Dolar

44,5811

Euro

51,4630

Altın

6.704,43

Bist

12.936,35

Yine hortladın ey asabiyet…

16 Yıl Önce Güncellendi

2011-10-25 12:43:02

Yine hortladın ey asabiyet…

Bidayeten Cumartesi öğle saatlerinde Van’da yaşanan deprem sonrası hayatını kaybeden kardeşlerimiz için Allah’dan rahmet, yaralılar için acil şifalar, yakınları ve dostlarına sabrı cemil ihsan etmesini diliyorum…

Dünden beri sosyal paylaşım sitelerinde kimi yorumlara bakılırsa “asabiyetin/ırkçılığın nasıl da hortladığına üzülerek tanık olmaktayız.

İnsanların gelip geçtiği yollar üzerinden onlara zarar verecek bir tek taşı kaldırmanın dahi sadaka olduğunu beyan eden bir dinin mensuplarının bırakın taşı kaldırmayı taşların, beton yığınlarının, enkazın altında kalmış, ölüm kalım mücadelesi veren kardeşlerine karşı asabiyet damarlarını kabartarak içten içe “oh oldu”, “24 şehide toprak cevabını verdi” türünden faşizan yaklaşımlarda bulunması Müslüman zihnin nasıl da içinin boşaldığını göstermesi bakımından kahredici bir örnek olmuştur.

Allah Rasulü (s.a.v.) veda hutbesinde yüz bin insanın şahsında bütün Müslümanlara ve insanlığa “asabiyeti” ayaklar altına aldığını ilan etmişken bizler nasıl olurda parçalanmış ümmetimizi daha da parçalara ayıracak, bizi birbirimize karşı ötekileştirecek ayakaltı fikirlere paye veririz. 21. Yüzyılda bir uygarlık krizinin eşiğinde debelenip duran ve gözlerini İslam coğrafyasına dikmiş kurtarıcı bir el, bir tutamak arayan insanlığa, -Kur’an’ın deyişiyle- “vasat/model ümmet” olmamız gerekirken şimdi biz cahiliye adetlerine mi döneceğiz?

Hani hepimiz Adem (a.s.)’den, Adem (a.s.) da topraktandı? Bin bir çeşit renkte ve güzellikte nebatatını biteviye bizlere sunan toprak, üzerinde farklı renklerde, etnik kökende ve dili kullanan insanları barındırıyor. Rasulüllah (s.a.v.)’in diliyle “Ey Allah’ın kulları! Kardeş olunuz!!

"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)

Bu yüzyılın başında Osmanlı Devletini parçalayan ırkçılık belasının yine yakın tarihimizde sömürgeci devletlerin stratejik hesapları doğrultusunda bölgede; Orta Asya’nın ve Basra Körfezi ülkelerinin zengin petrol ve doğal gaz rezervlerini kontrol edebileceği hat üzerinde icad etmek istediği uygu devletin sosyo-kültürel ve siyasal zeminini hazırlamak için hortlatıldığına tanık olduk.

Bizler Kürt kardeşlerimizin bu kirli oyunu oynamak için kendilerine rol devşiren bir avuç Marksist ve materyalist zümreden beri olduklarından eminiz. En azından Cumartesi günü Diyarbakır’da düzenlenen “Başörtüsü” mitingine katılan 100.000’ler lisanı halleriyle bunu tescil ettiler. Bölge halkının etnik kimliği üzerinden siyaset yapan BDP tarihinde bu kadar insanı bir mitingde toplayabildi mi? İşte bu Kürt kardeşlerimizin ırkçılık değil Allah'ın dinine kıymet verdiklerini gösterir. Irkçılığa kıymet verselerdi kendi ırklarının üzerinden siyaset yapan BDP'nin mitinglerine bu sayının % 1 kadar sayıyla katılarak destek verirlerdi.

Bin yıl et ve tırnak gibi kardeşçe yaşadığımız bu toprakların, bu yüzyılın başında Osmanlı’nın parçalanışına tanık olmuş olan M. Akif Ersoy’un “İşte perişan yurdum!” dizeleri ile sonlanan şu mısraları üzerinde bir kez daha tefekkür edelim.

“Hani milliyetin İslâm idi? Kavmiyyet ne?
Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine!

Arnavutluk ne demek? Var mı şeriatta yeri?
Küfr olur, başka değil kavmini sürmek ileri.
Arab'ın Türk'e, Laz'ın Çerkez'e yahud Kürd'e,
Acem'in Çinliye rüçhanı mı varmış, nerede?
Müslümanlıkta anasır mı olurmuş? Ne gezer?
Fikrî kavmiyyeti tel'in ediyor Peygamber.
En büyük düşmanıdır rûh-u Nebî tefrikanın,
Adı batsın onu İslâm'a sokan kaltabanın.

rtık ey millet-i merhûme sabah oldu, uyan!!!
Sana az geldi ezanlar diye ötsün mü bu çan?
Ne Araplık, ne de Türklük kalacak, aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zîşân'ın ilahî sözünü.
Türk Arap'sız yaşamaz, kim ki yaşar der, delidir!
Arab'ın, Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir...
Veriniz baş başa zira sonu hüsran-ı mübîn,

Ne hükûmet kalıyor ortada billahi, ne din.
Medeniyyet size çoktan beridir diş biliyor,
Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.

Arnavutlar size ibret olacakken hâlâ,
Ne bu şûride siyaset, ne bu fasîd da'vâ
Görmüyor gittiği yanlış yolu zannım çoğunuz,
Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz.
Bunu benden duyunuz, ben ki evet Arnavud'um,
Başka bir şey diyemem, işte perîşan yurdum.”

 

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

İran'dan İsrail Ben Gurion Havalimanı'na saldırı

Haber Ara