Dolar

44,5811

Euro

51,4630

Altın

6.704,43

Bist

12.936,35

Suriye… Bu yaz çok sıcak olacak!

15 Yıl Önce Güncellendi

2012-06-28 09:37:01

Suriye… Bu yaz çok sıcak olacak!
ABD yetkilileri uzunca bir zamandır masada beklettikleri Suriye’ye askeri müdahale seçeneğini dillendirmeye başladılar. Gerek Afganistan ve Irak’ta ordusunun batağa saplanmış olması gerekse bu iki önemli ülkeyi işgalinin ardından İslam coğrafyasında hızla gelişen Amerikan aleyhtarlığı Suriye’ye askeri bir müdahalenin durumu daha da içinden çıkılamaz hale getireceği ve ABD ekonomisinin üçüncü bir cephede savaşı kaldıramayacağı şimdiye kadar dillendirilip durdu.

Ancak 1,5 senedir ABD, Rusya ve bölge ülkelerinin Şam kasabına mühlet vermekten öte bir anlam ifade etmeyen diplomatik aldatma girişimleri karşısında Suriye halkının devriminden vazgeçmemesi ve Suriye’de bütün bölgeyi içine alacak biçimde siyasi dengelerin İslamcıların lehine değişmesi ihtimalinin kuvvetle belirmesinin ardından artık askeri müdahale kaçınılmaz seçenek olarak yavaş yavaş dillendirilmeye başlanmaktadır.

Geçen Cuma günü gösterilerde kaldırılan şu pankart Suriye meydanında devrimlerini kanları ile besleyen Müslümanların uluslararası sistemin tüm oyalama taktiklerini boşa çıkartacak ve düşmanı çatlatacak bir basirete sahip olduklarını gösteriyordu.
Ey dünya devletleri! Toplanın! Zirve üstüne zirveler yapın, yaptırım kararları… Üst üste kararlar alın. Bir değil daha fazla Kofi Annanlar gönderin. Devrimimiz, cümle aleme rağmen zafere ulaşacak!! Zafer, Muhammed ümmetinindir!!!

Bu sabah gelen haberlere göre ÖSO başkanlık sarayının 500 metre yakınına kadar ulaşmış ve Suriye resmi televizyonu el-İhbariyye kanalına da bir saldırı düzenlenmiştir.

Direnişçilerin ülkenin iki büyük şehri Halep ve Şam’ın merkez mahallelerine kadar ulaşmış olmaları başta ABD olmak üzere bölgede hesabı olan bütün tarafların uykusunu kaçırmaktadır. Bundan dolayı ABD Suriye gibi jeostratejik değeri yüksek bu ülkeyi kendi ekseninde tutmak için onlarca başarısızlıkla sonuçlanan diplomatik girişimlerinin ardından askeri müdahale ortamını ısıtmaya çalışmaktadır.

Geçen gün Suriye’ye olası bir askeri operasyon ile ilgili olarak ABD ordusunun planlamalarını tamamladığı haberleri gelmeye başladı. CNN’e konuşan ABD’li yetkililer, Pentagon’un olası bir operasyon durumunda hangi birimlere ihtiyaç duyulacağı, kaç askerin kullanılacağı ve hatta bu müdahalenin maliyeti konusundaki değerlendirmelerini tamamladığını söyledi.

Pentagon yetkilileri, ABD’nin Ürdün birliklerinin sınıra sevk edilmesi durumunda hava desteği sağlayabileceğini belirtti.

Ancak Pentagon planında dikkatimizi çeken husus, söz konusu bölgelerin korunması için harekete geçmek zorunda kalınması halinde, belli bir ülkeden askerlerin birkaç saat içinde Suriye’ye girmesi gerektiği sonucuna da varılmış olmasıdır.

Planda yer alan “birkaç saat içinde” ifadesi emperyalist güçler tarafından askeri operasyonu zorunlu kılan can alıcı noktadır. Zira artık başkanlık sarayına kadar yaklaşmış olan ve ABD uşağı Beşşar’ın nefesini ensesinde hissettiği Özgür Suriye Ordusuna yönetimi ele geçirme imkânı vermeyecek çabuklukta bu müdahalenin gerçekleşmesinin hayati önemine işaret ediliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un son günlerde “Suriye güçlerinin iki günden bu yana, Halep kenti civarına yığınak yaptığı bilgisine ulaştıklarını belirterek bunun Türkiye'nin stratejik ve ulusal çıkarları açısından, kırmızı çizgi olabileceğini, dolayısıyla konuyu yakından takip ettiklerini” söylemesi de müdahale planının içine Türkiye’yi de katmak istediklerini deşifre etmektedir.
Özellikle geçtiğimiz hafta vur emri alan bir Suriyeli pilotun ve ardından dokuz pilotun Ürdün’e sığınması daha sonra içlerinde bir Generalin de bulunduğu üst düzey subayların Türkiye’ye sığınması Beşşar rejiminin devrilmesinde en güçlü etkiyi meydana getirecek ordu içindeki çözülmelerin hızlandığına işaret etmektedir.

Tam bu noktada 22 Haziran Cuma günü Türk jetinin düşürülmesi Suriye rejiminin 18 aydır onbinlerce insanını katletmesine rağmen bastıramadığı ve bölgesel siyasi dengeler açısından ciddi tehditler içeren ayaklanmaları bölgesel bir krize dönüştürmek istediği anlamına gelebilir.

Geçen yıllarda İsrail jetlerinin defaatle başkanlık sarayının çatısının tozlarını almasına hiçbir şekilde cevap verememiş olan Suriye’nin bu cesareti kendisine, 18 aydır zirve ve zırvalarla dünyayı oyalayarak destek veren ABD ve müttefiklerinden aldığı açık. Uçak düşürme girişimiyle Suriye ülkesindeki ayaklanmayı bölgesel krize dönüştürerek giderayak uluslar arası müdahaleye zemin hazırlamak istemiş olabilir.

Türkiye’nin kendisine yapılan saldırıyı soğukkanlılıkla örtmesi ve meseleyi, bir buçuk yıla yakın bir zamandır halkını katleden Şam kasabına mühlet veren ve bölgede milyonlarca Müslüman’ın kanının akıtılmasından bizatihi sorumlu olan batılı kurumlara havale etmiş olması ciddi bir çelişki.

Başbakanın grup toplantısında “Türkiye; yerini, yöntemini, zamanını kendisi belirleyerek, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını, sonuna kadar kullanacaktır” beyan ettiği üzere Türkiye şayet böyle bir operasyonun içinde olacaksa bu, son yarım yüzyılda ABD’nin oluşturduğu jeopolitik dengelerin bekçiliğini yapan dikta rejimlerin yıkılmak üzere olan bekçi kulelerinin bir başka kuklaya teslim edilmesi için değil şimdiye kadar vaveylaları arşı alayı titretmiş olan mazlum Suriye halkının taleplerini gerçekleştirmek üzere olmalıdır.

Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren rükua varan müminlerdir.” (Maide: 5/55)

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

İran'dan İsrail Ben Gurion Havalimanı'na saldırı

Haber Ara