Siz hiç yürüdüğünüz yollara hayran kaldınız mı? Ben kaldım. Tahmin edeceğiniz üzere sözünü ettiğim yer, Likya Yolu.
Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Ovacık (Ölüdeniz) mahallesinden başlayıp, Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Geyikbayırı köyünde sona eren bu eşsiz rota; Teke Yarımadası’nın antik yollarını kapsayan, yaklaşık 540–760 kilometrelik bir yürüyüş serüveni sunuyor. Türkiye’nin ilk uzun mesafeli yürüyüş yolu olan Likya Yolu, kırmızı-beyaz işaretleriyle doğaseverlere rehberlik ediyor.
Pandemi öncesinde adım attığım bu büyüleyici rotayı, zaman içinde parça parça yürüyenlerdenim. Her etap, ayrı bir hikâye, ayrı bir manzara, ayrı bir duygu… İster pilates yapın ister fitness, hatta hangi sporla ilgilenirseniz ilgilenin; trekkingin verdiği o derin huzuru ve özgürlük hissini başka hiçbir yerde bulamıyorum. Cennet vatanımızın her köşesi ayrı güzel ama doğanın sunduğu bu trekking rotaları, insanı kendine hayran bırakıyor. İsterseniz Antalya’dan başlayın, isterseniz Muğla’dan… Likya Yolu, size kendi hikayenizi yazma özgürlüğü tanıyor. Kayaköy, Kelebekler Vadisi, Patara, Kaş, Kalkan, Kekova deniz, antik kentler, ormanlar ve dağ geçitlerini birleştiren bir rota olduğu için her etapta farklı bir doğa ve tarih deneyimini yaşamak eşsiz bir duygu.
Babadağ’dan Zirveden Hissedilen Yol
Geçtiğimiz haftalarda, yaklaşık 1900 metre rakıma sahip Babadağ’dan bu eşsiz rotayı izlemek ise bambaşka bir deneyimdi. Üç zirveden oluşan bu görkemli dağın en yüksek noktası 1.969 metreye ulaşıyor. “Karatepe” olarak bilinen ikinci zirve 1.400 metre yüksekliğe sahipken, 1200 metrelik pist özellikle kış aylarında dikkat çekiyor. Zirveler arasında uzanan derin vadi ve kalker yapılı coğrafya, Babadağ’ı bazı coğrafyacılara göre bir “sıradağ” haline getiriyor. Bu görkemli dağa teleferikle çıkarken ayrı bir heyecana kapılmamak elde değil.
Ve elbette, sahil tarafında yer alan Ölüdeniz… Burada yamaç paraşütü yapmak, gökyüzünden Likya Yolu’na bakmak isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor. Son yıllarda maraton ve doğa sporlarına ev sahipliği yapan bu rotalar, sporseverlerin de gözdesi haline gelmiş durumda. Yazı ayrı, kışı ayrı güzel olan Ege’nin bu eşsiz parkurlarını listenize eklemeyi unutmayın. Çünkü bazı yollar sadece yürünmez… hissedilir.
Yarım Kalan Bir Hikaye Çiçeğim Mattia Ahmet Minguzzi
Bu eşsiz rotanın sonunda sizlere anlamlı bir kitap önerisiyle veda etmek istiyorum. Yasemin Akıncılar Minguzzi’nin, oğlu Mattia Ahmet Minguzzi’nin anısını yaşatmak amacıyla kaleme aldığı Çiçeğim Mattia Ahmet Minguzzi, Cenova Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.
Hayatın içinden süzülen bu dokunaklı hikaye, sadece bir annenin kaleminden dökülen satırlar değil; aynı zamanda hepimize hatırlatan bir duygu yolculuğu… Çiçek gibi çocuklarımızı acı sonlarla kaybetmemek dileğiyle, rotalarınızda kitaplarınız daima sizinle olsun.