Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Makale 01.05.2026 4 dk okuma

Kendine yabancılaşan insan: Bir fıtrat meselesi

Paylaş:

Bir ayna olabilseydim ; önce nefs derdim… Kalbinize dokunmak, ruhunuzu duymak ve uyandırmak isterdim İnsanlığı! biraz mürekkep, az biraz da cüret… Sınırları da aşmak gerek azizim. O hâlde buyrunuz; âlemlere rahmet Peygamberimizin izinde hislenelim.”

Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, ihtilafa düşmeyin!”

Bu hadisi şerif , sadece bir öğüt değil; insanın iç dünyasına tutulmuş bir aynadır.

Bugün modern insan, tarihin belki de en konforlu ama en huzursuz döneminde yaşıyor. Her şey kolay”: ulaşmak kolay, tüketmek kolay, vazgeçmek kolay, sorumluluktan kaçmak kolay…
Vazgeçmek kolay, ama kendine dair olmayan her hakkı gasp etmek de kolay.

Çeldiricilerle dolu, dürtüsel bir çağa uyandık adeta. Hayvansı ve anlamlı olan tüm insani edimlerden uzak bir yaşam…
İstediğini al, kır, dök, parçala… ama hep haklısın. Çünkü neden? Kendin için buna mecbursun” zihniyeti.

Tek tipleştirilmiş insanın yaşam manifestosu bu hale geldi:
Orman kanunlarına hoş geldiniz.
İçindeki kral ne derse o… nefsin ve hevan ne isterse o…

Vicdan ise hâlâ içeride bir yerde… ama sesi kısık.
Dev bir ekranda kendi nefsimizle oynanan bir sahne gibi hayat. Herkes rolünü oynuyor ama kimse kendine yabancılaşmanın farkında değil.

Ve garip bir şekilde insanın kendisiyle geçinmesi hiç olmadığı kadar zor.

Çünkü Yaradan’ın içine koyduğu vicdan pusulası alarm halinde. Her hatamızda çırpınıyor, uyarıyor, çığlığını anlayabilene çok şey anlatıyor.
Ama işe yaramıyor. Çünkü insan duymadığını idrak edemez, anlamadığını düzeltemez.

İşte modern çağın donuklaştırdığı insan tam da burada ortaya çıkıyor.

Modern hayat insana sürekli şunu fısıldıyor: Zor olanı bırak, kolay olanı seç.”

Ama mesele burada kırılıyor. Çünkü kolay olan her zaman fıtrata uygun olan değildir.

Haz odaklı, dürtüsel bir yaşam kısa vadede rahatlık sunar ama uzun vadede insanı kendi özünden uzaklaştırır. İnsan sadece beden değildir; anlam arayan, sınırla olgunlaşan, disiplinle derinleşen bir varlıktır.

Nefisle savaş mı, yoksa nefsi eğitmek mi?

Bugün iki uç var:
Bir taraf tamamen serbest bırakıyor: Hayat kısa, canın ne istiyorsa yap.”
Diğer taraf aşırı sert: Ya tam ol ya hiç olma.”

Oysa hakikat bu iki uçta değil.

İnsan, ritimle gelişir; baskıyla değil.

Hadisin en önemli tarafı da burada:
Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz…”

Bugün insanın iç sesi çoğu zaman sert, yargılayıcı ve acımasız:
Yine yapamadın.”
Sen böylesin.”
Değişmezsin.”

Bu dil insanı düzeltmez, yorar ve vazgeçirir.

Ve en büyük ihtilaf başlar: insanın kendisiyle olan çatışması.

Bir yanı istiyor, diğer yanı engelliyor.
Bir yanı inanıyor, diğer yanı vazgeçiyor.
Bir yanı başlamak istiyor, diğer yanı erteliyor.

İçinde sürekli bir bölünme… sessiz bir savaş.

Sonuçta mesele şudur:
Ya tamamen serbest ol ya da kendini tüketene kadar zorla…
Modern hayat bu iki yanılsamayı sunar.

Oysa fıtrat başka bir şey söyler: denge.

Ve belki de en doğru söz burada söylenir:
Çağa inat bir tutam fıtrat serpelim mi şuraya…

Akıl ile Vicdanı ayırmadan ! Aklımıza tapınırken  ontolojik benliğimizi yok saymadan.

Monist bir bakış bırakalım benliğimize ,
Belki o zaman bizi bize hatırlatır.

Hatice Kübra Özbirinci/TİMETÜRK

Etiketler: