$

Dolar

47,3374

Euro

53,9324

£

Sterlin

63,1420

Frank

57,9618

Gram Altın

6.160,8400

Bitcoin

3.083.145

$

Dolar

47,3374

Euro

53,9324

£

Sterlin

63,1420

Frank

57,9618

Gram Altın

6.160,8400

Bitcoin

3.083.145

Makale 24.07.2026 6 dk okuma

Faizin küresel fotoğrafı ve TCMB kararları

Paylaş:

23 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00'te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yılın beşinci faiz kararını açıkladı. Fatih Karahan başkanlığındaki Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu; gecelik borç verme faizini yüzde 40'ta, borçlanma faizini ise yüzde 35,5'te dondurdu. Bir sonraki faiz kararının açıklanacağı Eylül ayına kadar yürürlükte kalacak olan faiz kararları özellikle reel sektörde devam eden sorunların çözümünü 2 ay ileriye atmış oldu. Özellikle İran savaşı sonrasında yaşanan bölgesel sorunlarında etkisiyle beklenti faiz indirimi olmayacağı yönündeydi. Karar, 16 ekonomistin katıldığı piyasa anketinde oybirliğiyle beklenen sonuçtu. Dün açıklanan raporda enflasyonun ana eğiliminin haziranda sınırlı bir gerileme gösterdiği, ancak öncü verilerin temmuzda geçici bir yükselişe işaret ettiği, jeopolitik belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki yeniden canlanmanın da risk unsuru olduğu belirtildi.

Sabit kalan bu yüzde 37'lik oran, konunun sadece Türkiye'ye özgü bir teknik detay olmadığını, aslında küresel para politikası mimarisinin çok daha büyük bir tartışmasının parçası olduğunu görmemiz açısından önemli. Faiz, kimi ülkeler için bir istikrar aracı iken, bazı ülkeler içinse bir yük oluşturuyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke faiz oranlarına değinmeden önce Türkiye’nin son 6 aylık periyotta ödediği faiz oranlarına değinmekte fayda var.

Tablo net biçimde gösteriyor ki iç borç faizi ayda 100-400 milyar TL bandında, oldukça oynak seyrediyor; bu oynaklığın temel nedeni o ay itfası gelen tahvil/bono stokunun büyüklüğü. Yalnızca 2026'nın ilk beş ayında Hazine'nin toplam faiz ödemesi 1 trilyon 239 milyar TL'yi bulmuş durumda. 2026 yılı için Hazine'nin toplam borç servisi programında öngörülen faiz gideri 2 trilyon 342,6 milyar TL iç borç faizi ve 357,8 milyar TL dış borç faizi olmak üzere yaklaşık 2,7 trilyon TL seviyesinde.

Türkiye Neden Bu Kadar Yüksek

TCMB'nin yüzde 37'lik politika faizini küresel tabloya yerleştirip kıyaslama yaptığımızda ise tablo çarpıcı hale geliyor.

ABD (Fed): Haziran 2026 toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed'in temmuz toplantısı 29 Temmuz'da gerçekleşecek ve piyasa beklentisi yine sabit faiz yönünde.

Euro Bölgesi (ECB): Haziran 2026 itibarıyla yüzde 2,4 seviyesinde; enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşmasıyla ECB geçtiğimiz dönemde faiz indirim sürecini tamamlamış durumda.

Brezilya: Gelişmekte olan ülkeler arasında en agresif sıkılaştırmayı yapan ülkelerden biri olan Brezilya, faiz oranını yüzde 15'e kadar yükseltti.

Suudi Arabistan: Dolara sabitlenmiş kur rejimi nedeniyle Fed'i yakından takip eden SAMA'nın gösterge repo faizi yüzde 5 seviyesinde.

Bu tablo, Türkiye'nin yüksek faiz oranının tesadüf olmadığını, kronik enflasyon, yüksek risk primi ve TL varlıklarda süregelen değer kaybı beklentisiyle doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Türkiye'de bankaların TL mevduata fiilen uyguladığı ağırlıklı ortalama faiz oranı (3 aya kadar vadeli), 10 Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 48,27'ye kadar çıkmış durumda yani mevduat sahibi, TCMB'nin politika faizinin bile üzerinde bir getiri elde edebiliyor. Bu fark, bankaların likidite rekabeti ve enflasyon beklentilerinin fiyatlamaya yansımasından kaynaklanıyor.

Peki Türkiye bu faiz yükünden ve küresel ekonominin dayattığı kıskaçtan nasıl çıkacak? Faizi temel almayan bir ekonomi modeli ne kadar mümkün ve yapısal reformlar içerisinde faizin alternatifi ne olmalı?

Katılım Finans Cephesinde "Faiz" Yerine Ne Var?

Katılım bankacılığı sisteminde faiz kelimesi yerine "kâr payı" kavramı kullanılıyor ve bu, sadece bir isim değişikliği değil, farklı bir mekanizma. Katılma hesabına yatırılan tutar, bankanın ticaret, ortaklık ve kiralama gibi yöntemlerle finansman sağladığı reel projelere yönlendiriliyor; müşteriye ödenecek getiri, önceden garanti edilmiş sabit bir oran değil, bu projelerden elde edilen gerçekleşmiş kârın paylaşım oranı üzerinden hesaplanıyor. Bu da katılma hesabını, konvansiyonel mevduattan ayıran temel fark olarak öne çıkıyor: risk ve getiri bankayla birlikte paylaşılıyor. Uygulamada ise katılım bankalarının kâr payı oranları, piyasadaki genel TL faiz seviyeleriyle büyük ölçüde paralel seyrediyor; bunun nedeni fon havuzlarının da nihayetinde aynı enflasyonist ortamda, aynı reel ekonomik koşullarda değerlendiriliyor olması. Bir başka deyişle, katılım finans "faizsiz" bir sistem olsa da içinde bulunduğu makroekonomik ortamdan bağımsız bir getiri seviyesi sunamıyor.

Burada asıl tartışılması gereken felsefi fark şu, konvansiyonel sistemde faiz, paranın zaman değeri karşılığında önceden taahhüt edilen bir bedel iken; katılım finansta getiri, reel bir ekonomik faaliyetin sonucunda ortaya çıkan kârdan pay almanın karşılığı. Enflasyonist bir ortamda her iki sistemin nominal getirileri birbirine yakınsasa da taşıdıkları risk felsefesi ve reel ekonomiyle kurdukları bağ noktasında ayrışıyorlar.

Peki katılım finans sistemlerinin faizi bir araç olarak kullanmayarak bankacılık sistemine nasıl bir katkı sağlayacağını ve bunu çeşitlendirerek güncel iktisadi ihtiyaçlara nasıl cevap vereceği sorusunun global örnekleri ise konvansiyonel bankacılığın temel fonksiyonu olan fon arz talep dengesinin katılım finans modelleri ile nasıl çözülebildiğinin örnekleridir. İngiltere merkezli Yielders küçük yatırımcıları gayrimenkul kira gelirine ortak ederken, Singapur merkezli Kapital Boost murabaha ve mudaraba yöntemleriyle KOBİ'lere kısa vadeli finansman sağlıyor. Bu örnekler, faizsiz finansın artık yalnızca bankacılık şubesiyle sınırlı olmadığını, kitlesel fonlama ve teknoloji üzerinden de büyüdüğünü gösteriyor.

Kaynak: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kamu Borç YönetimiRaporu, Nisan 2026 (Sayı:249) — "MerkeziYönetim İç Borç Servisi" ve "MerkeziYönetim Dış Borç Servisi" tabloları;Hazine ve Maliye Bakanlığı Haziran 2026 Nakit GerçekleşmeleriRaporu; TCMB ElektronikVeriDağıtım Sistemi(EVDS).

Tayfun Kaan Gündüz/TİMETÜRK

 

 

 

Etiketler: