Dolar

44,5811

Euro

51,4630

Altın

6.704,43

Bist

12.936,35

Cellatlarımızdan daha uzun yaşarız biz!

13 Yıl Önce Güncellendi

2014-04-14 09:05:47

Cellatlarımızdan daha uzun yaşarız biz!
Mısır firavunu 529 kardeşimizi idama mahkum etti. Köleleştirme değilse başkaldıranların başını ezme firavunlarda genetik bir hastalıktır. “Onlar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar hep böyle yaparlar.”( Neml, 34)

Bu genetik hastalığın tevarüs ettiğine tanık oluyoruz bu günlerde. Batının harp akademilerinde halklarını köleleştirme eğitimi alan Mısır askeri erkânıefendileri olan ABD’den icazetlegerçekleştirdikleri darbenin ardından Müslümanlara kan kusturuyor. Öncesi de sonrası da hep böyleydi. Hamile kadınların bile zulmünden âri kalmadığı Mısır firavunu lütfedip hamile mahkumları doğumdan sonra idam etmeye karar vermiş. Musa (a.s.)’nın firavunu da hamile kadınların çocuklarını doğar doğmaz katletmişti. Şimdilerde çocukları doğar doğmaz anneleri katlediliyor.

Mısır’da verilen bu idam kararları bir kez daha demokrasininKafdağı gibi ancak şiir mısralarında yerini alan, Zümrüdüanka kuşu gibi sadece edebiyat kitaplarında zikri geçen, gerçek hayatta karşılığı hiçbir zaman olmamış hayal mahsulü bir şey olduğunu göstermiş oldu. Batılının “özgürlük” retoriğinin, İslami taleplerimiz karşısında, firavunlarımızın katletmeye ayarlanmış genetiğini tedavi edecek iksirli bir formül olmadığı anlaşıldı. Bu elem verici tecrübenin ardından daha kötüsü, kendisini kıyım kıyım doğrayan baltaya “yanarım yanarımda sapının benden olmasına yanarım” diyen ağacın pozisyonuna düşmek olur.

Önünden ve ardından batıl hiçbir sözün gelmediği ebedi kitabımız Kur’an firavunların genetik şifrelerini çözmüştü bizlere. Bu şifrelere göre firavunlar daima “bozgunculuk çıkartma” iddiasıyla müminlere kıydılar. Hani, kavminin ileri gelenleri/danışmanları firavuna"Yeryüzünde bozgunculuk çıkartmakla (düzeni bozma suçuna karışmakla)” suçladıkları “Musa ve inananları serbest mi bırakacaksın?” deyince firavun "Onların oğullarını öldüreceğiz..” demişti. Şimdi Mısırfiravunu “şiddet eylemlerine karışmak”la suçladığı 529 (ve sayıları her geçen gün artan yüzlerce) Müslümanı idama mahkumetti.

Kur’an’ın anlatımıyla halkın gözleri önünde gerçekleşen o muhteşem gösteride Musa (a.s.)’ın mucizelerine tanık olan sihirbazlar hemen secdeye kapanarak “Biz de Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine inandık” deyince firavun “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha!” şeklinde tepki vermişti ya. İşte bu genetik hastalık günümüz firavunlarında da aynen tezahür etmekte ve kendileri izin vermedikçe halklarının her hangi bir düşünceyi benimseyemeyecekleri zihabına kapılmaktadırlar. İslam dünyasında hiçbir zaman düşünmenin özgür olamayışının, zindanların düşünce suçluları ile dolu olmasının nedeni bu firavun genetiğini İslam coğrafyasındaki yöneticilerin aynen kopyalamış olmasıdır.

Bugünün firavunları İslam’ı, özellikle de dinin devlet ve toplum düzleminde tatbik edilmesini talep edenlere, tıpkı seleflerinin dediği gibi “Demek, ben size izin vermeden, “düzeni bozucu” düşüncelere inandınız ha!” diyerek “Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz” demektedirler.

Peki, Musa (a.s.)’a inanmış sihirbazlar firavunun bu meydan okuması karşısında ne cevap verdiler? Şöyle: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen ne hüküm verirsen ver. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçerlidir. Şüphesiz biz …Rabbimize iman ettik. Bizim için Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”

Tabii ki, genetiği kopyalanan sadece firavunlar değildir. Musa (a.s.) ve ona inanmışların cesaret abidesi genlerini kopyalan ve idam kararları karşısında “Artık sen ne hüküm verirsen ver. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçerlidir” diyerek çağın firavunlarına meydan okuyan yiğitler çıkarttı bu ümmet. Şimdiki firavunların çocukları değil annelerini katletmeleri bu yüzden!
Zira çağımızın büyücü rolünü üstlenmiştingtang kuruluşları bizim firavunlarımızın kulağına çok tehlikeli bir şeyi fısıldamış gibiler, her yerde Müslüman kanı akıtıyor olmaları bu yüzden! Tıpkı firavuna sihirbazlarının, İsrailoğullarından dünyaya gelecek bir çocuğun tahtını devireceği yorumunu fısıldadıkları gibi. O büyük rüyanın gerçekleşeceğini gören tabirci/analistlerden biri PatricBuchanan’ın tespitine bakın: “Hiçbir ordunun gücü, vakti gelen bir fikrin yeniden ortaya çıkmasına mani olamaz. Amerika, Fas’tan Pakistan’a kadar bizim açımızdan normal olmayan bir durumun var olduğunun artık farkına varmalıdır. Müslüman toplumlar arasında İslami yönetim fikri kendisine sapasağlam yer bulduktan sonra yeryüzündeki en güçlü ordu onu nasıl durduracak?

Zamanımız firavunlarının panikle sağa sola saldırmaları, ümmetimizin coğrafyasını kana bulamaları hep o müthiş rüyanın gerçekleşmemesi için. Lakin Ömer Muhtar’ın idama giderken dudaklarından dökülen, derin imani idrak ile söylediği gibi cellatlarından daha uzun yaşayacağına inanmış bir ümmeti tarihi yürüyüşünden kim döndürecek?

@abdurrahimsen

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

İran'dan İsrail Ben Gurion Havalimanı'na saldırı

Haber Ara