Deve de demiş ki nerem düzgün ki… Güzel Anadolu'muzun o bin bir kültürlü yapısından beslenen atasözü ve vecizelerimiz aslında gerçek bir durumun içler acısı halini göstermek için yapılmış kara bir mizahtan başka bir şey değil. Toplumca geldiğimiz son noktada bize en çok yakışan söz de işte bu: Neremiz düzgün ki! Nereden tutsak sınıfta kalıyoruz. Sizlerle toplumsal yapımıza farklı birçok yönden bakmaya ne dersiniz? Geçenlerde bir yazı okudum. 1939 Erzincan depreminde depremzedelere yardım etmeleri kaydıyla bir günlüğüne serbest bırakılan mahkumlardan bir tanesi dahi kaçma teşebbüsünde bulunmamış ve hepsi verdikleri söz üzere geri dönmüştü. 2023 yılındaki Malatya ve Hatay depremlerini hatırlarsınız. Enkazın altında can pazarlığı varken birçok insanın evi kundaklanmıştı. Gerçekten de nerden nereye….Bizim bazı insanlarımız ideolojileri sever. Kendilerini tanımlama ihtiyacı duyar ve fanatik bir şekilde de savunuculuğunu yaparlar. Ülkemizde insanlarımızın kimileri tarafından ya dindar ya da Atatürkçü olarak ayrıştırılması çok tehlikeli bir hamledir. Bir insan hem dindar olup hem de Atatürk'ü sevemez mi.. Elbette ki sever. Bilinçli yapılan bu ayrıştırma bizleri parçalıyor ve bölüyor. Burada şu eleştiriyi de yapalım… İnanç Allah ve kul arasındadır, gerçek imanın kimde olduğunu ancak Yaradan bilir. Kimse sizin inancınıza paha biçemez.. Peygamberimiz ‘Ben dahi sonumun ne olacağını bilmiyorum' derken ne yazık ki aramızda Müslümanlığı sanki kendilerinden başkaları yaşamıyormuşçasına öyle lanse ettirenler var ki bunların yaptıkları inancımıza zarar vermekten başka bir işe yaramıyor. Bir de bazı kesimler var… Atatürk sadece onların, geri kalanlarsa zavallılar güruhu.. Ayrıştırılıyoruz, birbirimize ötekileşiyoruz… farkında mısınız! Bu vatan da bizim… bu inanç da bizim… bu topraklara ait olan ne varsa hepimizin…Çıkarlarımız ortak.. geleceğimiz ortak… Geçenlerde bir terim öğrendim ve kendi adıma çok utandım. Avrupa'da Avrupalılar tarafından Türkler için kullanılan bir ifade varmış: Türk usulü.. Üç kâğıdı tanımlıyormuş… Zamanında Osmanlı hükümdarlarından adalet dilenen Avrupalı hükümdarların torunları şimdilerde o padişahların torunlarına bu yakıştırmaları yapıyor… Nereden nereye…Ve bir şeyler daha Türkiye'nin uyuşturucu kullanımında geldiği son nokta…Gençlerimizin eğitim alanındaki yetersizlikleri, kültürel çöküşümüz ve en nihayetinde magazin toplumuna dönüşen biz! Ama unutmayın bunlar bugünün sorunu değil…Bu kronik rahatsızlıklarımız yılların birikimi…
Dr. Berna Çaçan \ Timeturk