$

Dolar

49,1514

€

Euro

55,3347

£

Sterlin

65,0602

₣

Frank

59,1590

₺

Gram Altın

6.599,0400

₿

Bitcoin

4.162.167

$

Dolar

49,1514

€

Euro

55,3347

£

Sterlin

65,0602

₣

Frank

59,1590

₺

Gram Altın

6.599,0400

₿

Bitcoin

4.162.167

Makale 02.10.2026 4 dk okuma

Rusya'nın Ahit Sandığı veya kutsal emanetleri

Paylaş:

Rusya savaşta nefesi kesildikçe dine yöneliyor ya da nükleer silahlara başvurabileceğini ima ediyor. Ukrayna ve Batı’ya karşı nükleer kartı sallıyor.   Yenilmeyi bir seçenek olarak reddediyor. Yenilmek yerine zafer kazanmak için gerekirse nükleer silahlara bile başvurmaktan çekinmeyeceklerini söylüyor. Böyle bir savaşın dünyayı yörüngesinden bile çıkartabileceğini hatırlatıyor. Bizim yenilgimiz dünyanın sonu olur demeye getiriyor.  Eldeki mevcut çekirdekli silahlar 6 kez dünyayı yerinden oynatacak ve yörüngesinden saptıracak potansiyele sahip bulunuyor.  Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti adlı eserinde Ebu'l Hasan en Nedevi mevcut nükleer stoklarla birlikte beşerin insanlığın kıyametini getirebileceğini dile getiriyor. Putin de bunu tasdik diyor. Bir analizde Müslümanların neden vaktiyle daha erken bir dönemde kılıca veda etmedikleri sorusuna verilen cevapta, Müslümanların kitle imha silahlar edinerek şehirleri yıkmak ve imha etmek istemedikleri vurgulanmıştır.  Ümrana ve bitki örtüsüne dokunmak savaş suçlarına girer.

Müslümanların matbaaya geç intikal etmelerinde de insani bir boyut var. Belki matbaa kitap basımını kolaylaştırabilirdi ama sonuç itibarıyla kapitalizmin de gölgesini büyütmüş olacaktı. Meseleye sadece bir yönüyle bakılıyor. Müslümanların gerilemesiyle birlikte Putin gibi dünyaya parmak sallayan liderler çıkmıştır.

Putin'in zafer kazanmak için ikinci kartı ise dini duyguları kabartmak ve dini

duygular üzerinden savaş motivasyonunu artırmaktır.

Bu anlamda ve bağlamda Rusya tarihi kahramanlarını da diriltiyor ya da cepheye sürüyor. Rusya'nın doğu Ukrayna'daki askerleri bir kışa daha hazırlanırken cepheye sıra dışı bir “destek” gönderildi: 14. yüzyılda yaşamış savaşçı prens Dmitri Donskoy'un kemikleri.1380'deki Kulikovo Muharebesi'nde kazandığı zafer nedeniyle Rusya'da önemli bir tarihi figür olarak kabul edilen Donskoy'un kalıntıları, eylül ayı başında cepheye götürüldü. Kutsal emanet, Rus işgali altındaki Ukrayna'daki askeri üslerde dolaştırılıyor. Rus Ortodoks Kilisesi'nin askeri birimi, “aziz komutanın” Rus askerleriyle görünmez biçimde “omuz omuza” çarpışacağını açıkladı. Cepheye gönderilen kemiğin Donskoy'un sağ eline ait olduğu ve prensin 1380'deki savaşta kılıcını aynı eliyle kullandığı belirtildi. Böylece askerlerin maneviyatını ve dirençlerini artırmayı tasarlıyorlar.

 Rus askeri tarihinin önemli figürlerinden ve Ortodoks Kilisesi'nin azizlerinden Prens Aleksandr Nevski'nin kutsal emanetleri de bu yılın başlarında askerlere götürüldü. Donskoy'un kalıntıları ise ağustos ayında Kremlin'deki Başmelek

Katedrali'nde yapılan restorasyon çalışmaları sırasında ortaya çıkarıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mezarının yeri zaten bilinen Donskoy'un kalıntılarının ortaya çıkarılmasını “kesinlikle eşsiz ve muhteşem bir keşif” olarak tasvir etti. Rus Kilisesi ricali (clergy)ve siyasiler tanrının kendilerinin yanında olduğuna da inanıyorlar (https://www.ntv.com.tr/dunya/hollandada-bati-nil-virusunden-olenlerin-sayisi-9a-yukseldi-1744385/4 ).

Esasında bu ritüel Ahit Sandığı kadar eski. Beni İsrail savaşa giderken tefeül

ve iyimserlik ve motivasyon aracı olarak Hazreti Musa ile Harun Aleyhisselama dair ve ait kutsal emanetleri sandukasını cephelere taşıyorlar. Bu askerleri motive ediyor. Yine İslam tarihinde de benzeri sahneler var.  Kudüs'ü geri almak amacıyla Nureddin Zengi Mescid-i Aksa'nın fetihten sonra yerine konacak olan minberini yaptırıyor ve bu minber askerlerle birlikte cepheleri dolaşıyor.

Rus dini ve siyasi liderler aynı zamanda Allah bizimledir mealinde bir söz sarf ediyorlar. Medine'ye hicret ederken Hazreti Peygamberin ağzından Hazreti Ebubekir'e  ‘latahzen innellaha maana’ ayeti nazil oluyor. Üzülme Allah bizimledir deniliyor. Lakin bu mazlumiyet tahtında inmiş bir ayettir. George W. Bush Irak'ı işgale yeltenirken Allah bizim yanımızda demiştir. Bu zalim bir mevkide ya da işgal

mevkiinde söylenmiş bir sözdür. Bush'un savaşı savunma değil saldırı savaşıdır. Şimdi Putin dini yönden onu taklit ediyor.  Allah’ı yanlarında ferz ederek aynı  ifadeyi kullanıyorlar. Lakin Ukrayna'ya saldırdıkları halde savunma pozisyonunda olduklarını söylüyorlar. Bakalım nükleer gücü ve cepheye seferber ettiği manevi kahramanlar Putin'i zafere götürecek mi? Şüpheliyim!

Mustafa Özcan/TİMETÜRK

Etiketler:
Mustafa Özcan
Mustafa Özcan

Köşe Yazarı