Dolar

44,5811

Euro

51,4630

Altın

6.704,43

Bist

12.936,35

Firavundan rol devşiren diktatörler…

15 Yıl Önce Güncellendi

2012-02-01 10:59:10

Firavundan rol devşiren diktatörler…
Tarih tekerrür ediyor… Doğunun diliyle; bugün düne ne kadar da benziyor.
Ayetleri muhkem, her şeyden haberdar olan ve sonsuz hikmet sahibi (Allah) tarafından açıklanmış (Hud, 1) olan Kur-an’ı Kerim bizlere yeryüzü tiranlarının, firavunlarının halklarına karşı sürekli benzer reflekslerle yaklaştıklarını haber veriyor.  

Ezeli ilim ve hikmet sahibi Rabbimiz firavunların, ceberrut yöneticilerin kendilerine gönderilen uyarıcılara karşı geliştirdikleri politik manevraları, acil eylem planlarını gözler önüne sermektedir. Biz bu ibretlik sahneleri birkaç fotoğraf karesini dondurarak değerlendirmeye çalışacağız.
  1. Sahne: Küçümseme ve değersizleştirme

Musa (a.s.) Firavunun karşısına uyarıcı olarak ilk çıktığında Firavun “Bunlar küçük ve önemsiz fakat kalpleri bize karşı kin ve nefretle dolu bir topluluk…” (Şuara, 54) şeklinde tepki vermişti.
Benzer şekilde sömürge politikalarının bekçiliğini yapan ceberrut tiranların bugün düne ne kadar da benziyor deyimini haklı çıkarırcasına Ortadoğu’da ayaklanan halklar için evvel emirde aynı tepkiyi verdiklerini gördük. Onlar, tıpkı firavunun tahtını yerle bir edecek Hz. Musa (a.s.)’ın büyük kalkışmasını küçümsediği gibi ülkelerinde meydana gelen, kendilerinin ve dolayısıyla sömürge politikalarının sonunu getirecek Ortadoğu halklarının kalkışmalarını:

Bunlar halkı temsil etmeyen bir avuç, küçük bir zümredir” şeklinde demeçlerle geçiştirmeye çalıştılar. Lakin baskı ve zulümle yükselttikleri imparatorluklarına karşı geçen zaman içinde halkların yüreklerinde öfke ve nefret tohumları ektiklerinin içten içe bilincindeydiler. Bundan dolayı –kendi ifade edeleriyle- her ne kadar küçük bir topluluk olsa da öfke ve nefret yüklü oldukları için şiddetle bastırılmaları gerekiyordu.
  1. Sahne: Bozgunculukla suçlama

Hz. Musa (a.s.)’ın uyarısını kendi iktidarına doğrudan yöneltilmiş bir tehdit olarak algılayan firavunun sahneye sürdüğü ilk kart aziz nebinin vahiyle desteklenmiş tertemiz mesajına gölge düşürmek olmuştur: “Onun (Musa’nın) sizin dininizi değiştireceğinden veya yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum.” (Mumin, 26)

Bir çoğuna ikinci dünya savaşı sonrasında sömürgeciliği kamufle etmek üzere iktidar olma imkanı verilmiş olan ve yönetimde bulundukları sürece halklarının geri kalmışlığa mahkum edilmesi, topraklarının işgal edilmesi, servetlerinin talan edilmesi pahasına coğrafyalarının bütün imkanlarını kendilerine iktidar olma imkanı veren efendilerinin hizmetine sunarak bölgede bozgunculuk/sömürge siyaseti izlemiş dikta yöneticiler şimdilerde kendi yöneticilerini seçmek, insan onuruna yaraşır müslümanca bir hayat yaşamak kadar en tabii talepleri dillendiren halkları “
ülkede bozgunculuk çıkartmak”la suçlamaktadırlar. Bu ancak firavuni bir tepkiselliğin ürünüdür.
  1. Sahne: Komplo olduğunu iddia etme

“Bu, bu kentin halkını buradan çıkartmak iiçin daha önceden burada tekrarladığınız bir komplodur…” (Araf, 123)
Ayaklanmaların yaşandığı ülkelerde firavundan rol çalan yöneticiler hemen her fırsatta büyük bir komplo ile karşı karşıya olduklarını dillendiriyorlar. Sanki onlar iktidar olmalarını halkları üzerinde tezgâhlanmış gerçek komplolara borçlu değillermiş, sanki bu halklar komploculukta onların eline su dökebilirmiş gibi!
  1. Sahne: Dış odaklar tarafından tezgâhlandığı suçlaması

Bu uydurma işinde kendisine yardım eden başka kavimler de vardır” (Furkan, 4)
Ömrü hayatını dış odaklara hizmete adamış, iktidarlarını ABD ve AB’nin temsil ettiği kapitalist bloğa ya da SSCB’nin temsil ettiği komünist bloğa borçlu olan soğuk savaş artığı yöneticiler bir kez olsun halkının taleplerine kulak vermemişken şimdi haklarını arayan halklarını dış odakların oyuncağı olmakla suçluyor.
  1. Sahne: Medyatik propaganda

“Bu adam açık bir büyücüdür'” (Yunus, 2)
Bütün nebilerin mesajlarını bir iki cümlelik ancak itham edici ve mesajın içeriğini kamuoyunun dikkatinden kaçırıcı argümanlarla savuşturan firavunlar gibi şimdinin diktatörleri de halkların devrimlerini engellemek, mümkün değilse saptırmak adına medyatik propaganda yöntemleri kullanmaktadırlar. Örneğin bütün medya sözleşmişcesine, bir yılı aşkın bir zamandır sokakları mesken edinmiş bu halkların paradoksal biçimde gerçekte ayaklanmalarına neden olan sömürgeci devletlerin “uygarlık düzeyine” ulaşmak; neo-liberal politikalar ve küresel politik süreçlere eklemlenmenin dışında başka bir projesinin; uygarlık arayışının, medeniyetini yeniden inşa etme idealinin olmadığını dillendiriyor.
  1. Sahne: Sihirbazlar/Entelejansıya devrede

Firavun Hz. Musa (a.s.)’ın tezini çürütmek için sihirbazlarını/entelejansıyasını sarayında topladı. Sihirbazlar "Eğer biz üstün gelirsek, doğrusu büyük bir mükafatı hak etmiş oluruz, değil mi?" dediler. Firavun da "Elbette", diye cevap verdi, "o takdirde, gerçekten de benim en yakınlarım arasında yer alacaksınız". (Şuara,41- 42)Firavunun en yakınında yer almak için kendilerine vazife çıkaran ve karşılığında bir pozisyon bekleyen büyücüler gibi sözüm ona kimi alimler, aydın ve entellektüeller bu süreçte zalim yöneticilerin yanında mevzi almışlardır.  
  1. Sahne: Muhafızlar ve ölüm timleri devrede

Başından beri sahneye sürülen bu kartlar sonuç vermeyince üstelik güvendiği entelejasıya mucizeleri karşısında Hz. Musa (a.s.)’a iman edince firavun katliam ve soykırım kararı alır. "Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve (yalnız) kadınları sağ bırakacağız!" (Araf, 127)İşte firavundan rol devşiren zamanımızın diktatörleri de haklı taleplerinden başka güçlü silahları olmayan halkların üzerine “baltacı”larını, “şebbihalarını” ve öldürmeye ayarlanmış özel timlerini salmaktadırlar.

Bütün bunlar niçin? “
Sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum” (Kasas, 38)diyen firavun gibi “Sizin için benden başka yönetici tanımıyorum”, “Bu memleket benim ve ailemin” diyen diktatörlerin bekasını için.
  1. Sahne: Firavunun kartlarının boşa çıktığı ve ilahi planın işlediği kaçınılmaz sonuç

“(Musa)Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece (sizlerin yeryüzünde) nasıl davranacağınızı gözlemleyecek» dedi. (Araf, 129) “(Sonunda) Biz Musa ve beraberindekileri kurtardık” (Şuara, 65)

Bütün planları boşa çıkartan Rabbimiz firavunlardan rol devşiren çağımız diktatörlerinin planları, siyasetleri ve politik manevralarını da boşa çıkartmaya muktedirdir. Bekleyip göreceğiz.  

Hiç kuşkusuz bunda, ezici gücümüzü kanıtlayan bir ayet vardır, ama onların çoğu inanmazlar”. (Şuara, 8)

www.twitter.com/abdurrahimsen www.facebook.com/Abdurrahim Şen

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

İran'dan İsrail Ben Gurion Havalimanı'na saldırı

Haber Ara