Dolar

43,3644

Euro

51,4768

Altın

6.945,73

Bist

12.992,71

Olanlar Pek Hayra Alamet Değil!

2 Saat Önce Güncellendi

2026-01-26 00:01:57

Prof. Dr. Mehmet Şahin

Ahlaki değerler veya moral değerler bir kişinin karakterinin ve davranışlarının temelini oluşturur. Bu değerler başkalarına nasıl davranılması gerektiği, hayata nasıl bakılacağı ve yaşanacağını belirler. Dürüstlük, saygı, sorumluluk ve adalet gibi ahlaki değerler sağlıklı ve ideal bir toplum için elzemdir. Ancak içinde yaşadığımız çağda bu değerler çok etkili ve güçlü bir değişim geçiriyor. Ahlaki değerler veya normlar aşınıyor, dönüşüyor ve kayboluyor.

Aşınan Ahlaki Değerler

Ahlaki değerlerin aşındığını ve dönüştüğünü nasıl anlarız? Öncelikle sohbet konularına, sohbet mekânları ve biçimlerine bakalım. Daha önceleri ayıplanan, sohbet konusu yapmaya uygun bulunmayan konular şimdi günlük sohbet konusu haline geldi. Mahrem olduğu için, özel alan olduğu için, aile, çocuk, eş ile olduğu için sohbet konusu yapılmayan konular artık sıradanlaştı ve normalleşti. Üstelik sohbet konusu yapan da bu işten zevk alır hale geldi.

Toplumsal hayatta yer alan eğlence ortamları ve alışkanlıklarında da eksen kayması yaşandı. Eğlencenin de asaleti ve ölçüsü kalmadı. Roma arenalarında vahşi hayvanlara yem olarak atılan kölelerle eğlenen insanlar haline dönüştük. Şiddetten, zulümden, haksızlıktan zevk alır hale geldik. Boğaya kılıç saplayan matadoru alkışlayan ve tezahüratta bulunan, bu eziyet ve zulümden zevk alan ve eğlenenler ile farkımız kalmadı. Biz de horoz dönüştürüyoruz, sokak kavgalarını izliyoruz, kendisine şiddet uygulanan insanları ve hayvanları izliyoruz. Belki eğlenmiyoruz ama itiraz da etmiyoruz ve artık umursamaz hale geldik en azından.

Ya Sosyal Medya?

Artık sosyal medyanın etkili olduğu, belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sosyal medyada çeşitli alanlarda fikir ve içerik üreterek insanları yönlendirdiğine, düşüncelerine güvenildiği için takip edilen kişi olarak tanıtılan influencer adı verilen bir güruh peyda etti. Toplumun anlama, kavrama ve değerlendirme düzeyi o kadar düştü ki bireyler artık Influencer adı verilen sosyal medya figürlerinin etkisinde kalıyor, günlük hayatına o etki altında devam ediyor ve kararlarını, tutum ve davranışlarına onlara göre belirliyor.

Cehaletin sosyal medyada sergilendiği alan bu figürlere inanacak, güvenecek hale gelmiş olan cahil kitlelere dönüştüğümüz ortada. Sosyal medyada kendisine sunulan, gördüğü ve duyduğu herşeyi peşinen doğru kabul eden, kendi aklını devreye sokarak düşünme zahmetinde bile bulunmayan bireylerin oluşturduğu bir toplum haline geldik. Maalesef cehalet de normalleşti ve bu tür sosyal medya figürlerinin tercihleri ahlak normları haline geldi.

Ya TV ekranları?

Özellikle TV ve diğer medya araçları tarafından sunulan haberlerin bile beynimize bir bombardıman için hazırlandığını, dinleyen ve izleyenlerin beynini manipüle edecek şekilde tasarladığını ve hazırlandığını dikkate almaz olduk.

Haberlerin içeriğinde yer alan uyuşturucu, dolandırıcılık, şiddet gibi istenmeyen ve ahlaka aykırı olan unsurların TV haberlerinde verilirken TV ve Sinema yüzleri ile ilişkili verilmesi bir çeşit normalleşme getirecektir. TV ve sinema yıldızlarının bu tür davranışları göstermesi o yıldızları takip eden ve beğenenler tarafından normal olarak görülme riski vardır. Uyuşturucu, dolandırıcılık, şiddet gibi toplum yapısına ve ahlakına ters unsurlar TV ve diğer medya araçları tarafından o kadar yaygın servis ediliyor ki süreç içinde normalleşme yanında bir gereklilik olarak da görülmesi şaşırtıcı değil.

Ya Aile Dinamikleri?

Türk aile yapısında geleneksel olarak geçerli olan aile dinamiklerinin maalesef etkisini kaybetmeye başladığı dikkat çekmektedir. Aile ile ilgili olarak bir zamanlar açıkça yanlış olarak kabul edilen şeyler artık yeniden markalanıyor, çerçeveleniyor, paketleniyor ve hatta kutlamalarla kabul ediliyor. Bir başka deyişle bir zamanlar gayri ahlaki görülen, günah sayılan birçok olgu o kadar yaygınlaşıyor ki birçok insan bu normalleşme sonucunda bu olguların olduğunu neredeyse fark etmiyor.

Normalleşme Süreci

Bir davranışın yaygınlığının onu bir şekilde kabul edilebilir kılması bir çeşit normalleştirmedir. Bu normalleştirme aslında gayrı ahlaki veya günah olan bir şeyin etkisini yumuşatmayı amaçlar. Bir şeyin popüler olması, yaygınlaşması gayrı ahlaki olmaktan veya günah olmaktan kurtarmaz. Bir şeyi yeterince insan bir şey yaparsa veya toplum bunu giderek daha fazla kabul ederse, yapılan bu şey artık normalleşir ve bir sorun oluşturmaz. Bu şeyin yaygın hale gelmesi doğru olduğu anlamına gelmese de yanlış olan bu şey artık normal görülür.

Zararlı veya istenmeyen davranışların yaygınlığı haklılık gerekçesi oluşturduğu zaman o davranış artık normalleşmiştir demektir. Bir sonraki kuşağın normalleşen bu davranışı norm haline getirmesi söz konusu olabilir.

Yeni Toplum Mimarisi

Dürüstlük, saygı, sorumluluk ve adalet gibi ahlaki değerler artık modern toplumda nadir nitelikler olarak görülmeye başladı. Cinayet, hırsızlık, iftira, aldatmak, yalan söylemek, cinayet, dolandırıcılık, saygısızlık, ihanet gibi tüm olumsuz davranışlar farklı araçlarla ve projelerle aşındırılmakta ve normalleşmektedir.

Yeni bir toplum mimarisinde temel teşkil eden gayri ahlaki değerler artık ahlak normları haline gelmeye başladı. Öyle görünüyor ki dinsiz, cinsiyetsiz, milliyetsiz bir toplum inşa etme projesinin gereği olarak bir zamanlar benimsenen ve uyulan ahlak normları da dönüşmek zorunda.

Bize bir şeyler oluyor. Olanlar pek hayra alamet değil. Yine de olanda hayır vardır desek mi?

Prof. Dr. Mehmet Şahin \ Timeturk

Tüm Yazıları

Haber Ara