$

Dolar

45,7392

Euro

53,0889

£

Sterlin

62,0462

Frank

58,2888

Gram Altın

6.630,8400

Bitcoin

3.452.309

$

Dolar

45,7392

Euro

53,0889

£

Sterlin

62,0462

Frank

58,2888

Gram Altın

6.630,8400

Bitcoin

3.452.309

Makale 23.05.2026 5 dk okuma

Bıçak sırtında bir bayram: İyi ki varsın “Orta Yolcu” kitle

Paylaş:

İbadet, Ekonomi ve Akdeniz Dalgaları Arasında Türk Halkı

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde siyaset mecrasında tozu duman katan bir kıyamet kopuyor olsa da sokakların ve pazarların tek bir ortak gündemi var:

“Bu sene kurban kesebilecek miyiz, memlekete mi gitsek yoksa rotayı Ege’ye mi çevirsek”

9 günlük uzun tatilin cazibesi ile enflasyonist baskının gölgesinde kalan kurban pazarı tezgâhları, Türk halkını hem manevi hem de ekonomik bir muhasebenin eşiğine getirdi. Peki, sahadaki gerçek ne? İstanbul başta olmak üzere anakentlerde hedeflenen kurban satışları gerçekleşiyor mu, yoksa kurbanlıkların yerini otel rezervasyonları mı alıyor?

Ekonomi: Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, bu yıl ülke genelinde yaklaşık 3,3 milyon hayvanın kesilmesi ve sektördeki toplam ekonomik hacmin 192 milyar lirayı bulması bekleniyor. Ancak Türkiye ekonomisinin ve kurban pazarının kalbi sayılan İstanbul’da rakamlar, Anadolu ortalamasının çok üzerinde bir zirveyi zorluyor.

İstanbul pazarının iki yakası arasında bile ciddi bir bütçe farkı oluşmuş durumda:

İstanbul Avrupa Yakası: Büyükbaş kurbanlıkların fiyatı 150 bin TL ile 450 bin TL arasında değişirken, canlı kilo fiyatı 480 TL - 520 TL bandına yerleşti. Küçükbaşlar ise 20 bin TL ile 45 bin TL arasında alıcı bekliyor.

İstanbul Anadolu Yakası: Büyükbaş fiyatları 140 bin TL ile 400 bin TL (canlı kilo 450 TL - 470 TL), küçükbaşlar ise 20 bin TL ile 35 bin TL seviyesinde seyrediyor.

Bu tablo, anakentte yaşayan asgari ücretli veya emekli fark etmeksizin geniş kitlelerin bütçesini ciddi şekilde sarsıyor. Birçok aile için kurban ibadeti artık "bireysel bir ritüel" olmaktan çıkıp, İstanbul pazarlarında 30 bin TL ile 55 bin TL arasında değişen 7 ortaklı büyükbaş hisselerine ortak olmak ya da Diyanet Vakfı’nın 18 bin TL olarak açıkladığı vekalet yoluyla bağış seçeneğine dönüşmüş durumda. Anakentteki pazarlarda nakliye maliyetlerinin 80 bin liralara dayanması nedeniyle üretici fiyat kıramıyor; İstanbullu vatandaş ise son güne kadar pazarın gevşemesini bekliyor.

Sosyal ve Manevi Boyut: Sahiller mi, Sıla-i Rahim mi? Gelelim o meşhur ikileme: "Kurbanlık mı, tatil mi?" Kamuoyunda popüler olan "Herkes tatile kaçıyor, gelenekler unutuluyor" algısı, güncel seyahat ve tüketici verileriyle incelendiğinde aslında tam olarak gerçeği yansıtmıyor. İstanbul gibi yoğun göç alan anakentlerde dışarıya doğru yaşanan hareketlilik, Türk halkının genetik kodlarındaki bağların hala ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor:

%48 Memleket ve Aile Ziyareti: Şehir dışına çıkacağını belirten büyük çoğunluğun ilk rotası turizm beldeleri değil; anne, baba ve akrabaların elinin öpüleceği memleket toprakları.

%18-20 Deniz ve Otel Tatili: Akdeniz ve Ege'deki otellerin doluluk oranları %90'ları bulsa da bu kitle, nüfusun geneline oranla daha dar bir segmenti temsil ediyor.

%36 Toplam Seyahat: Halkın üçte birinden fazlası yer değiştirirken, geriye kalan büyük çoğunluk kendi şehrinde, kendi mahallesinde bayramı karşılamayı seçiyor.

Burada sosyolojik bir hibritleşme de söz konusu. Türk insanı pratik zekâsını burada da konuşturuyor: Kurbanını memlekete ya da vakıflara vekâlet vererek kesen, böylece hem manevi vecibesini yerine getiren hem de kalan birkaç günü bir sahil kasabasında nefes alarak geçiren yeni bir "orta yolcu" kitle türedi. İyi ki varsın “Orta Yolcu” kitle.

Özetle; Kurban Bayramı bu sene tam anlamıyla "bıçak sırtında" geçiyor. Bir tarafta İstanbul pazarlarındaki o devasa bütçelerin getirdiği durgunluk, diğer tarafta 9 günlük tatilin getirdiği Akdeniz dalgalarının çağrısı. Ancak ne ekonomik dar boğaz ne de uzun tatiller, bu toprakların köklü "paylaşma ve bir arada olma" arzusunu tamamen silebiliyor.

Türk halkı, ister lüks bir otel odasında olsun, ister bir bayram sabahı aile sofrasında buluşmanın manevi huzurunda olsun Kurban Bayramını kutluyor.

Yahya Keleş /TIMETURK 

 

Etiketler:
Yahya Keleş
Yahya Keleş

Köşe Yazarı