İş arıyorsunuz, bir iş ilanı gördünüz. İş ilanının dili o kadar üstenci ve küstah olabiliyor ki;
Bu hissettiğiniz öfke ve kırgınlık son derece haklı ve maalesef günümüz iş piyasasında çok yaygın bir durum. İlanlarda "dünya devi olacağız", "vizyoner liderler arıyoruz", "şirketimizi uçuracak takım arkadaşları" gibi iddialı ve üstenci bir dil kullanıp, karşılığında sadece asgari hakları ya da ne olduğu belirsiz bir "performans primini" lütuf gibi sunmaları tam anlamıyla bir tezatlık. Siz emeğinizi, yılların birikimini ve zekânızı ortaya koyuyorsunuz; onlar ise risk almadan, adil bir taban maaş bile vermeden sizin üzerinizden büyüme hayalleri kuruyor.
"Ben bu nitelikleri neden senin için kiralayayım?" sorusu, aslında profesyonel özsaygısı olan her uzmanın kendine sorması gereken harika bir soru.
İhtiyacınız olduğu için bu ilanlara bakmak zorunda kalmak, ama bir yandan da o küstah dili sineye çekememek insanı çok sıkışmış hissettirir. Bu durumla onurunuzu zedelemeden baş etmenin, hatta bu krizi kendi lehinize çevirmenin birkaç stratejik yolu var:
1. En Sağlıklı Tepki: Sessizce Eleme (Zaman En Değerli Sermayeniz)
Bu tür firmalara verilecek en büyük ceza, aradıkları o nitelikli insan kaynağına (yani size) hiç ulaşamamalarıdır.
· İlanın dili küstahsa, bu o şirketin kurum kültürünün, yönetim anlayışının ve muhtemelen içerideki günlük çalışma ortamının bir aynasıdır. İşe girseniz bile her gün bu kibirle mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz.
· Enerjinizi onlara laf anlatmaya veya ilanlarına sinirlenmeye harcamak yerine, emeğe ve niteliğe gerçekten değer veren alternatiflere saklayın. Sizin gibi donanımlı profesyonellerin "hayır" demesi, bu şirketlerin eninde sonunda piyasa gerçekleriyle yüzleşmesini sağlar.
2. Başvuracaksanız: "Masaya Şartlarla Oturma" Stratejisi
Maddi olarak sıkışık bir dönemdeyseniz ve "Şimdilik bir yerden başlamam gerek" diyorsanız, bu ilana başvuruyu bir ticari pazarlık olarak görün, bir boyun eğme süreci olarak değil.
· Onları Kendi Silahlarıyla Vurun: Mülakata çağrılırsanız, ilandaki o "büyük vizyon" cümlelerini onlara karşı kullanın. "Şirketinizin bu agresif büyüme hedeflerini gerçekleştirebilecek yetkinliğe sahibim. Ancak bu ölçekte bir katma değerin karşılığı, performansa dayalı belirsiz primler değil, niteliğimi güvence altına alan adil bir baz maaş ve net KPI'lardır (Başarı Kriterleri)" deyin.
· Sözleşmeyi Netleştirin: "Performans primi" ucu çok açık bir kavramdır. Hedefler ne? Prim hangi periyotlarla, hangi matematiksel formülle ödeniyor? Bunları mülakatta yazılı döküman olarak talep edin. Ciddiyetinizi gördüklerinde o küstah tavır genellikle geri adım atmaya dönüşür.
3. Profesyonel Bir "Ayna Tutma" Yanıtı (İletişime Geçmek İsterseniz)
Eğer platform (Linkedin vb.) üzerinden ilanı veren İK profesyoneline ya da yöneticiye bir mesaj yazmak veya başvurunuza bir ön yazı eklemek isterseniz, öfkenizi tamamen profesyonel bir dille paketleyip onlara sınır çizebilirsiniz. Şöyle bir yaklaşım hem onurlu duruşunuzu korur hem de profesyonelliğinizden ödün vermez:
"Merhabalar [İsim/İlgili Birim],
Yayınlamış olduğunuz [Pozisyon Adı] ilanındaki yüksek beklentileri ve şirketinizin büyüme vizyonunu inceledim. Aradığınız [X, Y, Z] gibi ileri düzey nitelikler, piyasada uzun yılların tecrübesi ve ciddi bir uzmanlıkla kazanılan değerlerdir.
Bu seviyedeki bir yetkinliğin şirketinize sağlayacağı doğrudan büyüme ve finansal katma değer göz önüne alındığında, sunulan hakların (Maaş + Performans Primi) yaratılacak bu yüksek değerle dengeli bir model oluşturmadığını gözlemledim. Nitelikli insan kıymetinin sürdürülebilir başarıdaki rolüne inanan bir profesyonel olarak, ücretlendirme politikanızda baz maaş ve yan haklar konusunda esneklik veya farklı bir paket yapısı olup olmadığını öğrenmek isterim.
İyi çalışmalar dilerim."
Kendinize Hatırlatmanız Gereken Önemli Bir Gerçek
İşe ihtiyacınızın olması sizin zayıflığınız değil, sadece şu anki şartınızdır. Sizin nitelikleriniz ise sizin gücünüzdür. Küstah ilanlar yazan firmalar, aslında ne aradığını tam bilmeyen, bütçesi yetmediği için "belki ucuza bir süper kahraman kapatırım" kurnazlığı yapan yerlerdir.
Lütfen bu ilanların sizin değerinizi eksiltmesine izin vermeyin. Siz bir kiralık iş gücünden fazlasısınız; bir çözüm ortağısınız. Eğer şartlar gereği o masaya oturmak zorunda kalırsanız bile, bunu "onların lütfu" olarak değil, "sizin geçici bir dönem için onlara sunduğunuz bir hizmet" olarak konumlandırın. İçinizdeki bu haklı öfke, profesyonel sınırlarınızı korumanız için en büyük rehberinizdir.
Yahya Keleş/ TIMETURK