DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Analiz: 'Enflasyon tahminleri, fiyat baskıları neticesinde yükseltildi'

'Merkez Bankası’nın tahminlerinin, önceki rapor döneminden günümüze olan ve tahmin patikası üzerinde seyreden fiyat gelişmelerine dikkate alacak şekilde artırıldığı, ancak halen Piyasa Katılımcıları Anketi’nde öngörülen seviyenin (yılsonu için güncel medyan %15,6) altında kaldığını görüyoruz...'

2 Ay Önce
2021-07-29 19:13:39

"Merkez Bankası, küresel emtia fiyatları ve zayıf TRY başta olmak üzere yoğunlaşan yukarı fiyat baskıları faktörleri itibariyle beklendiği gibi enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti." diyen Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan " Başkan Sn. Şahap Kavcıoğlu'nun kendisinin 2. yılın 3. Enflasyon Raporu sunumunu yaptığı toplantıda, tüketici fiyatlarının artışına dair Nisan rapor dönemindeki %12,2'lik yılsonu tahmini %14,1 seviyesine yükseltildi.

Merkez Bankası'nın tahminlerinin, önceki rapor döneminden günümüze olan ve tahmin patikası üzerinde seyreden fiyat gelişmelerine dikkate alacak şekilde artırıldığı, ancak halen Piyasa Katılımcıları Anketi'nde öngörülen seviyenin (yılsonu için güncel medyan %15,6) altında kaldığını görüyoruz. Merkez Bankası'nın güncel politika yönlendirmesi; gerçekleşen ve beklenen enflasyona göre ayarlandığında faizlerin pozitif bölgede sürdürülmesi ve %5 enflasyon hedefine ulaşılana kadar sıkı politikanın sürdürülmesi taahhüdünü içeriyor" değerlendirmesini yaptı

Enflasyon raporunda öne çıkan başlıklar....

"TCMB Enflasyon Raporu toplantısından öne çıkan diğer bazı başlıklar;Enflasyonun 2022 sonunda %7,8'e gerilemesi bekleniyor. Nisan Enflasyon Raporu'ndaki 2022 tahmini %7,5 seviyesindeydi.2021 sonunda gıda enflasyonu tahmini önceki %13'ten %15'e yükseltildi.2021 ortalama petrol fiyatı varil başına 69,6 USD olarak varsayılıyor." hatırlatmasını yapan Erkan analizini şöyle sürdürdü:

"Petrol ve gıda fiyatlarındaki tahminler enflasyon tahmini patikasına uyumlu bir şekilde revize edilmiş görünüyor. Yalnız, şu anda manşet enflasyon %17,5 ve gıda enflasyonu %20 seviyesinde. Dolayısıyla, oluşturulan tahminler halen yüksek seyretmekte olan fiyat artış patikasına göre de iyimser bir düzlemde kalıyor. Tarımsal emtia fiyatlarındaki artış eğilimi korunmakla beraber, genel emtia grubunda da arz darboğazları, tedarik sorunları ve teslimat gecikmeleri nedeniyle artış sürüyor. Buna eklenen zayıf TRY etkisiyle de ilk olarak ÜFE üzerinde, gecikmeli geçiş mekanizması üzerinden de TÜFE üzerinde artış baskısı sürüyor. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar tarafında da yeni vergi ayarlamaları ve enerji zamlarının etkisi fiyat denge noktasını yukarı doğru çekmiş durumda ve bu da %18,5 seviyesinde beklediğimiz Temmuz enflasyonunun ana sürükleyicisi olacak görünüyor. Difüzyon etkisinin fiyat katılığına katkısını düşündüğümüzde de, 4Ç21'de baz etkisi belli derecede devreye girene kadar yüksek tonu koruyacak bir enflasyonla karşı karşıya olacağımız anlaşılıyor"

"Talep etkisi,sıkı para politikası tedbirleri çerçevesinde zamanla sönümlenebilir..."

Erkan, "Bu süreçte, pandemi açılmalarının da gerçekleşmesiyle beraber fiyat geçiş mekanizması hızlı bir şekilde gerçekleşti ve Haziran ayında sıçrama gösteren enflasyon üzerinde etkili oldu. Talep etkisi, her ne kadar belli bir seviyeyi korusa da, sıkı para politikası tedbirleri çerçevesinde zamanla sönümlenebilir ve enflasyon katkısı azalabilir. Ancak şu anda talep ve maliyet kaynaklı olarak çift kanaldan yükselen enflasyonda maliyet kanalının ağırlığı daha da artarak enflasyon üzerindeki yukarı doğru baskıyı da sürdürecektir. Bu da en temel sorunun sorulmasını beraberinde getiriyor: Enflasyonun %19 politika faizini aşması mümkün müdür? Merkez Bankası böyle bir pozisyonda faiz artışı yapacak mıdır?" değerlendirmesinde bulundu.

"Dördüncü çeyrekte önemli bir enflasyon düşüşü bekleniyor..."

Analizde şunların altı çizildi:
"Sn. Kavcıoğlu'nun faiz artışı veya faiz indirimine direkt referans vermeden yaptığı açıklamaları baz alacak olursak; 4Ç21'de önemli bir enflasyon düşüşü bekleniyor. Bu yoğun şekilde, gerçekleşse bile, baz etkisinden yararlanır bir şekilde olacak. Ancak fiyatlamaların genel eğilimlerinin bu şartlarla değişim göstermesini beklemeyiz. Dünyada da enflasyon eğilimlerinin yakın aylar içinde bir kırılma gerçekleştirmesi beklenmiyor. Enflasyonun üzerinde faiz uygulaması, %19 üzerine çıkan bir senaryoda faiz artırımının yapılması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Ancak Merkez Bankası'nın temel senaryo analizine özellikle 4Ç21'deki enflasyon varsayımları çerçevesinde bunu dahil etmediği anlaşılabilir. Karantina açılmaları ve canlanan turizm sezonunun döviz geliri etkisi, bunun da cari açığa olumlu yansımasının, hatta dönemsel cari fazla verilecek olmasının kur üzerindeki iyimser beklentilerinin de enflasyona düşüş yönünde katkı yapacağı varsayılıyor. Diğer taraftan, Fed'in varlık alımlarını azaltmaya doğru gittiği süreçte diğer bazı gelişmekte olan ülke Merkez bankalarının yaptıkları faiz artışları gibi bir aksiyon içinde olunmadığı da görülüyor"

"Güçlü getiri sunmayan bir TRY, dolarizasyonun kırılmasında etkili bir konumda olamayacaktır..."

Enver Erkan analizini şöyle tamamladı:

"Hatırlanacağı gibi; Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, kısa bir süre önce katıldığı bir TV programında Temmuz veya Ağustos gibi faizlerin düşebileceği değerlendirmesinde bulunmuştu. O periyodda Temmuz ayını geride bırakmış bulunuyoruz. Özellikle Mart ayı sonundan itibaren %15 üzerinde değer kaybeden TRY ve bu minvalde yükselen fiyatlar, enflasyon baskısının daha yüksek hissedilmesine neden oldu ve Sn. Kavcıoğlu yönetiminde Merkez Bankası, politika faizini %19'da tutmaya devam etti. Enflasyonun Temmuz ayında %18,5 seviyesine ulaşması beklentisi ve yukarı eğilimini koruması, enflasyona göre ayarlanmış faiz konusunda alanı daraltmış durumda ve Fed tapering döneminde benzer ülkelerle rekabet oluşacağı için reel faiz konusu çok önemli. TRY'nin güçlü pozitif getiri garantisi sunması kriteri, aynı zamanda dolarizasyon için de belirleyici noktada bulunuyor. Dolayısıyla, yeterince güçlü getiri sunmayan bir TRY, dolarizasyonun kırılmasında etkili bir konumda olamayacaktır. Enflasyonun mevcut seviyeleri bile faiz indirmek konusunda çok az alan bırakmakla beraber, içerdiği riskler de zaten dar olan alanı daha da azaltacak bir potansiyele sahip. Bu şartlarla da, faiz indirimi konusunun ele alınması pek mümkün değil görünüyor."

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş