$

Dolar

46,8417

Euro

53,6077

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3117

Gram Altın

6.287,7900

Bitcoin

2.950.728

$

Dolar

46,8417

Euro

53,6077

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3117

Gram Altın

6.287,7900

Bitcoin

2.950.728

Makale 06.07.2026 7 dk okuma

Algoritmalar gündemi başlatıyor, televizyonlar meşrulaştırıyor

Paylaş:

Geride bıraktığımız dönemlerde  siyasetin nabzı Meclis kürsülerinde, Cumhur Başkanlığı’nda tutulurdu. Miting meydanlarında verilen mesajlar akşam televizyon bültenlerinin ana haberine dönüşür, ertesi sabah gazetelerin manşetleri günlerce sürecek tartışmaların fitilini ateşlerdi. Kamuoyu, büyük ölçüde geleneksel medyanın belirlediği gündem üzerinden şekillenirdi.

Bugün ise tablo tamamen değişti.

Artık siyasal iletişimin merkezi sessiz sedasız dijital platformlara taşındı. Bir X paylaşımıyla başlayan gündem, birkaç dakika içinde milyonlarca kullanıcıya ulaşıyor; Instagram’da yayımlanan kısa bir video geniş kitlelere yayılıyor ve ardından televizyon ekranlarına, internet haber sitelerine ve gazete sayfalarına taşınıyor. Başka bir ifadeyle, haber artık çoğu zaman önce dijitalde doğuyor, sonra geleneksel medyada meşruiyet kazanıyor.

Son günlerde bazı internet haber sitelerinde  yer alan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin Haziran 2026 sosyal medya performans raporu da tam olarak bu dönüşümün fotoğrafını çekiyor.

İlk bakışta sosyal medya istatistiklerinden oluşan teknik bir çalışma gibi görünen rapor, aslında Türkiye’de kamu iletişiminin hangi yöne evrildiğini gösteren önemli veriler içermesi bakımından dikkat çekici.

Ancak rapor özenle incelendiğinde, haberlerde pek üzerinde durulmayan, fakat;  günümüz siyasal iletişimi artık yalnızca sosyal medyada kazanılamayacağı…

Artık gerçek başarı, dijital görünürlüğü konvansiyonel medyadaki etkiyle birlikte yönetebilen isimlerin elinde anlam kazanıyor.

Takipçi Sayısı Her Şey Demek Değil

Uzun yıllar boyunca sosyal medyanın en önemli başarı ölçütü takipçi sayısı olarak görüldü. Ne kadar fazla takipçiniz varsa o kadar güçlü olduğunuz varsayıldı, halen de sayılmaya devam ediliyor.

Haziran 2026 verileri ise bu anlayışın çok geride kaldığını gösteriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek, yaklaşık 2 milyon 650 bin takipçiyle kabinenin en geniş dijital kitlesine sahip. Buna rağmen toplam etkileşim sıralamasında listenin sonlarında yer alıyor.

Bu tablo açık bir şekilde şu gerçeği ortaya koymaz mı?.

Sayıların büyüklüğü tek başına yeterli değil.

Asıl mesele, o kitlenin paylaşımlarınıza nasıl karşılık verdiği.

Tam da bu noktada İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi dikkat çekiyor.

Yaklaşık 721 bin takipçiye sahip olmasına rağmen 1 milyon 479 bin 444 etkileşim elde ederek kabinenin dijital performansında ilk sıraya yükseliyor. Aynı dönemde 65 bin 755 yeni takipçi kazanması da yürüttüğü iletişim stratejisinin karşılık bulduğunu gösteriyor.

Anlaşılan o ki sosyal medya artık en yüksek takipçiyi değil, en güçlü yankıyı uyandıranı ödüllendiriyor.

Az Paylaşmak Bazen Daha Fazla Konuşturuyor

Rapordaki bir başka dikkat çekici veri ise gönderi başına düşen etkileşim oranları.

Bu kategoride zirvede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum yer alıyor. Ortalama 13 bin 343 etkileşim alan paylaşımları, dijital iletişimde nicelikten çok niteliğin önemini ortaya koymuş durumda.

Buna karşılık Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu ay boyunca 655 paylaşım yaparak kabinenin en üretken ismi olmasına rağmen, gönderi başına etkileşim sıralamasında beklenen seviyeye ulaşamıyor.

Bu durum uzun zamandır konuşulan bir gerçeği yeniden doğruluyor.

Çok paylaşmak her zaman daha fazla etki oluşturmak anlamına gelmez.

Dijital dünyada görünür olmak başka, iz bırakmak başka.

Vatandaş Bilginin Yanında Duygu da Arıyor

Raporda en fazla karşılık bulan içerikler incelendiğinde ortak bir eğilim dikkat çekiyor.

Milli spor başarıları…

Sosyal konut projeleri…

Adalet ve güvenlik mesajları…

Filistin, Kudüs ve Şam eksenli dış politika başlıkları…

Bu içerikler milyonlarca kullanıcıdan yoğun etkileşim alırken, rutin bürokratik açıklamalar aynı ilgiyi göremiyor.

Bu tablo, vatandaşın artık yalnızca bilgi edinmek istemediğini gösteriyor.

İnsanlar aynı zamanda umut veren, ortak başarı hissi oluşturan ve aidiyet duygusunu güçlendiren içeriklerle bağ kuruyor.

Bir başka dikkat çekici ayrıntı ise içerik formatı.

Kabine üyeleri hâlâ ağırlıklı olarak fotoğraf paylaşsa da en yüksek etkileşimi videolar ve Reels formatındaki içerikler alıyor.

Sosyal medya artık okunan değil, büyük ölçüde izlenen bir mecra.

Kabinenin Ortak İletişim Dili

Kelime analizleri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.

Türkiye”, “güçlü”, “yatırım”, “eğitim” ve “Cumhurbaşkanımız” ifadeleri en sık kullanılan kavramlar arasında yer alırken; #TürkiyeHızlanıyor, #TürkiyeYüzyılı ve #BizimÇocuklar etiketleri ortak iletişim eksenini oluşturuyor.

Bu tablo, kabine üyelerinin birbirinden bağımsız hesaplar gibi değil, ortak bir iletişim stratejisi çerçevesinde hareket ettiğini gösteriyor.

Konvansiyonel Medyanın Gücü Hâlâ Devam Ediyor

Ancak raporun belki de en dikkat çekici yönü, sosyal medyanın dışına taşan verilerde gizli.

İnternet sitelerinde yayımlanan haberlerin büyük bölümü dijital etkileşim rakamlarına odaklanmış. Oysa raporun konvansiyonel medya analizleri incelendiğinde farklı bir güç dengesi ortaya çıkıyor.

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek ile Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın ulusal televizyon kanalları, gazeteler ve haber portallarındaki görünürlük oranları kabinedeki birçok ismin üzerinde seyrediyor.

Sayın Gürlek’in hukuk ve güvenlik politikalarına ilişkin açıklamaları, Sayın Fidan’ın ise dış politika ve diplomasi alanındaki temasları geleneksel medyada geniş yer bulmaya devam ediyor.

Bu durum önemli bir gerçeği hatırlatıyor.

Dijital platformlar gündemi başlatabiliyor.

Ancak televizyonlar, gazeteler ve haber kanalları o gündemi geniş kitlelere taşıyarak meşruiyet kazandırıyor.

Dolayısıyla iletişim gücü artık tek bir mecrayla ölçülemiyor.

Gerçek etki, dijital görünürlük ile konvansiyonel medyadaki ağırlığı birlikte yönetebilenlerde ortaya çıkıyor.

Yeni Siyasetin Şifresi

Haziran 2026 Kabine performans raporu, Türkiye’de siyasal iletişimin yeni dönemini açık biçimde ortaya koyuyor.

Artık başarı ne en fazla paylaşım yapmakta ne de en yüksek takipçi sayısına ulaşmakta gizli.

Belirleyici olan; doğru içeriği, doğru zamanda, doğru formatta ve toplumun duygularına dokunacak şekilde sunabilmek.

Haziran ayının verileri gösteriyor ki dijital etkileşimde İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin yükselişi, konvansiyonel medyada Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek ile Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın güçlü görünürlüğü, siyasal iletişimde artık tek bir başarı ölçütünün kalmadığını ortaya koyuyor.

Yeni dönemde kazananlar, yalnızca algoritmaları değil; televizyon ekranlarını, gazete manşetlerini ve dijital haber platformlarını aynı iletişim stratejisi içinde yönetebilenler olacak.

Çünkü siyasetin yeni sahnesi yalnızca telefon ekranları değil.

O ekranlarda başlayan gündemi büyüten, derinleştiren ve toplumsal hafızaya dönüştüren bütün iletişim ekosistemidir.

Şakir Kurter/TİMETÜRK

Etiketler:
Şakir Kurter
Şakir Kurter

Köşe Yazarı