Brahimi’ye adanmış kurbanlar
14 Yıl Önce Güncellendi
2012-12-30 22:40:21
Bundan bir hafta önce yine böyle kanlı bir Pazar günü Hama’nın Halfaya bölgesinde fırının önünde ekmek kuyruğunda bekleyen insanlar üzerine savaş uçakları ile açılan ateşte 300’e yakın kişi vahşice katledilmişti.
BM Suriye Özel Temsilcisi Lahtar Brahimi’nin Şam ziyareti arifesinde tıpkı efendilerine adak sunan köleler gibi Şam kasabı efendisinin şerefine masumların kanlarını akıttı. Hama'da ekmek kuyruğunda bir lokma ekmek için bekleşen 300 Müslüman’ı kurban ederek karşıladı Brahmi’yi. Sözüm ona Suriyeli Müslümanların kanlarını durdurmak için bu ülkeye vardığında katliamların sayısı mutad olandan 3 kat artar ve 300 Müslüman’ın taze kanına buladığı ellerini sıkarak Şam kasabı ile görüşmesinin ardından "görüşmemiz çok verimli geçti" diyebiliyorsa veyl osun bu diplomatik süreçlerden medet umanlara! Veyl olsun bu katil şebekesini mukaddes Müslüman toprağında ağırlayanlara!
Suriye'nin başkenti Şam'da Esad'la görüşmesinin ardından Moskova'da görüşmelerini sürdüren Brahimi, Suriye'nin "siyasi çözüm" ve "cehennem" seçenekleriyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu ifadesi ile Brahimi şayet Suriye halkı uluslar arası sistemin sunduğu siyasi çözüme yanaşmazsa cehennemi yaşamak durumunda kalacağını söyleyerek açıkça tehdit etmektedir. Bu tehdidin içini doldurmak da Beşşar zebanisine düşmektedir.
Son günlerde özellikle fırınları hedef alan ve günde 300, 400’lere varan sivil katliamlarından anlaşılan o ki Şam kasabı arkasına aldığı uluslar arası sistem ile birlikte Suriye halkına gerçekten cehennemi yaşatmak istemektedir. Anlaşılan 100’lerce masum insanı hedef alan bu saldırılar uluslar arası sistemle entegre bir şekilde yapılmaktadır. Ta ki insanlar bezsin ve desteğini içerideki direnişçi gruplardan çekerek uluslar arası sistemin dışarıda icad ettiği konsey ve koalisyona versin.
Brahimi’nin bu son demeci ve paralelinde yaşanan büyük katliamlar, Suriye devriminin bölgenin jeopolitiğini derinden sarsıcı gerçek domino etkisi yaratacak İslami yörüngesinden saptırmayı amaçlayan uluslar arası sistemin diplomatik çabaları ile Şam kasabının Suriye halkına “cehennemi” yaşatarak uluslar arası sistemin önüne koyduğu “siyasi çözümlere” razı etmek noktasında birleştiğini afişe etmiştir.
İki hafta önce Antalya’da oluşturulan yeni Yüksek Askeri Konseyin başkan vekili Fatih Hassun Amerika’dan Suriye’ye müdahale etmesini istemişti. Benzer şekilde SGMK sözcüsü Velid el-Bunnî Esad, yönetimden vazgeçerse muhalefetin uluslar arası bir gücün konuşlanmasını kabul edeceğini ifade etmişti. Yine Koalisyon Sözcüsü Bunni Brahimi’nin muhalefetle Suriye rejimini müzakere masasına oturtmayı içeren en son girişimi üzerine, Esad hariç her türlü çözüm için müzakere masasına oturabileceklerini söyledi.
Katilinden kurtulmak için azmettiricisine sığınarak, katletme ruhsatını bu kukla yöneticilere kimin verdiğini unutarak kuklaları tutan ellerin siyasi çözümlerinden medet umarak ve sabah akşam ülkesine uluslar arası müdahale çağrısında bulunarak rüşdünü ispat ettikten sonra muhalefet siyasi çözüm olarak sunulmaya namzet olabilmiştir. Şimdiye kadar dışarıdan dayatılan tüm çözümleri reddettiği gibi bunu da reddederse Suriye halkına bundan sonra tufan; cehennem yaşatılacak!
Bu satırları yazarken BM Suriye Özel Temsilcisi Lahtar Brahimi ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi ortak basın toplantısı düzenliyordu. Brahimi “İki yılda 50 bin insan öldü, kriz bir yıl daha sürerse 100 bin insan ölür” dedi. Konuşması içinde “Ben burada tabi ki Beşşar Esad’ın ifadelerini bire bir aktarma durumunda değilim” şeklindeki ifadesi üzerine bir gazeteci “efendim 100 bin insanın öleceğini Beşşar mı söyledi?” sorusunu “ifadelerimden bu çıkmaz” diyerek geçiştirdi.
Suriye Müslümanlarının bugüne kadar uğrunda binlerce evladını şehid verdikleri İslami Devlet taleplerini halının altına süpürerek halkın, rejimi kökten değiştirmeyi amaçlayan devrimlerini sadece bir şahsın değişimi ile çalma siyaseti Suriye’de geçerli olacağa benzemiyor. Zira içeride direnişçi gruplar kendi içinde birleşerek yeniden yapılanmakta ve hiyerarşik düzene geçerek güçlerini birleştirmektedirler. Sayıları binlerle ifade edilen direnişçi grupların İslami bir devlet ikame edilinceye kadar devrimi sürdüreceklerine dair yemin ettikleri yönünde haberler gelmektedir.
Suriye meydanlarının tüm insanlığı şahit tutarak dillendirdiği en güçlü slogan “Milyonlarla birlikte cennete gidiyoruz” sloganı idi. Şimdi Beşşar Esad sığınacağı bir ülke arayacak duruma gelmişken mi devrimlerinden vazgeçecekler? Suriye rejimi artık gün saymaktadır. Devrilmesi an meselesidir. ABD ve Rusya’nın alelacele rejimle muhalefet arasında müzakereleri başlatma planını devreye sokmaları rejimin devrilmesini “içerideki muhalefet”in eline bırakmamak ve devletin, şimdiye kadar hiçbir uluslar arası tarafa angaje olmamış “İslamcıların” eline geçmesinin önünü almaya yönelik diplomatik hamlelerdir. Böylece “kontrollü geçiş” doktrinin Suriye’de de başarıyla tamamlanacağı umulmaktadır.
Suriyeli Müslümanlar ülkelerini cehenneme çevirme salvoları atan uluslar arası sistemin şantaj siyasetine “Suriye’yi ya cennete çeviririz ya da cennete gireriz” yazılı pankartla gereken cevabı vermişlerdir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER
Haber Ara
Yorum Yap