Bir lokantaya gidersiniz. Masanıza yemek listesi gelir. Siz o listede yer alan yemeklerden seçersiniz ve tercihi kendinizin yaptığına kendinizi inandırırsınız. Bunun adına da seçim özgürlüğü dersiniz. Listede bulunmayan yemeklerin var olduğunu bilirsiniz. Belki de sizin çok sevdiğiniz, çok daha lezzetli ve doyurucu bulduğunuz başka yemekler de vardır. Ama siz size verilen listeden seçim yapmayı öğrenmişsinizdir. Bir başka deyimle size bu eğitim verilmiş. Başka türlü davranamazsınız. Bu da bir öğrenmedir.
Demokrasi ve Demokratur
İşte yürürlükte olan demokrasi ve seçim böyledir. Size sunulanlardan birini seçmeye seçim özgürlüğü denmektedir. Modern demokrasi dedikleri budur. Halkın kendi yöneticisini kendisinin seçmesi demokrasi gereğidir. Demokrasi avam içindir.
Bir de Birleşik Krallık Parlamentosu'nda olduğu gibi Lordlar Kamarası vardır. Dünya düzenine yön verenler bu elitlerdir. Bunlara elitler denilir ve bunlar kendilerini halktan, avamdan görmezler. Tam tersi halk onların yönetebildiği, kendi düzenlerini sağlamak ve sürdürmek için yönlendirilebilen, kullanılan bir araç olarak görürler.
Para ve güç kullanarak, Epstein adasına olduğu gibi çeşitli ahlaksız yöntemlerle ülkelerin yöneticilerini kendileri belirler ve avama, halka kendi belirledikleri yöneticileri seçtirirler. Buna da demokratur denilmektedir.
Bir başka ifade ile halkın kendi yöneticisini kendi seçmesi değil, elitlerin belirlediği yönetim ve yöneticilerin seçilmesi için halkın, avamın kullanılmasıdır. Günümüzde birçok demokratik olarak adlandırılan ülkede aslında “demokratur” hâkimdir.
Seçilmiş Elitler
Elitler orantısız miktarda servet, ayrıcalık, siyasi güce sahip küçük bir gruptur. Bu grup aslında güç seçkinleridir. Sadece birbirlerini tanırlar, kabul ederler. Sadece birbirlerini anlarlar, birbirleriyle evlenirler. Benzer şeklide düşünürler. Dünya düzeninde politika yapımına hâkimdirler.
Başlıca kurumları kontrol ederler. Görüşleri ve eylemleri ile politika yapıcıların kararlarını etkilerler. Böylece bürokrasiyi, kurumları, başta müzik olmak üzere popüler sanatları ve sanatçıları, askeri ve medyayı etkileri ve denetimleri altında tutarlar.
Halkın yoksulluğu, felaketler, savaşlar, salgın hastalıklar elitler için fırsattır. Aileleri maddi sıkıntı çeken, koruyucu aile yanında büyümüş veya evsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan genç kızların Elitlerin mabedi Epstein adasına götürülmesi bunu göstermektedir.
Yoksulluk
Halkı yoksulluğa, çaresizliğe sevk edecek her türlü aracı kullanan elitler yoksul, kimsesiz çocukları cezbetmek için yüklü miktarda para ve kariyer ilerlemesi vaadiyle kandırırlar. Sonra lüks hediyeler ve lüks yaşam vaatleri devreye girer. Böyle olunca gözden uzakta, ıssız adada işlenen ahlaksızlıklar, suçlar zenginlik ve güç ile görünmez edilir. Zaten elitler için hesap verilebilirlik yoktur. Bunu ABD başkanı Trump'ın son zamanlardaki tutum ve davranışlarından da görmek mümkündür.
Elit Vesayeti
Evrensel ahlak, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi sözler elitlerin avamı yönetmek ve yönlendirmek için kullandıkları araç terimlerdir. Son zamanlarda Epstein dosyalarının yayınlanması belki de yüzyıllardır var olan batı merkezli düzenin arka planında ne olduğunu göstermektedir. Güç, para, karanlık, vahşilik, emperyalizm dünya düzenini elinde bulunduran elitleri tanımlamaktadır.
Bir başka ifade ile işte bu elitlerin sürdürdüğü düzen, dünyayı yöneten Batı kökenli küresel sistemin ta kendisidir. Bugün bu sistemin tam merkezinde de İsrail ve MOSSAD yer almaktadır. Diğer halkaları para, istihbarat, siyaset, medya ve akademi oluşturmaktadır.
Sisteme dâhil edilen bilim insanları ve kanaat önderleri de kitleleri etkileyebilecek tüm alanları kapsamayı amaçlamaktadır.
Bilim insanlarını bir şantaj dosyasına hapsetmek en kolay ve etkili manipülasyon araçlarından biridir. Böyle bir hapis ile onların temsil ettiği tüm bilimsel ve düşünsel alanı da kontrol edersiniz. Ayrıca, hapisteki bilim insanları yerine eliti temsil edenlerden bilim insanı olarak Bill Gates, Hawking bazı elitleri bili insanı olarak parlatırsınız.
Bize Yansımalar
Epstein dosyalarının bize yansımaları neler olabilir diye düşündüm. Geçmişte haber olarak yayınlanan bazı bilgilerden tutun da çizgi filmlerde çocuk karakterler tarafından seslendirilen ifadeler!
Sonra Adnan Oktar'ın kedicikleri ile yaptığı TV programlarında İsrail ve Netenyahu övgüleri!
Ve Adnan Oktar ekibinden Oktar Babuna adına 1999 yılında lösemi olduğu gerekçesi ile başlatılan kan kampanyasında Türkiye'den 120.000 kişinin verdiği kan!
Bizim HAYTAP adında ne olduğu belirsiz, güya hayvan hakları savunucularının hazırladıkları “sahiplendiriyoruz” başlığı altında 5-6 yaşlarında boynu tasmalı çocuk görselleri!
Sonra, Esfelessafiliyn durumuna düşen para ve güç sahibi vahşilerin çocuklara yaptıkları! Tecavüz edilen çocuklar! Eti yenen çocuklar! Kurban edilen çocuklar!
O Öyle Değilmiş!
Yıllar önce Afrika hakkında bize bilgi verilirken oralarda vahşi kabilelerin olduğu, insan eti yedikleri anlatılmıştı. Yalanmış! İnsan eti yiyenler Afrikalı kabileler değilmiş.
Yıllar önce yüksek lisans öğrencim olan Ugandalı İbrahim'e takılmıştım. İnsan eti yiyip yemediklerini sormuştum ve İbrahim bana olayın aslını anlatmıştı.
“Hocam biz Müslümanız. İdiAmin de Müslüman. Id, Bayram demek, Amin de zaten Emin demek. Bizim Müslümanları kötülemek için Batılılar böyle hikâyeler uydurdular. Amaçları Uganda'daki Müslümanları insan eti yiyen yamyamlar olarak dünyaya tanıtmak” demişti.
Meğer yamyamlar Ugandalı Müslümanlar değilmiş. Yamyam Batı medeniyetini temsil eden para ve güç sahibi elitlermiş!
Aynı Taktik
27 Mayıs Darbesine hazırlık sürecinde Menderes hükümetine yönelik olarak çıkan medya manşetleri geldi aklıma.
28 Nisan 1960'ta Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi Kampüsü'nde, öğrenciler, DP iktidarı aleyhine gösteri düzenledi. Bir kişinin hayatını kaybettiği olayların ardından “çok sayıda öğrencinin öldüğü, cesetlerinin ise Et ve Balık Kurumu'nda kıyılıp tavuk yemi yapıldı” haberi yayıldı.
Şimdi anlaşıldı mı 27 Mayıs Darbesini tertipleyenlerin kim olduğu? Batı merkezli elitler o zamanlarda da devrede imiş!
İsrail, MOSAD ve Epstein Üçlüsü
Sonra biraz daha düşününce olaylar ve bağlantılar birbirini izliyor. İlginç olan Epstein belgelerinin İsrail'den bağımsız olarak küresel medyada yer alması. Oysa Epstein bir MOSSAD ajanı ve yıllardır Siyonizm adına kirli işler ve ilişkiler ağını kuran ve yöneten bir görevli. İsrail ve MOSSAD olmadan Epstein anlaşılamaz!
İsrail, MOSSAD ve Epstein üçlüsü olmadan dünyada birçok ülkede yapılan seçimler ve seçimler sonunda iktidara gelen yöneticiler anlaşılamaz! Unutmayalım! Onlar için demokrasi değil demokratur geçerlidir.
Bu üçlü olmadan ABD'nin Afganistan'a müdahalesi anlaşılır mı? Bu üçlü olmadan ABD'nin Irak ile İran'ın savaşı anlaşılır mı?
Ya Suriye olayları? PKK, PYD ve farklı isimlerle bu bölgelerde taşeronluk yapan etnik, dini veya mezhep temelli terör örgütleri nasıl anlaşılacak?
Çocuk Kurbanlar
Sonra gelelim çocuk kurbanlara, tecavüz edilen sabi çocuklara, ırzına geçilen dünyanın her yerinden masum çocuklara!
Korkutulan, ırzına geçilen, tecavüz edilen, kurban edilen, pişirilip yemek masasına servis yapılan çocuklara ne demeli?
Nereden getirilmiş olabilir bu çocuklar?
Öncelikle savaşa sürüklenen ülkelerden elbette. Afganistan'dan, Iraktan, Suriye'den, Ukrayna'dan, Gazze'den, Sudandan vs. MOSSAD ve elitler tarafından kargaşa ve savaş çıkarılan diğer tüm ülkelerden!
Felaketlere yardım bahanesi ile kaçırılan çocuklar da kurban olabilir. Depremde kurtarma ve yardım amaçlı gelen kötü amaçlı derneklerin, örgütlerin neler yaptıkları biliniyor mu?
Depremlerde kaybolan çocuklar, savaşlarda kaybolan çocuklar!
Korkarım hepsi para ve güç sahibi elitlerin tecavüzlerine uğradılar, ayinlerine kurban oldular. Belki de sonra masalarına et olarak servis edildiler!
Epstein, boşuna “krem peyniri” gibi tadı var onların demiyor. Elitler için avam veya halk krem peyniri tadında ve kıvamındadır. İstedikleri gibi yönlendirirler.
Ve Allah Diyor ki:
“Andolsun biz insanoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık." (İsrâ; 70)
Prof. Dr. Mehmet ŞAHİN/TİMETÜRK