Dolar

43,6891

Euro

51,8792

Altın

7.082,72

Bist

14.180,69

Asla Umutsuz Olmayın! Firavun Düzenleri Yıkılacak, Kur'an Yeryüzüne Hâkim Olacak!

1 Saat Önce Güncellendi

2026-02-16 00:19:53

Burhan Bozgeyik

Mü'min ve Mü'mine kardeşlerimizin nice zamandır, derin ızdırap içerisinde kıvrandıklarını görmekteyiz. Müslümanlara yapılan dehşetli zulümler, adı “İslam ülkesi” olan ülkelerde Allah'ın hükümlerinin hâkim olmaması, Süfyan ve Deccal'in tasallutu, Epstein gibi şeytanın bile şerrinden Allah'a sığındığı habis unsurun bütün dünyayı ahtapot gibi sarması, insanı insanlığından utandıran fiillerin ulu orta konuşulur olması, zulmün, ahlaksızlığın ve küfrün zirve yapması, kardeşlerimizi dehşetli üzmekte ve sarsmakta. Oysa zerre kadar umutsuz olmaya yer yok. Hz. Musa Alayhisselam'ın bir asası ile (ki bir odun parçasıydı) koca Firavun ordusunu ve Firavun'u suda gark eden, bir rüzgarla Ad kavmini, bir sesle ve zelzele ile Semud kavmini, sivrisineklerle Firavun kavmini, kuşlarla Ebrehe'nin ordusunu helak eden Rabbimiz, dilerse bir çöple bütün kâfirleri yok eder. Her bir Müslüman imanının gereği buna inanmalı ve “tek başıma da kalsam, Allah'ın dinini, Kur'an ve Hadisi yeryüzünde hâkim etmeye çalışacağım” demelidir.

Şu anda aklını şeytana ve şeytanın uşaklarına kiralamayan bütün insanlık; kendilerini ve kâinatı yaratan Rabbimizin hükümlerinin hâkim olmasını fıtraten arzulamaktadır. İnsanlık, kâinatın Efendisi, güzel ahlak timsali sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği hakikatleri özlemektedir.

Üzülmeyiniz! Umutsuz olmayınız! Merak etmeyiniz, yüzlerce âyet-i kerime bizlere şu anda dünyada geçerli Firavun düzenlerinin tamamının yıkılacağını ve en az bin sene Kur'an'ın (Sünnet-i Seniyye buna dahildir. La ilahe illallah deyince bu mübarek lafza Muhammedürresulullah da dahildir) hâkim olacağını müjdelemektedir.

Geçmişte Peygamberlerin Hakka davetine karşı çıkan kavimlerden biri Âd, biri de Semud idi. Bakınız Kur'anımız, onların âkıbetleri için meâlen ne buyuruyor:

“Âd'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha nice nesilleri de inkârları sebebiyle helâk ettik. Biz onların her birine öğüt alsınlar diye geçmiş milletlerden misâller getirmiştik. Fakat uyarılarımızı hiçe saymaları yüzünden hepsini şiddetli bir biçimde helâk ettik.” (Furkan Suresi / 38-39)

“Âd ve Semûd'u da helâk ettik. Onların başına nelerin geldiği, harap olmuş meskenlerinden size açıkça belli olmaktadır. Şeytan onlara amellerini süsleyip püsledi de böylece onları doğru yolu tutmaktan alıkoydu. Halbuki onlar gerçeği görebilecek kadar zeki ve uyanık kimselerdi.” (Ankebut Suresi / 38)

“Hâlâ gerçeği kabulden yüz çeviriyorlarsa, onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini yıldırım gibi çarpan korkunç azabın sizi de çarpabileceği gerçeğine karşı uyarıyorum!” (Fussilet Suresi / 13)

“Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve: ‘Bizden daha güçlü kim varmış?' dediler. Kendilerini yaratan Allah'ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmüyorlar mıydı? Doğrusu onlar, bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.” (Fussilet Suresi / 15)

“Âd kavminin helâkinde de ibretler vardır. Onların üzerine biz her şeyi kasıp kavuran ve köklerini kurutan o kasırgayı göndermiştik. Öyle bir kasırga ki, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kavurup kül gibi savuruyordu.” (Zariyat Suresi / 41-42)

“Âd kavmi de peygamberleri Hûd'u yalanladı. Nasılmış benim cezalandırmam ve tehdîdim! Görsünler bakalım!” (Kamer Suresi / 18)

“Nihayet o dehşetli sarsıntı onları kıskıvrak yakalayıverdi de oldukları yerde yüz üstü serilip kaldılar.” (A'raf Suresi / 78)

“Yoksa onlara daha önce helak edilen toplulukların, Nuh kavminin, Âd ve Semûd'un, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve şehirleri altı üstüne getirilmiş Lût kavminin ibret dolu haberleri gelmedi mi? Halbuki onlara Peygamberleri apaçık deliller getirmişti de, kabul etmemişlerdi. Allah onlara kesinlikle zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.” (Tevbe Suresi / 70)

“Zulmedenleri o korkunç çığlık yakalayıverdi de, hiçbir kurtuluş zaman ve imkânı bulamadan oldukları yerde yüzüstü yığılıp kaldılar.” (Hud Suresi / 67)

O helak olan kavimlere gelen musibet, o bölgeye hastı. Bu defa gelecek musibetler, bütün dünyaya has olacak ve Firavun düzenleri toz zerresi haline gelip savrulacak, yok olacaktır. Bütün Müslümanlar o vakit gelmeden önce “gerçek Müslüman” olmaya bakmalı. O zamanda Nuh Aleyhissamın gemisinin benzeri, gerçek iman olacaktır. Gazze'de katliam yapanlardan, çocukları kaçırıp istismar edenlerden, kanlarını içenlerden, Allah'ın hükümlerine set çekenlerden bir teki bile kurtulamayacaktır. Bu dünya çok pislendi. “El- Kuddûs” isminin Sahibi buna izin vermez. Vermeyecektir de…

Burhan Bozgeyik/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

Haber Ara