İş dünyasında yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz:
“İyi çalışan bulamıyoruz.”
Peki gerçekten sorun bu mu?
Yoksa asıl problem…
iyi çalışanları doğru yönetememek mi?
Bugün birçok kurumda aslında potansiyeli yüksek, işini iyi yapabilecek insanlar var.
Ama bu insanlar zamanla sessizleşiyor, geri çekiliyor ve sonunda sadece “görevini yapan” bireylere dönüşüyor.
Neden?
Çünkü insanlar kötü olduğu için değil…
kötü yönetildikleri için düşüyorlar.
Takdir edilmeyen bir çalışan bir süre sonra çabalamayı bırakır
Sürekli eleştirilen bir çalışan risk almamayı öğrenir
Dinlenmeyen bir çalışan katkı sunmamayı tercih eder
Ve sonra ne olur?
Yönetici döner ve der ki:
“Bu ekipten verim alamıyoruz.”
Oysa gerçek çok daha nettir:
Ekipler, yöneticilerinin aynasıdır.
Bir ekipte motivasyon yoksa, orada liderlik sorunu vardır.
Bir ekipte sahiplenme yoksa, orada güven sorunu vardır.
Bir ekipte performans yoksa, orada yön problemi vardır.
İyi liderler insanları kontrol etmez.
Onları açar.
Potansiyellerini ortaya çıkarır.
Alan tanır. Güven verir. Sorumluluk yükler.
Çünkü bilirler ki;
doğru yönetilen bir insan, ortalama bile olsa büyür.
Yanlış yönetilen bir insan ise ne kadar iyi olursa olsun küçülür.
Bugün iş dünyasında fark yaratanlar en zeki olanlar değil…
insanı doğru yönetenlerdir.
Kendimize şu soruyu sormalıyız:
Ben ekip yönetiyor muyum, yoksa sadece iş mi dağıtıyorum?
Çünkü bu iki yaklaşım arasındaki fark…
bir ekibi sıradanlıktan alıp zirveye taşıyabilir.
Uğur Kütükoğlu \ TİMETURK