği çok belirgin.
* Medya ve sosyal medyada İslami finans olumsuz yansıtılıyor ve olumsuz algı oluşturuyor.
Çalışma sonucu ortaya konulan öneriler ise şöyle;
*Eğitim İçeriklerinin Dönüştürülmesi: Eğitimler yalnızca ürün veya sistemin tanıtımına yönelik planlanmamalıdır. İslami finansın fıkhi, ahlaki ve toplumsal boyutlarına da odaklanılmalıdır.
*Kurumsal Anlatım Stratejileri: Her düzeyde çalışan için sade, rehber nitelikte anlatım materyalleri geliştirilmelidir.
*Motivasyon ve Aidiyet: Çalışanların temsil kabiliyetini güçlendiren manevi ve kültürel teşvik mekanizmaları oluşturulmalıdır. Bu teşvik mekanizmaları yalnızca sembolik düzeyde kalmamalı; performans kriterlerine eklenerek desteklenmelidir.
*İstihdam Politikaları: Alan uzmanlığı (İslam ekonomisi, ilahiyat, finans) gözetilerek insan kaynağı çeşitliliği artırılmalıdır.
*İletişim ve Sosyal Etkileşim: Halkla ilişkiler, medya ve dijital platformlarda güven temelli, sade ve kapsayıcı bir dil benimsenmelidir.
Dr. Yüksel Keleş/ TİMETÜRK