DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Sağlıkla ilgili sağlıksız tartışmalar

'Almanlar bizi kıskanıyor' diyerek Almanya'ya tavır alan kesimin Çin aşısı yerine Alman aşısı tercih ettiği süreci yavaş yavaş atlattık gibi..

09.06.2021 19:57:50

"Maskeyi ister takın ister takmayın, mesafeyi ister koruyun ister korumayın, bu salgına ister inanın ister inanmayın, aşınızı ister olun isterseniz olmayın.

Ama karşınızdakine saygılı olun." diyen Mehmet Yavuz analiz haberinde "Sağlıkta tartışmalar bilimsel anlamda yapılır ve yapılmak zorunda." diyor...

İşte o yazı: 

Türkiye'de salgına karşı aşılama sürerken artık eskisi kadar tartışmalar yok. Ülkeye giren aşının dozu arttıkça söylentilerde de önemli bir gerileme yaşandı.

Çin aşısı olanların Çinlilere dönüşeceği, çiplenerek fişleneceği ya da Türk halkının genetiğinin bozulacağına dair komik iddiaları eskisi kadar duymaz olduk.
"İkinci doz olanlarda ölüm riski fazla imiş" diye kandırılan teyzelerin aşı olmama inadı yavaş yavaş kırılıyor.
"Ben Alman aşısı olmam içerisine domuz yağı konmuş olabilir" diyen dayılar da artık aile hekimliklerinden randevu almaya başladılar.
"Almanlar bizi kıskanıyor" diyerek Almanya'ya tavır alan kesimin Çin aşısı yerine Alman aşısı tercih ettiği süreci yavaş yavaş atlattık gibi..."Artık aşı olsun da ne olursa olsun" diyenler çoğunlukta.

Düne kadar " Maske taksan da bulaşıyor, takmasan da" savunması yapanların önemli bölümü artık maskesiz sokağa çıkmıyor.
"Bu küresel bir oyunun parçası" diyerek salgını hafife alanlar ise yakınlarını kaybettikten sonra daha aklıbaşında hareket etmeye başladılar.

Siyasete, ekonomiye ve sosyal hayata bakış açımızda olduğu gibi sağlığa bakışımızda da ne yazık ki ikilem yaşamaya devam ediyoruz.
Ekonomik verilerin iyi olup olmadığına inanmanız sizin elinizde
Siyasetin doğru kurgulandığına katılıp katılmadığınız size bağlı
Sosyal hayatınızdan memnun olup olmamanız da sizi enterese eder

Elbette herkesle ve her kesimle aynı hissiyata sahip olup, aynı düşünceleri paylaşacağız diye bir durum beklenemez
Ama sağlık öyle mi?
Sağlıkta tartışmalar bilimsel anlamda yapılır ve yapılmak zorunda.
Siyasette herkes konuşabilir
Ekonomide herkes tartışabilir
Ama konu sağlık ise daha doğrusu "İnsan hayatı" ise "bilimsel fikirler" dışında tartışmaya pek açık olmamalı olamaz da.

Tüm dünya ülkeleri küresel salgına karşı maske-mesafe ve temizlik konusunda belli bir standart koymuş ise bunun mutlaka bilimsel bir temeli vardır. Bu sadece bize özgü bir durum olsa anlarız ama öyle değil. Genel geçer bir kural.
Hükümetlerin yine virüse karşı aldıkları önlemler, tedbirler, kısıtlamalar da mutlak surette bir temele dayalı.
Elbette bu konularda kişisel fikir ve önerileriniz olabilir ama bunlar "toplumsal yarara" zararlı bir bakış açısı sunmamalı.
Hatta öyle bir hakkı kendinizde görmemelisiniz.

Maskeyi ister takın ister takmayın, mesafeyi ister koruyun ister korumayın, bu salgına ister inanın ister inanmayın, aşınızı ister olun isterseniz olmayın.
Ama karşınızdakine saygılı olun.
Çünkü sizin bunları yapıp yapmamanız, bu kurallara uyup uymamanız başka insanları de etkiliyor.
Bu tüm insanların birbirine karşı sorumluluğu.
Bugün kime sorarsanız sorun; hemen herkes bir yakınını ya da tanıdığını bu salgında kaybettiğinden bahsedecektir.
Maske takmak, aşı olmak ya da diğer salgın kurallarına uymak için illa bir yakınımızı mı kaybetmeliyiz?

Sağlıklı bir ortama kavuşmak için sağlıklı tartışmalar yapıp sağlıklı hareket etmek en sağlıklısı....

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş