Binlerce Kudüslü havacılarımızı uğurladı. Salim Bey ve rasıdı Kemal Bey Edremit uçağıyla güney-batı yönüne uçarak 45 dakikada Gazze üzerine geldiler. Burada havadan posta attılar. Böylelikle Edremit uçağı ilk kez posta servisini yapan uçak oldu. Havacılarımız Gazze'yi geçtikten sonra yine kıyı boyunu takip ederek 35 dakikada El Ariş'e ulaştı. Saat 7'de inişleri için hazırlanmış olan hava meydanına indiler. Türk havacılar böylelikle Mısır topraklarına girmiş bulunuyorlardı. Buradan sonra hedefleri olan İskenderiye'ye 500 kilometrelik bir yol kalmıştı. Salim ve Kemal Bey o gece El Ariş'te geçirdiler. Gelişleri şerefine mükellef bir ziyafet hazırlandı. 5 Mayıs gününü de El Ariş'te geçirdikten sonra 6 Mayıs Çarşamba sabahı 07:35'te hareket ettiler. Havacılarımızı Port Sait'te aralarında Mısır hükümetinin görevlendirdiği ve Kahire'den gönderdiği heyetin de bulunduğu binlerce kişi karşıladı. Salim ve Kemal Bey 6-7 Mayıs günlerini Port Said'de geçirdi. Burada şereflerine verilen ziyafet ve müsamerelerde hazır bulundular. 8 Mayıs 1914 Cuma günü de Kahire'ye ulaşmak üzere 5:40'ta Port Said'den havalandılar.
Salim Bey'in idare ettiği uçak Portsait'ten havalandıktan sonra şiddetli bir fırtınaya yakalandı. İlerlemek çok zordu. Salim Bey çare olarak uçağı PortSait'le Kahire arasında bulunan Telelkebir bölgesindeki bir kumluğa indirdi. Üstelik uçağın benzini de bitmişti. Kahire'ye telgraf çektiler ve bir bidon benzin istediler. Geceyi Telelkebir'de geçirdiler. O gece bölgeye mevsimde görülmemiş bir yağmur yağdı. Yöre halkı bunu Türk havacılarının gelişine yordu ve bu durum sevinçlerini artırdı. Havacılarımız 9 Mayıs Cumartesi günü Kahire'ye gitmek üzere saat 06:00'da hareket etti. Uçağın hareketi hemen telgrafla Kahire'ye bildirildi. Haberi alan Kahireliler yollar dökülerek uçağın ineceği Heliopolis'teki hava meydanının yolunu tuttular. Kahire'de Türk havacılarını karşılamak için özel olarak kurulan heyetin başkanı Prens Aziz Hasan Paşa ve heyet üyeleri ve Osmanlı komiser vekili Hidiv ailesinden bazı kimseler de havalimanına doğru yola çıktılar. Uçak inişe geçmişti meydanda 40 bin kişilik bir kalabalık toplanmıştı. Kahire halkı Edremit uçağını dualar ve alkışlar eşliğinde karşıladı. Askeri bando selam havası çalmaya başladı. Bu havayı Sultani ve Mısır Marşı takip etti. Salim ve Kemal Beye çiçek buketleri verdiler. O sırada Prens Aziz Hasan Paşa komutan ve bakanları havacılarımıza takdim etti. Salim ve Kemal Bey programa katılmak için otomobillerle şehir merkezine doğru hareket ettiler.
Havacılarımız Mısır Valisini ziyaretten sonra Mısır Bakanlar Kurulu üyelerini ziyaret etmeyi ihmal etmediler. Havacılarımız barajları gezdiler, Nil kenarında bir gezinti yaptılar. Gece Prens Aziz Paşa tarafından havacılarımızın şerefine Mehmet Ali kulübünde 300 kişilik mükellef bir ziyafet verildi. Bütün bakanların yer aldığı bu ziyafette Salim ve Kemal Bey Prens Aziz Paşa'nın sağında ve solunda oturdular. O gece Paşa'nın konağında misafir edildiler.
Kahire'de şereflerine verilen ziyafetlerle, resmikabullerle, gösterilerle günlerini geçiren havacılarımız 15 Mayıs Cuma günü karşılaşmalarında olduğu gibi muazzam bir törenle uğurlandılar. Havacılarımız özel heyetin davetine uyarak 05:50 beşte Kahire ve İskenderiye'nin tam ortasında Tanta kasabasına indiler. Burada da hava acılarımız görkemli bir törenle karşılandı ve hep birlikte cuma namazı kılındı. Havacılarımızın Tanta'dan yola çıktıklarını haber alan İskenderiyeliler akın akın uçağın ineceği İbrahimiye'ye gitmeğe başladılar. Burada meydanın etrafı bayraklarla donatılmış ve meydanın ortasına 6 metre boyunda ve 6 metre eninde beyaz bir bez serildi. Sahipleri Türk ve Araplardan oluşan kavala tütün şirketi Türk havacıların şerefine paketler içinde sigara dağıtıyordu. Hava kararmak üzereydi Türk uçağı İskenderiye semalarında göründü. Pilot Salim Bey'in idaresindeki Edremit uçağı Mısır yolculuğunun son merhalesi de başarıyla tamamlayarak kumluk alana indi. Uçak alana inince halk uçağın indiği yere doğru koşmaya başladı. Karşılama komisyonu ve üyeleri otomobillerle oraya gittiler. Salim ve Kemal Bey ellerinde birer Türk bayrağı olduğu halde uçaktan indiler. Muazzam bir kalabalık toplanmıştı. Kalabalıkta “Padişahım çok yaşa”, Yaşasın Salim ve Kemal beyler” tezahüratları yapıldı. Buradaki halk seni içten ağlıyor ellerini pilotlarımızın elbiselere sürüyorlar sarılıyorlar, uçağın kanatlarını öpüyorlar yüzlerini gözlerini sürüyorlardı. Bir ara havacılarımızı elleri ve başları üzerinde taşıdılar. Karşılıklı söylem ve tutuklulardan sonra hava acılarımız kalacakları Majestik adlı otele götürüldü. Bu otele Türk bayrağı çekildi. Pilotlarmız Al Bayrağı öperek altından geçti. Havacılarımız ertesi gün yani 16 Mayıs Cumartesi günü Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa'nın ziyaretine gittiler. Hidiv onları Resuttin sarayında ‘' Hoş geldiniz evlatlarım'' diyerek kabul etti. Hidiv havacılarımızla bir saat kadar baş başa görüştü. Bu görüşmeden sonra yemek salonuna geçildi. Yemekte hükümet üyeleri hazır bulundu. Havacılarımızın Mısır'a gelmesiyle meydana gelen sevinç ve sevgi gösterileri İskenderiye'de had safhaya ulaştı. Kahire'de olduğu gibi İskenderiye'de de halk havacıları görmek için Mısır'ın her yanından akın akın gelmekteydi. Hükümet havacılara karşı gösterilen bu sevgiden çok mütehassıs oldu. Salim ve Kemal Bey İskenderiye'ye ulaştığı gece sevinci anlatmak güçtür. Bütün emel yerine gelmiş ve Türk milleti içten sevinmiştir. Havacılarımıza yapılan bu coşkun tezahürat İngiliz polisini korkuttu. İngilizler A. Ahmet adında biriyle pilotlarımızdan şehri terk etmemizi istediler. Bunun üzerine sayıları 14 bin kişiyi bulan kalabalık sık sık tekbir getirmekte ve Yaşasın Türkiye haykırışlarını ayyuka çıkarıyorlardı..
Ramazan Akbaş/TİMETÜRK