Dolar

44,5811

Euro

51,4630

Altın

6.704,43

Bist

12.936,35

Gelecek öngörüsü mü, tarihe yapay müdahale mi?

16 Yıl Önce Güncellendi

2011-12-06 14:35:44

Gelecek öngörüsü mü, tarihe yapay müdahale mi?
İnsanın gerek düşünsel gerek pratik/yaşamsal her türlü sorunsalına ilişkin çözümler üretmiş olan İslam “eşrefi mahlukat” olarak tanımladığı varlığın en kıymetli öznesi olan insanın kendi serüveni; geçmiş ve geleceği hakkında zihninde oluşan sorularını cevapsız bırakması, geleceğe ilişkin bakışını muamma ve belirsizlikten kurtarıp ona geleceğe net bir şekilde bakabileceği bir projeksiyon sunmamış olması düşünülemez. Zira nereden geldiği ve nereye gideceği konusunda insanoğlunun zihninde cevabını aradığı sorular doğru ve yanlışlığına göre onu yaşamı boyunca ya aradığı huzur ve mutluluğa ya da bunalıma, huzursuzluğa ve kaosa sürükleyecektir.

İlahi iradenin tarihin akışına yeniden ve son olarak müdahalesi anlamına gelen İslamiyet insanoğlunun serüveninin; geçmişinin Hz. Adem (a.s.)’la başladığını geleceğinin ise gerçekte sonsuza dek devam edeceğini (ahiret inancı), ancak bu dünya yaşamı için insanoğlunun geleceğinin kıyamet saati ile son bulacağını sayısız ayet ve hadislerle bildirmiştir.

Kur’an’ı Kerim’de Hz. Adem (a.s.)’dan başlayarak bir çok Rasül göndererek Rabbimizin tarihe müdahale ettiği, Rasullerin şahsında ilahi iradenin tarihe müdahalesine direnen zorba yöneticilerin, tiranların, Firavunların ve helak olan kavimlerin kıssaları bizlere anlatılmaktadır. Bu anlatımları yaparken kronolojik bir sıralama gözetmeyişi, olaylara ilişkin açık yer ve zaman bildirmeyişi Kur’an’ın maksadının tarih bilgisi sunmak değil mesaj vermek olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.

Kur’an’ı Kerim geçmişten söz ettiği gibi gelecekten de söz etmektedir. Gelecek “ide”nin; insan aklının, duyularının ve algısının kapsama alanın dışındandır. İnsanın kısa, orta ve ya uzun vadeli gelecek öngörüsünde bulunması mümkün gözükse de bu zanna dayalı bir analiz ve yorum olmaktan öteye geçmeyecektir. Ayrıca bu rasyonaliteye de aykırıdır. Zira insan yarını bilemez. Bundan dolayı yarına ilişkin kesin bir öngörüde bulunabilmek için Allah’tan geldiğinden asla tereddüt etmediğimiz, mutlak doğru bilginin ve hakikatin kaynağı olduğuna inandığımız Kelamullah/Allah sözü olan Kur’an’ı Kerime başvurmamız kaçınılmazdır.

Allah Rasulü (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurdu: “Gecenin zifiri karanlığı gibi fitneler olacak.” Ashabı Kiram “Ey Allah’ın Rasulü! Ondan (fitnelerden) kurtuluşun yolu nedir?” diye sordular. Rasulüllah (s.a.v.) şöyle cevap verdi: “Yüce Allah’ın kitabıyla ki; onda sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberleri ve aranızdaki meselelerin hükümleri/çözümleri vardır…”

Rasulüllah (s.a.v.) bu hadisi şeriflerinde Kur’an’ı Kerime, geçmişin ve geleceğin haberlerini bulabileceğimiz bir kaynak olarak işaret buyurmaktadırlar.

Bu bağlamda bizler soğuk savaşın bitimiyle komünizmin varlık sahnesinden çekilmesi ve –iktisadi, sosyal, siyasi ve hatta küresel çapta hayatın en karmaşık meselelerine ilişkin en doğru çözümleri içermiş olmasına ve 1300 yıl emsalsiz bir medeniyet deneyimini insanlığa sunmuş olmasına rağmen klasik oryantalist bakış açısıyla İslam’ı da kapsayacak biçimde- tüm dinlerin Rönesans’ın ürettiği çapta bir ideoloji üretememiş olmasını varsayarak tarihin bundan sonraki evresinde Liberalizmin küresel çapta yayılması ve diğer dinlerin, kültür ve medeniyetlerin Liberalizme entegre olma ya da onun bünyesinde kendini yeniden şekillendirmesinin tarihi olacağı anlamına gelen “Liberalizmin Zaferi” tezini ayet ve hadislerle nakzetmeye çalışacağız.

Öncelikle İslam ümmetinin son yüzyılda yaşadığı büyük travmalar İslam’ın varlık sahnesine yeniden çıkıp tarihi yeniden şekillendireceğine ilişkin ümitsizliklerimizin kaynağı oldu. Lakin benzer şekilde

yerin demir göğün bakır olduğu, Müslümanların göz açamadıkları, nefes alamadıkları dolayısıyla geleceğe dair her şeyin tümden “belirsizlik” olduğu Mekke’de Allah Raulü (s.a.v.) Müslümanların yaşadıkları travmalara inat Habbab b. Eret (r.a.)’a “Andolsun ki, Allah dinini tamamlayacak hatta bir yolcu San’a’dan Hadramevt’e giderken (güzergah üzerinde) Allah’tan başka hiç kimseden korkmayacak” buyurarak İslam’ın zafer günlerine, İslam’ın yönetimi altında emniyetli günlere dair bir “gelecek tasavvuru” sunuyordu.

Uzun yıllar sığınacak, davetini himaye edecek bir coğrafya arayan ve henüz bulduğu bu coğrafyaya yeni yol almışken hicret yolculuğunda izini bulan tek kişi Süraka’ya İran Kisra’sının altın bileziğini vaat ederken Rasulüllah (s.a.v.) imparatorlukların coğrafyalarına sahip olmayı içeren bir vizyon ortaya koyabiliyordu. (Hz. Ömer döneminde İran fethedildiğinde halife Süraka’yı çağırır ve ona Kisra’nın altın bileziğini verir!...)

Hendekte karınlarına açlıktan taş bağlamış sahabeler, karınlarını doyuracak bir dilim ekmek bulmakta güçlük çekerken dönemin süper güçleri konumundaki binlerce yıllık köklü uygarlıkların ve geniş topraklara hükmeden imparatorlukların fethini müjdeleyen Allah Rasulü (s.a.v.)’in vaadinde tereddüt ettiler mi? Mubarek sahabeler Hz. Peygamberin kendilerini uçuk hayaller, pembe hülyalar hatta ütopya peşinden sürüklediğini mi düşündüler?

Allah Rasulü (s.a.v.) her nereye baksa sahabenin ümitsizlik gördüğü zorlu dönemlerde “Tarihin sonunun gelmediğini” söylercesine ashabına akıllarını uçuklatacak vaadlerde bulunuyor, önlerine büyük hedefler koyuyordu. Nitekim İslam Rasulüllah (s.a.v.)’in vaat ettiği bu geniş imparatorlukların coğrafyalarına O’nun vefatından kısa bir süre sonra hükmetti.

Peki, geleceğin ve mutlak hakikatin bilgisine sahip Allah Rasulü (s.a.v.) metlü (Kur’an) veya gayri metlü (Hadis) vahiy kapsamında bizlerin yaşadığı yada sonraki dönemlere ilişkin bir “gelecek tasavvuru” sunmuş mudur? Diğer bir ifadeyle İslam ve doğal olarak onu inanmış İslam ümmeti “tarihe müdahil olacak mı, tarih sahnesine yeniden çıkabilecek mi? Bu konuda bir gelecek öngörüsünde bulunmak mümkün mü? Sorularına cevap arayacağımız bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle…

www.twitter.com/abdurrahimsen www.facebook.com/Abdurrahim Şen

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

İran'dan İsrail Ben Gurion Havalimanı'na saldırı

Haber Ara