DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

16,3608 ₺

EURO

17,4721 ₺

ALTIN

973,06 ₺

BİST

2.403,83 ₺

Türkiye-Rusya savaşı mı geliyor?

Türkiye ve Rusya arasında patlak veren uçak krizi, Suriye konusunda da tırmanışa geçmeye devam ediyor...

7 Yıl Önce
2016-02-10 06:16:27

Türkiye'nin Suriye sınırında ihlal gerekçesiyle düşürdüğü Rus uçağının ardından iki ülke arasında başlayan krizin tansiyonu, Rusya'nın Suriye'de başlattığı operasyonlarla birlikte yükselmeye devam ediyor. Erdoğan'ın Suriye konusundaki sözleri, Rusya ve Türkiye arasında savaş olur mu, sorularını tartışmaya açtı.

Amerikanınsesi.com'da yer alan bilgide; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak'ta yapılan hataya Suriye'de düşülmeyeceği yolundaki sözleri, “bir Rus-Türk savaşı mı geliyor?” sorusunu hızla gündemin en üst sırasına taşıdı.

Bazı uzmanlar bir Türk-Rus savaşını ihtimal dışı görmezken, böyle bir çatışmanın özellikle Suriye'nin topraklarında veya hava sahası içinde yaşanabileceğine dikkat çekiyorlar.

"TÜRKİYE AĞIR BEDEL ÖDEDİ"

Gazeteci-yorumcu Ali Akel, Türkiye'nin, 24 Kasım günü bir Rus uçağını hava sahası ihlali nedeniyle düşürmesinin bedelini ağır biçimde ödediğini söyledi. Türk uçaklarının Suriye hava sahasına girmediğine dikkat çeken Akel, “Eğer girerse, Rusya tarafından vurulması yüksek bir ihtimal,” dedi. Ali Akel, Ankara'nın PYD ile PKK ve IŞİD'i aynı kefeye koymasına ise ABD Dışişleri Bakanlığı'nın tepki gösterdiğine özellikle işaret etti.

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Rus uçağının düşürülmesinin ardından Moskova'nın başlattığı yaptırımların Türkiye'ye verdiği zararın şimdiye kadar 11 milyar doları bulduğunu söyledi. Büyükelçi Andrey Karlov, Rus basınına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, IŞİD'e yabancı militanların akışındaki ana yolladan biri olmaya devam ettiğini kaydetti. Karlov, Türkiye'de, IŞİD bağlantısı veya şüphesiyle yakalanan Rusya vatandaşlarının ise Rusya'ya değil de Ukrayna ve Gürcistan gibi Moskova ile sorunları olan ülkelere yollandığını belirtti.    

"TÜRKİYE YALNIZ KALDI"

Çok sayıda gözlemci ve uzman, Türkiye'nin, hem genelde, hem de özellikle Suriye'de rasyonel olmayan bir dış politika uygulayarak “uluslararası sahnede yapayalnız” kaldığı görüşünü dile getiriyor. Washington Enstitüsü'nden Soner Çağaptay, çok kısa bir süre önce Amerika'nın Sesi'ne yaptığı açıklamada, “Modern zamanlarda Tükriye hiç bu kadar izole olmamıştı,” dedi.

Çağaptay, Rusya, İran ve Irak'ın Türkiye'ye karşı bir eksen oluşturduğunu vurguladı ve Ankara'nın tek müttefikinin ABD olduğunun altını çizdi. Ancak, Suriye ve PYD konusu, Washington ile Ankara arasındaki ipleri de oldukça gerdi. Ankara, ABD Büyükelçisi John Bass'i bugün Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. 

Ankara'nın resmi politikasına göre, IŞİD ile PYD “terörist” kategorisine giriyor. ABD ise, PYD ve silahlı kolu YPG ile IŞİD'e karşı mücadelede ortaklık yaptığını dün dünyaya duyurdu. ABD, YPG'ye silah ve teçhizat da veriyor. Son olarak, Pentagon, PYD'nin “kanton” olarak ilan ettiği Kobani'ye yirmi askeri danışman yolladı. Suriye'deki Kürtler'e verilen bazı silahların Türkiye'deki PKK militanlarının eline gittiği de Türk basınında yer aldı. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı bunun kanıtının mevcut olmadığını ve Kürtler'e “sadece mühimmat” verildiğini açıkladı.     

"RUSYA TÜRKİYE'Yİ MÜDAHALEYE ZORLUYOR"

Milliyet gazetesinden Nihat Ali Özcan, bugünkü yazısında, Suriye'de IŞİD bahanesiyle hemen heryere saldıran Rusya'nın, Türkiye'nin Suriye'ye müdahale etmesi için elinden geleni yaptığını belirtti. Özcan, Rusya'nın Türkiye destekli muhalif grupları yok olmanın eşiğine getirdiğini, binlerce mülteciyi Türk sınırına doğru hareketlendirdiğini ifade etti. Nihat Ali Özcan, Rusya'nın aylardır uyguladığı bu politikalarla Ankara'ya yüklendiğini ve Türkiye'nin Suriye topraklarına girmesi için çalıştığını savundu.  

Rusya Savunma Bakanlığı'nın 4 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, egemen bir ülke olan Suriye'yi askeri bir işgale hazırlandığının ciddi işaretlerinin görüldüğü belirtildi. Ankara, buna, “Kendi güvenliğimiz için, her türlü tedbiri almaya hakkımız var” diyerek cevap verdi. Ardından da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak'ta yapılan hataya Suriye'de düşülmeyeceğine ilişkin ifadeleri geldi.  

TÜRKİYE İÇİN FARKLI SENARYOLAR 

Moskova'daki “Doğu Etüdleri Merkezi” Direktörü Vladimir Avatkov ise “Rusya ile Türkiye arasındaki bir silahlı çatışma ihtimali çok yüksek,” dedi. Rusya ile ilgili haber ve yorumları ile tanınan “RBTH” sitesine konuşan Avatkov, Türkiye'nin Suriye için hazırladığı planların Rusya tarafından bozulduğunu söyledi. Avatkov, Ankara'nın, Suriye'ye asker gönderme ve muhaliflere daha fazla destek verme senaryolarını aktif olarak uygulayacağını düşündüğünü de dile getirdi.

Ancak, uzmanlar, bir Rus-Türk çatışmasının sadece Suriye topraklarında ya da Suriye hava sahası içinde olabileceğinin altını özellikle çiziyorlar.    

Türkiye'de görevli olarak bulunmuş olan emekli Rus General Alexander Kostyukhin, Türk tarafının tahrik etmesi halinde, Rusya'nın, Türk topraklarına saldırmayacağını ve kendisini “Suriye toprakları ile sınırlı” tutacağını söyledi. Ancak,  Kostyukhin, Suriye ordusunun Türk topraklarına girme olasılığını ise ihtimal dışı bırakmadı.

RBTH sitesi ile konuşan USAK uzmanı Kerim Has, Rusya'nın Suriye yüzünden Batı'nın askeri ittifakı NATO'nun üyesi Türkiye ile savaşa girme ihtimalini “çok düşük” gördüğünü  ifade etti. Kerim Has, Ankara'nın, Suriye'nin kuzeyinde Kürt koridoru oluşmasından korktuğunu ve bunu önlemek için Türk gizli servislerinin bu bölgede “hedefli operasyonlar” yaptığını ileri sürdü.   

.

YORUMLAR (4)

Allahın askeri

rabbim düşmanlarımızı görünen ve görünmeyen güçlerin ile khrı perişan eyle ordumuzu havada karada denizde ve her yerde muzaffer eyle YA KAHHAR YA KAHHAR YA KAHHAR

ok

Kerem ozamanki kurtler bugunku kurtlerle bir degil. Ozamanki kurtler sunni idi. Bugunku kurtler ne oldugu belirsiZdir.kurt diyoruz ama ermeni mi rus mu abd mi ab mi lhbt mi ne oldugu belirsiz bugunku o tefrikaci kurtler (pyd pkk ypg Barzani talabani vs)

mb07

Türkiye yalnız kalmış? Yalnız hiç dayanabilir miydi? Allah sabredenlerle beraberdir.

kerem

Türkiyenin ortadoğuda ciddi rol alması, dünya siyasetinde etkili olması ve buna bağlı olarak gelişmesini hızlı bir şekilde sürdürmesinin yegane yolu kendi kürt vatandaşlarını kazanması aynı zamanda ortadoğudaki (suriye-ırak-iran) kürtlerle çok iyi ilişkiler kurmasına bağlıdır...yoksa durume kötü ve kötüye gitmeye de devam edecek. Osmanlı tarihini bilen bu vaziyeti daha açık görür. Yavuz kürtlerle anlaşmasaydı iranı asla alt edemezdi...

Görüş Bildir Bizimle Paylaş