TÜSİAD SD2 Sanayi-Teknoloji Entegrasyon Programı etkinliği

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski:- 'Küresel ve bölgesel tedarik zincirlerine daha sofistike ve katma değerli ürünlerle entegre olmamız bundan sonraki dış ticaret hacmimizi belirleyecek'- 'En güçlü ticaret ortağımız Avrupa Birliği'nin büyüme stratejisi olarak belirlediği Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın odaklandığı alanları titizlikle takip etmeli ve uyumlanmalıyız. Rekabet bu dinamik

27.10.2020 11:57:06
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, "Küresel ve bölgesel tedarik zincirlerine daha sofistike ve katma değerli ürünlerle entegre olmamız bundan sonraki dış ticaret hacmimizi belirleyecek." dedi.

TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Programı'nın (SD2), Sanayi-Teknoloji Entegrasyon Programı (STEP) etkinliği çevrimiçi gerçekleştirildi.

Etkinliğin açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaslowski, uzunca bir süredir küresel rekabetçiliği belirleyen unsurların değiştiğini, Kovid-19 salgınının bu süreci daha da hızlandırdığını belirtti.

Bu süreçte dijital dönüşümün öneminin bir kez daha görüldüğünü ifade eden Kaslowski, şunları kaydetti:

"Hızla değişen tüketici ihtiyaçlarına nasıl cevap verdiğiniz ve üretiminizin yarattığı katma değer ayırt edici oluyor. Küresel tedarik zincirinde yerinizi perçinliyor ve üst sıralara taşıyor. Bu gerçekleri bilerek, yeniden yapılanan küresel tedarik zincirlerindeki yerimizi güçlü bir şekilde konumlandırmayı hedeflemeliyiz. Büyük pazarlara yakınlık kuşkusuz hala çok önemli fakat daha da önemlisi ülkelerin yarattıkları değer. Küresel ve bölgesel tedarik zincirlerine daha sofistike ve katma değerli ürünlerle entegre olmamız bundan sonraki dış ticaret hacmimizi belirleyecek.

Pandemi çevik ve değişime hazırlıklı olmanın toparlanma hızı üzerinde de doğrudan etkisi olduğunu gösterdi. Daha hızla uyum sağlayabilenler dijitalleşme ve inovasyon yetkinlikleri güçlü olanlar oldu. Bugün sizlerle birlikte olmamızı sağlayan iletişim teknolojileri dahil olmak üzere dijital dönüşümün tüm bileşenleri bu süreçte çok kritik bir rol oynadı. Tüm bunlar için yenilikçilik ve inovasyona yatırım, dijital yetkinliği yüksek insan gücü artık her zamankinden daha kritik."

Kaslowski, tüm ekonomilerin ölçeği ve araçları değişmekle birlikte ciddi bir toparlanma politikası uyguladığına işaret ederek, "Bu süreçte ön plana çıkan çok önemli bir husus değer zincirinin halkalarının ne kadar güçlü ve uyumlu bir şekilde birbirine entegre olduğudur. Bu dönemde her seviyede izleyeceğimiz politikalarda 3 temel odağın gözetilmesini önemli görüyoruz. Bunlardan biri, ekonominin aktörlerinin pandemi sonrası rekabet ortamının dinamiklerini yakından takip etmesi ve bu dinamiklere hazırlanması. Diğeri, yatırım ortamında hammaddeden, ürüne, üründen tüketiciye giden yolculukta ekosistemdeki tüm paydaşların sinerjisinin artırılması. Son olarak da ekonomi politikalarında normalleşme adımlarının istikrarlı bir şekilde atılmaya devam edilmesi." diye konuştu.


- "Öngörülebilir bir finansal ortam artık çok daha önem kazandı"


Kaslowski, "Bu ortam ekonomik istikrarın rekabetçilik açısından da ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. İstikrarsızlık yatırım iştahını azaltıyor, maliyetleri artırıyor. Rekabette kurun seviyesinden ziyade öngörülebilir bir finansal ortam artık çok daha önem kazandı." dedi.

Yatırım ortamı açısından da öngörülebilirliğin son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kaslowski, "Mülkiyet hakkına gölge düşürebilecek net ve iyi tanımlanmamış bazı kavramlar üzerinden yapılan düzenlemeler yatırımcıda endişe yaratıyor. Oysa ki tedarik zincirleri içerisindeki yerimizi güçlendirmek istediğimiz bir dönemde yatırım ortamının iyileştirilmesi için tam anlamıyla güvenilir ülke olmalıyız. Bu yönde temel hak ve özgürlükleri genişleten, hukuk devletini güçlendiren, kurumlarımızın bağımsız ve piyasa odaklı çalışmasını sağlayacak adımların atılması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Normalleşme sürecinde fırsatların, risklerin doğru okunması gerektiğini belirten Kaslowski, ekonomik ve yapısal öngörülebilirliği artırılarak yatırım ortamının cesaretlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaslowski, Türkiye'nin cazibe merkezi olabileceği alanları güçlü bir şekilde inşa etmeye odaklanılması gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu hedefe yönelik tüm aşamalarda da ekonomi ve ticaret gündeminin artık ayrılmaz birer maddesi olan dijitalleşme ve iklim değişikliği ile mücadele konularını içselleştirmeliyiz. Gelecek neslin bu alanlara yönelik güçlü talebi ve ileri seviyedeki farkındalığı hepimiz için itici güç olmalı. Girişimciliği ve Ar-Ge'yi bu alanlarda gelişme kaydedebilmemiz için kaldıraç olarak daha etkili kullanmalıyız. En güçlü ticaret ortağımız Avrupa Birliği'nin büyüme stratejisi olarak belirlediği Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın odaklandığı alanları titizlikle takip etmeli ve uyumlanmalıyız. Rekabet bu dinamikler üzerinden şekillenecek.

Pandeminin yarattığı ekonomik ve sosyal sancılar AB'nin bu hedefe yönelik kararlı adımlarını yavaşlatmadı. Bu süreçte değiştirilmekte olan müktesebat ülkemiz dahil AB ile ticaret ilişkisi olan birçok ülkeyi etkileyecek. Küresel düzeyde zorlu bir dönemdeyiz ve öngörülerin çok ötesinde bir hızla bizleri saran dönüşüm atmosferi içindeyiz. Bu dokunun özellikleri ise bellidir, değişen taleplere hızla cevap vermek, farklı tercihlere çoklu alternatifler sunmak, yenilikçiliği iş modeli yapmak, düşük karbonlu, kaynak verimli ve döngüsel ekonomi yaklaşımını kurumsal kültürün omurgası yapmak."


- "Pilot bir proje olarak başlattığımız TÜSİAD SD2 bugün çok güçlü bir ekosistem yarattı"


Kaslowski, dijital dönüşümün tüm sektörlerde, tüm ölçeklerde sağlıklı temellerle oluşturulması yönünde bütüncül ve kararlı adımlarla katkıda bulunmaya çalıştıklarını, birçok farklı proje ve etkinlik ile yoğun bir mesaiyi bu alana vakfettiklerini aktardı.

Üçüncü senesindeki TÜSİAD SD2 Programı'nda gelinen aşamanın bu yoldaki heyecanlarını daha da körüklediğini belirten Kaslowski, şunları kaydetti:

"Pilot bir proje olarak başlattığımız TÜSİAD SD2 bugün çok güçlü bir ekosistem yarattı. Paydaşlarımıza farklı eksenlerde katkı sağladı. Katılan şirketler ve teknoloji tedarikçileri için ihtiyaçlar ve çözümler üzerinden değer yarattı, yüksek hacimde bir networking ortamı yarattı, politika yapma süreçlerine tecrübeleriyle girdi oluşturdu, birçok benzer programa ilham oldu.

Program sürecinde aldığımız değerlendirmeler, dönüşümün ihtiyaçları doğrultusunda bizi daha ileri adımlar atma yönünde de cesaretlendirdi. Bugün sizlerle bilgisini paylaştığımız ve gelecek dönemde hayata geçireceğimiz TÜSİAD SD2 Dijital Platformu ile daha fazla çözüm arayışına aracılık yapmak istiyoruz. Teknoloji tedarikçisi ağımızı genişletirken ürün ve hizmetlerini daha da görünür kılacak bir altyapı oluşturmaya çalışıyoruz. Dijital dönüşüm ekosisteminin farklı paydaşlarının aktif bir şekilde yer alabileceği bir platform hedefliyoruz."

Kaslowski, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın tüm birimleriyle, bağlı kurumlarıyla bu süreçte kendilerine hep güç verdiğini belirterek, farklı konulardaki panellere ve eşleştirme görüşmelerine ev sahipliği yapacak olan STEP etkinliğinin çok verimli geçmesini diledi.

TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Sanayi Politikaları Yuvarlak Masa Başkanı Bahadır Balkır da etkinliğin üçüncüsünü gerçekleştirmekten dolayı mutlu olduklarını belirterek, Kovid-19'un gündeme gelmesiyle artık dönüşümün eskisinden çok daha hayati noktaya geldiğini söyledi.

TÜSİAD SD2 Görev Gücü Başkanı Perihan İnci ise pandemi sebebiyle oluşan ekonomik nedenlerden ötürü şirketlerin planlaması ve bütçesi açısından zorlu bir dönemden geçildiğini ancak pandeminin, dijital dönüşümün önemini, bazı fırsatları görmelerine yardımcı olduğunu belirtti.

TÜSİAD SD2'yi her geçen gün daha fazla dijitalleştirdiklerini ifade eden İnci, şunları kaydetti:

"Altyapı olarak başından beri web ortamında yürütülen program sürecinde, STEP etkinliğimizi de bu sene çevirimiçi platforma aldık ve bu sene dijital ortamı getirdiği fırsattan faydalanarak herkese açık yayınlıyoruz. Aynı heyecan ve yüksek enerjiyle, keyifli ve verimli bir STEP günü yaşayacağımızı umuyorum. Bugün STEP'te 2020 döneminin ön değerlendirmeyi geçen teknoloji tedarikçileri ile teknoloji kullanıcıları bir araya gelecek ancak bütün gün sürecek programımızı tüm şirketler ve ilgili herkes takip edebilecek.

Bu sene TÜSİAD SD2'de 9 dijital dönüşüm arayışı için çağrıya çıktık ve toplam 195 başvuru aldık. 56'sı eşleşme görüşmelerine davet edildi. Bunların arasından 9 tanesi gün sonunda eşleşmiş olacak. Ön değerlendirmeyi geçen 83 tedarikçi de bugün öğleden sonra yer alan hızlı networking bölümümüzde tüm kullanıcılarla tanışacak ve pek çok yeni iş birliği başlayacak."



Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)