Güven Olmadan Sermaye, Yatırım ve Ticaret Neden Zorlaşır?
Sanayi dünyasının öncü isimlerinden Robert Bosch’a atfedilen şu söz, ekonomik hayatın temel gerçeklerinden birini ortaya koyar:
“İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim.”
Çünkü para yeniden kazanılabilir; ancak güven kaybolduğunda onu yeniden inşa etmek çok daha zordur.
Peki bir sanayici neden paradan önce güveni koyar?
Yakınınızda paraya ihtiyacı olan biri olduğunu düşünün. Sizde de o para var, ancak borç vermekte tereddüt ediyorsunuz. Çünkü verdiğiniz paranın geri dönmeyeceğine inanıyorsunuz.
Para var, ihtiyaç var; fakat güven yok.
Aynı durum bir yatırım için de geçerlidir. Bir girişimcinin güçlü bir iş fikri, sizin de yeterli sermayeniz olabilir. Ancak girişimciye güvenmiyorsanız yatırım yapmaktan kaçınırsınız.
Demek ki ekonomide paranın harekete geçmesini sağlayan, çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir unsur var: Güven.
Ekonominin görünmeyen sermayesi
Ekonomide hemen her şey geleceğe ilişkin bir beklenti üzerine kuruludur. Bir girişimci bugün yatırım yapar, karşılığını yıllar sonra almayı bekler. Bir tüccar malını teslim eder, ödemesini vadeli alır. Tasarruf sahibi parasını bir yatırım aracına yönlendirirken sistemin adil işleyeceğine ve haklarının korunacağına inanır.
Güven, bütün bu beklentilerin temelidir.
Güven varsa işlemler hızlanır; daha az kontrol, daha az takip ve daha az belirsizlik gerekir. Güven zayıfladığında ise herkes kendisini korumaya çalışır. Daha fazla teminat, daha fazla denetim ve daha fazla bürokrasi ortaya çıkar. Maliyetler yükselir, hatta bazı ekonomik işlemler hiç gerçekleşmez.
Güven görünmezdir ama yokluğunun faturası çok net görünür.
Elinizde bir birikim olduğunu düşünün. Bu parayı üretime dönüştürmek yerine bekletmeyi seçebilirsiniz. Bir girişimci fabrika kuracak, makine alacak ve istihdam sağlayacaktır. Ancak geleceğe güvenmiyorsa yatırımını erteleyebilir.
Parası vardır, teknolojisi vardır; fakat güven yoksa sermaye beklemeyi tercih eder.
Çünkü sermaye yalnızca para değildir. Sermaye, aynı zamanda geleceğe duyulan güvendir.
Finansal sistemde güven neden önemlidir?
Son dönemde finansal piyasalarda ve yatırım fonlarında yaşanan gelişmeler, hepimize önemli bir soruyu yeniden sorduruyor: Paramızı nereye ve kime emanet edeceğiz?
Bir yatırımcı parasını bir sisteme koyarken yalnızca getiri beklemez. Bir sorun yaşandığında kuralların işleyeceğine, denetimin devreye gireceğine, mülkiyet hakkının korunacağına ve hukuk mekanizmalarının çalışacağına da güvenmek ister.
Bu güven sarsıldığında sermaye ya sistemin dışına yönelir ya da beklemeye geçer. Üstelik sorun yalnızca doğrudan zarar gören yatırımcılarla sınırlı kalmaz; benzer kurumlara ve finansal sistemin bütününe yönelik algıyı da etkileyebilir.
Peki güven nasıl inşa edilir?
Küçük bir kasabada insanlar birbirlerini tanır, birbirlerinin sözüne güvenerek ticaret yapabilir. Ancak milyonlarca insanın birbirini tanımadan işlem yaptığı modern ekonomilerde kişisel ilişkiler yeterli değildir.
Burada kurumsal güvenceye ihtiyaç vardır. Açık kurallar, şeffaflık, etkin denetim ve işleyen bir hukuk sistemi, ekonomik ilişkilerin kişilerin iyi niyetine bağlı kalmadan sürmesini sağlar.
Ancak kuralların yalnızca kâğıt üzerinde bulunması yetmez. İhlaller karşısında denetim devreye girmeli, sorumlular hesap verebilmeli ve hak arama yolları etkili biçimde çalışmalıdır.
Çünkü gerçek güven, sistemde hiçbir zaman sorun çıkmayacağına inanmak değildir.
Gerçek güven; bir hata veya skandal yaşandığında denetimin tavizsiz devreye gireceğini, sorumluların hesap vereceğini ve hakkınızı arayabileceğinizi bilmektir.
Zenginliğin arkasındaki görünmez güç
Bir şirket para kaybedebilir, bir ülke ekonomik kriz yaşayabilir veya sermaye zaman içinde eriyebilir. Bunların telafisi mümkün olabilir. Ancak güven kaybolduğunda, elinizdeki para bile ekonomiyi döndürmeye yetmeyebilir.
Nitekim iktisadi çarkların özü buraya dayanır: Tasarruf sermayeyi oluşturur, sermaye yatırımı doğurur. Verimlilik ve teknoloji üretimi büyütür, eğitim ise bu süreci gerçekleştirecek insan kaynağını yetiştirir. Fakat bütün bu mekanizmanın sağlıklı işlemesi, en nihayetinde güven zeminine bağlıdır.
Para görünürdür, güven görünmez. Ama parayı harekete geçiren şey güvendir.
Bu konunun detaylı anlatımını ve video analizini Dr. Murat Ergüven – YouTube kanalımda izleyebilir, görüşlerinizi videonun altında paylaşabilirsiniz.
Dr. Murat Ergüven / TİMETÜRK