Herkesin kendisini mükemmel, muhteşem, en haklı ve dokunulmaz gördüğü böyle bir çağda bu kelimelerin çok iddialı olduğunu biliyorum. Ama öyle ya da böyle kabul edin ya da etmeyin hepimiz biraz deliyiz.
Hangimiz yalan söylemedik, hangimiz haklı ya da haksız demeden bir kere bile olsa kendi çıkarlarını diğerinin önüne koymadı, hangimiz haksızlığa göz yummadık, hangimiz göğsünü gere gere bu soruların hepsine birden ben diyebiliyorsa ona helal olsun diyorum.
Gerçekten de kötülüğün bu kadar birbirine geçtiği bir çağda yine de adam gibi adam kalmak çok zor olsa da imkânsız değil. Bedeliyse bu kadar anormalliğin içinde normal kalabilmeyi başarınca yalnızlık.
İçinde yaşadığımız yüzyıl ne yazık ki diğer tüm yüzyılların aksine uyaranlara en fazla maruz kaldığımız belki bundan sonra da artarak devam edeceği bir tarihe denk geldi. Her birimiz bir diğerine benzemeye o kadar çok alıştı ve tezat bir şekilde birbirine de o kadar çok yabancılaştı ki.
Kötülükten beslenir olduk. İşimiz gücümüz alavere dalavere. Ama sorsan herkes çok masum.
Oysa şarkıda bile demiyor mu masum değiliz…Hiçbirimiz… Menfaatsiz ilişkiler kaldı mı sizce. Arkadaşlar, dostlar gerçekten de insanlığın haysiyetinde öyle gedikler açıldı ki tarih bu çağın insanlarını hiç de iyi hatırlamayacak. İçinizi karartmamayı ben de isterdim. Lakin birilerinin de size ayna olması gerekmiyor mu?
Dr. Berna Çaçan/TİMETÜRK