$

Dolar

45,5310

Euro

53,2913

£

Sterlin

61,2266

Frank

58,0670

Gram Altın

6.823,8600

Bitcoin

3.699.850

$

Dolar

45,5310

Euro

53,2913

£

Sterlin

61,2266

Frank

58,0670

Gram Altın

6.823,8600

Bitcoin

3.699.850

Makale 15.05.2026 4 dk okuma

Dijital şehvetin kurbanları ve basiret bağlanması

Paylaş:

Kıymetli Time Türk Okurları,

Önümüz bayram. Bayram şekeri tadında tuzaklar bizleri bekliyor olabilir. Hepimizin içinde o eski bayramların heyecanı, sevdiklerimize hediye alma isteği ve bayram sabahına yeni kıyafetlerle uyanma neşesi var. Ancak bu tatlı telaşın gölgesinde pusuda bekleyen dijital sırtlanlar, en zayıf anımızı; yani "alışveriş iştahımızı" bekliyor.

Bugün size bir itirafla başlamak istiyorum. Ben, yıllarını bilişim sektörüne vermiş, bu işin mektebini okumuş ve her yazısında "aman dikkat" diyen bir dostunuz olarak; geçtiğimiz günlerde profesyonelce hazırlanmış bir Instagram reklamının ve ardından gelen ikna edici bir WhatsApp işletme hesabının tuzağına düştüm. Evet, doğru okudunuz; bir bilişim uzmanı olarak dolandırıldım.

Peki, nasıl oldu da bunca tecrübeye rağmen basiretim bağlandı? İşte cevabı hepimiz için hayati önem taşıyan o "insani zaafiyet".

Dijital Şehvet Bilinci Nasıl Perdeler?

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, dolandırıcıların kullandığı yöntem hep aynıdır: Duyguları manipüle etmek. Alışveriş iştahı, "sınırlı stok" baskısı ve "inanılmaz fiyat" vaadi birleştiğinde, insanın teknik bilgisi bir anda devre dışı kalabiliyor. Bu bir "bilgi" eksikliği değil, bir "dikkat" ve "duygu yönetimi" sınavıdır. Sosyal medyanın parıltılı dünyası, o anki ihtiyacımızla birleşince zihnimize bir perde iniyor ve en temel güvenlik kurallarını (iletişim bilgisi kontrolü, güvenli ödeme sistemleri vb.) görmezden geliyoruz. Ben de bayram öncesi almayı düşündüğüm ürünün cazibesine kapılarak böyle bir dolandırıcılığa maruz kaldım.

"Anlık Karar" Tuzağı:

Bu dolandırıcılık vakalarının en büyük yakıtı, ekran başında geçirdiğimiz kontrolsüz vakitlerdir. Sürekli aşağı kaydırdığımız bir akışta karşımıza çıkan "reklamlar", beynimizi hızlı ve yüzeysel kararlar vermeye zorluyor. Ailece bir arada olmamız gereken bayram tatillerinde bile elimizden düşürmediğimiz o ekranlar, bizi gerçeklikten koparıp sahte bir "fırsat dünyasına" hapsediyor.

Bayram Üzeri Mağdur Olmamak İçin Ne Yapmalı?

İştahınızı Dizginleyin: Eğer bir teklif "gerçek olamayacak kadar iyiyse", muhtemelen gerçek değildir. Alışveriş yaparken "şehvetle" değil, ihtiyaç listesiyle hareket edin.

Platform Dışına Çıkmayın: Instagram'da gördüğünüz bir ürünü mutlaka güvenilir e-ticaret siteleri üzerinden aratın. Doğrudan WhatsApp üzerinden IBAN'a para göndermek, dijital dünyada "anahtarı hırsıza teslim etmek" demektir.

Künye Sorgulayın: İletişim bilgisi olmayan, adresi netleşmemiş, sadece bir sosyal medya hesabından ibaret olan yerlerden uzak durun.

Uzmanlığına Güvenme, Süreci Takip Et: Benim yaşadığım tecrübe gösterdi ki; "ben biliyorum, bana bir şey olmaz" demek en büyük güvenlik açığıdır. Güvenlik bir bilgi değil, bir uygulama disiplinidir.

Kıymetli dostlar, bu bayramda en büyük hediyeniz sevdiklerinizle geçireceğiniz ekran dışı, samimi saatler olsun. Dijital dünyanın parıltılı ama bazen kirli olan vitrinlerine karşı basiretimizi açık tutalım. Hepimiz insanız, birilerine güvenmek isteriz. Fakat dijital mecranın da en büyük sorunu bu işte, ne kadar güvendeyiz..!

Dijital mecrada alış veriş yaparken mutlaka kontrol etmemiz gereken bir listemiz olmalı, bu kontrolden geçmeyen kişi, sayfa veya işletmelerden uzak duralım.

Yalnız değiliz ve artık daha dikkatli olmalıyız.

Hayırlı bayramlar dilerim efendim.

Yahya Keleş /TİMETÜRK

Etiketler:
Yahya Keleş
Yahya Keleş

Köşe Yazarı