Genç Kardeşim;
Birinci vazifen, seni lütfedip yoktan var eden Allah'ını bilmek, bu
bilmenin hakkını vermek ve O'na karşı verdiğin kulluk sözünü yerine
getirmektir!
Sonrasında ise, bizlere nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi,
kıymetimizi, bizi biz yapan değerlerimizi, hak ve hukukumuzu, bütün canlı
ve cansız varlıklara karşı vazifelerimizi uygulayarak öğreten, bizi bizden
daha çok düşünen Peygamberimize olan vefa borcunu yerine getirmektir.
Unutma! Bu dünyada bedeninle kalıcı değilsin. Senden önce de
nice gençler yaşadılar ve çekip gittiler. Sen de bir gün çekip gideceksin.
Eğer Hak'kın ve toplumun nazarında her daim hayırla yad edilmek istiyorsan, Rabbin rızasına ve insanların
faydasına olacak işler üzerine kafa yormalı, plan yapmalı ve irade
sermayeni bu yönde harcamalısın.
İnternet dünyasının cazip, parıltılı, yapay ve sanal zevklerinin; En verimli gençlik çağını senden çalmasına müsaade etmeyesin. Gününü gün ettirme, enerjini boşa harcatma ve kendi ideolojilerine hizmet ettirme
üzerine türlü tuzaklarla seni varlık amacından uzaklaştırmak için tahmin
edemeyeceğin şeklide tuzaklar kuracaklardır. Bazen bal tasında zehir,
bazen de zehir tasında bal servis edeceklerdir.
Sen, atalarının makul gelenek ve mirasını geleceğe taşıyansın.
Bu sayede gelenek ve gelecek arasındaki köprü olma vazifeni bir an için aklından çıkarma.
Her insana bir defa verilen gençlik nimetini senden çalmaya çalışan sözde arkadaş, sosyal çevre ve en önemlisi de popülaritenin
aldatmacalarına karşı din ve tarih şuurundan bir an bile taviz vermemen
gerekir.
Verilen tavizler devamında yeni tavizleri doğuracağını, bir dönem
sonra ise aslını, tarihini, aileni ve hatta inancını inkâr edebilecek kadar
gaflet ve dalalete düşebilme tehlikesinin her an var olduğunu aklından bir
an bile çıkarmamalısın.
“Bu dünyaya bir daha mı geleceğiz? Zaten herkes yapıyor. Bir
defadan bir şey olmaz. Gençliğini yaşa ve tadını çıkar” gibi birtakım
tuzak söylemlerle aklını ve iradeni sağlıklı kullanmana engel olmaya çalışan dost yüzlü
düşmanların, melek yüzlü şeytanların varlığından seni haberdar etmek
isterim.
İnsanları; Puanları, paraları, makamları, mevkileri, kılık ve
kıyafetlerine göre değerlendirip nihai kanaat belirtmek gibi bir
gaflet içerisine düşmeyesin.
Senden önce bu topraklarda ciddi bedeller ödeyerek yaşamış,
zulmü alkışlamamış, zalimi asla sevmemiş, gelenin keyfi için geçmişine
kalkıp sövmemiş olan asil milletini sana hor gösterme çabasında olan
sözde tarihçi müsveddelerine kanmayasın.
Ülkenin istikbâli hakkında seni umutsuzluğa düşürmeye çalışan,
kapitalizm ve emperyalizmin maşası haline gelmiş sözde toplum
bilimcilerinin yalanları seni aldatmasın.
Geçmişinin sende hakkı olduğu gibi bugün yaşayanların ve gelecek
nesillerin de sende hakları vardır. Bu hak ve vazife bilincinden sapmadan,
atandan işaret aldığın ilk günkü gibi yürüyeceksin, millet yürüyecek
arkandan.
Bu necip milletin umudu sensin, dünyanın mazlum ve
mağdurlarının umudu sensin, evinden ve ailesinden koparılmış kayıp çocukların umudu sensin. Yanık yürekli gözü yaşlı anaların duası
sensin. Suriye'li Aylan bebeklerin, Arakan'lı Sevde'lerin, Mısır'lı Esma'ların,
Filistin'li Yasin'lerin, Irak'lı Hafsa'ların ve daha nice ümmeti Muhammed'in
umudu sensin. Selam ve dua ile…
Salih Kırmızı/ TİMETURK
Cuma Hutbesi! Gençliğe Hitabe
1 Saat Önce Güncellendi
2026-02-13 00:25:36
SON VİDEO HABER
Haber Ara