Dolar

44,8674

Euro

52,9611

Altın

6.954,16

Bist

14.484,91

Özel okul mu devlet okulu mu?

1 Saat Önce Güncellendi

2026-04-21 00:06:07

Dr. Berna Çaçan

Sevgili okurlarım uzun bir zamandır her ikisi üzerine araştırıyor ve bizzat da deneyimliyorum. O nedenle yazacaklarım sadece bir önerinin ötesinde, size, sahada yapılan analizlerin de sonuçlarını sunacaktır. Finlandiya'da bir gazeteci Eğitim Bakanı Krista Kiuru'ya ülkenizde neden özel okul yok deyince “Eğitim ticaret değildir'' cevabını alır. Özel okul cenneti olan ülkemizde her beş okuldan biri özel kurumlara aittir. Elbette ki amacım özel kurum karşıtlığı yapmak değildir.

Tahlil etmek ve en doğru sonuçlara ulaşmak için şimdi gelin eksisiyle artısıyla konuyu masaya yatıralım. Kişisel olarak Türkiye'deki tarzda kreş ve anaokulu sistemine karşıyım. Mecbur kalanlar sözüm dışındadır- 6-7 yaşına kadar anne ve baba yetiştirmeli çocuğunu. Ek destekler alabilir o konu değil. Gelelim ilkokula. Kolejlerde çok steril bir ortam sunulan çocuk fanusun içinde son derece savunmalı bir mekanizmada eğitim görür. Hayatı böyle deneyimler.

Ders saati uzundur. Ayrıca veli odaklı bir sistem olduğu için öğretmenin etkinliği okulun ticari kaygılarının gerisindedir. Öğrenci profiline bakınca çoğunluğu savunma mekanizması geliştirmiş ailelerin çocukları olduğu için bu çocuklara ez kaza bir arkadaşı dokunsun rehberlik birimleri teyakkuza geçer. Yahu biz çocukken dövüşürdük, şakalaşırdık sonra yine birbirimize girer iki teneffüs sonra unuturduk.. Ancak şimdiki veliler biliyorsunuz son model…

Okul yönetimi velileri memnun etmek durumunda kaldıkları için aslında burada sunulan hizmet- zira bir ticari kurumdur özel okullar- veli odaklıdır. Devlet ilkokullarında çocuk sosyal hayatın doğal akışı içerisinde küçük bir hayat stajı yapar…

Gerçek bir öğretmene ve iyi bir okul yönetimine denk geldiyse gerçekten de temel eğitimi sağlam olur. Velinin okula müdahale etme yetkisi burada o kadar keskin değildir. Milli günler ve bayramlar daha coşkuyla kutlanır.

Gelelim ortaokul ve liseye özellikle de liseye. Burada insanı sarsan, üzen ve gelecekle ilgili derin düşüncelere sevk eden bazı noktalar var: Özel liselere çocuklarının kaydını yaptıran veli-öğrenci profili ve niçin buraya geldiklerini tespit etmek için gençlerle sohbet ettiğinizde önemli veriler ortaya çıkıyor. Temel gerekçeleri: devamsızlıktan kalmanın olmaması, notların en az 50 ve üstü olması bir başka ifadeyle çocuğun dersten geçmek için çalışmak zorunda olmamasını düşünmesi ve ayrıca veli-öğrenci merkezli bir hizmet olduğu için öğretmenin vasfı yorumunu da size bırakıyorum.

Ortalama bir devlet okuluna baktığımızda ise- meslek liseleri ve düşük veya çok yüksek puanlarla öğrenci alan liseler konumuz dışı- çocuklar sınavları geçmek için çalışmak zorundadır ve öğretmenlerin vereceği eğitimin kalitesi onların vicdanlarına kalmış durumdadır. Her iki okul sisteminde de veli dolayısıyla öğrenci profilinde müthiş bir dejenerasyon vardır. Sonuç şudur: doğru bir aile ortamında yetişen doğru çocuklar doğru bir öğretmenin-öğretmenlerin elinde doğru bir eğitimle cevherden mücevhere dönüşür. Ancak burada ticari kaygıların olmaması gerekiyor. Asıl olan vatana ve millete faydalı nesillerin yetişmesidir yoksa patronların yağlı cebini doldurmak değil.

Dr. Berna Çaçan/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Evinde ölü bulunan baba eski eşi ve çocuklarına not bırakmış

Haber Ara