$

Dolar

47,0365

Euro

53,7642

£

Sterlin

63,0417

Frank

58,0604

Gram Altın

6.093,6800

Bitcoin

3.048.117

$

Dolar

47,0365

Euro

53,7642

£

Sterlin

63,0417

Frank

58,0604

Gram Altın

6.093,6800

Bitcoin

3.048.117

Makale 15.07.2026 4 dk okuma

10. yıl… 15 Temmuz, FETÖ ve Ahbap kazığı…

Paylaş:

Tüm 15 Temmuz şehitlerine rahmet diliyorum.

İhaneti gördük; üzerinden 10 yıl geçmiş, dile kolay...

Dün gibi hatırlayanlardanım; o geceyi ve takip eden geceleri sokakta geçirdim.

O kahpe saldırıları 2000 ve sonrası doğumlular net biçimde hatırlamakta zorlanacaktır.

Ancak kamera kayıtlarına geçmiş, tarihimizin en detaylı işgal ve darbe saldırısı olması bakımından ilerde öğrenecekler ve hatırlamak isteyenler için bu da bir şans.

Yine de görüntüler yetmez.

Sağlam fikir, temiz vicdan, dürüst inanç...

Bunlara az rastlanıyorsa artık “ahir zamandayız” demektir.

Bu ihanetin büyüklüğü ve derinliği kolay anlaşılır şey değil.

15 Temmuz hainlerinin bir kısmı hala cezalandırılmadı.

Suçüstü yakalananlar ve itirafçılar hakkındaki idam beklentisi ise çoktan bitti.

Saldırıların tetikçisi FETÖ dini bir yapılanma değil, doğuştan ajan yapılanmaydı.

Çırılçıplak iç ve dış düşman projesiydi.

40 yıl “yasal”, o gece ise yasadışı silahla davranınca, medya “terör örgütü” diye kekelemeye başladı.

FETÖ mağdurlarının hakkını mevcut kanunlar veremez.

Yaşananlardan ibret çıkar mı, o da bilinmez.

AHBAP KAZIĞI

Öte yandan söz konusu olan ibretse, istismarsa, aldatmaksa veya bile bile aldanmaksa, işte size tarihi bir “ahbap” kazığı…

2023… 15 Temmuz’dan sadece 7 yıl sonra 10 ilimizi yıkan çifte depremi “asrın felaketi” olarak niteleyen medyanın bugünlerde “asrın kazığı”nı konuşması manidardır.

Dernek ve derneğe gönül veren partizan kitleler sosyal medyada vicdan diye diye, insanlık zikri çeke çeke, Kızılay’ı ve AFAD’ı göme göme yardım toplamıştı.

Bundan müthiş bir “politik intkam” keyfi alınmış, derneğin patronunu “politik tarafsızlık” açıklaması yapmak zorunda bırakmıştı.

Böyleyken linç yemekten de kurtulamamıştı.

Vicdan ve insanlık ise tüm kapıları/cüzdanları açan laftan ibaretmiş.

Kaçırılan paraların sıfırı, mağdurların sayısı ne olursa olsun…

İsterse 1 TL ve sadece 1 kişi olsun...

Eğer bu ülkede temiz bir vicdanla birilerine yardım ulaştırma imkanı/emniyeti yoksa geçmiş olsun.

Bundan tüm toplum, adı her neyse tüm parti ve dernekler sorumludur.

Vaziyet, depremden çok daha büyük bir felaket, şiddeti ölçülemez ülke çökertici bir afettir.

Akıl ve ruh sağlığını ortadan kaldıran kitle zehirlenmesi yaşıyoruz.

Bela umumi ve umursanmaz olduğu için, asıl akılları baştan alacak belaları çağıran azgınlıklar/riyakarlıklar/teşhircilikler/görgüsüzlükler/pişkinlikler söz konusu.

“Allah’ından bul” diyene “Allah nerede?” diyen sapkın rahatlığı!..

Öyle kaypak ve parazitli bir coğrafyada yaşıyoruz ki, asalak tipinin örgütlü/örgütsüz her türlüsü ile her zaman karşılaşmak mümkün.

Deprem sonrası sokakta, aç biilaç, ayakları çıplak insanımıza kamyonlar dolusu yetiştirilen eşya ve kıyafetler, daha deprem bölgesine yetişmeden yol kenarındaki arazilere dökülmüş halde görüntülenmişti; hatırladınız mı?

Yardımseveri ile nankörü içiçe yaşayan coğrafya...

Komşu komşunun külüne muhtaç iken, komşunun tavuğunu kaz gibi gören zihniyetin yurdu!

“Coğrafya kaderdir” diyorlar.

Bu klişeyi şöyle çözümlemeye başlayabiliriz:

“Aldanmak kader midir?”

Aldatan, ihanet eden, kazıklayan, nankörlük eden her zaman olacaktır.

Bir de şöyle bakalım…

“Göz hasmını tanır” sözü, görme organından değil ferasetten, tecrübeden, ibretten, örgütlü saldırılara karşı örgütlü (birlik) olmaktan bahseder.

En küçük örgütlü yapılar, en kalabalık örgütsüz yapıları dağıtabilir…

Hasmımızı, hainimizi, nankörümüzü, iki yüzlümüzü tanıyalım.

Elbette hiç beklemediğimiz birinden darbe yiyebiliriz. Ancak öldüremedikten sonra bizi daha güçlü ve beklenmedik darbelere karşı dayanıklı kılacak inanç ve akla muhtacız.

 

 

 

 

Cumali Dalkılıç
Cumali Dalkılıç

Köşe Yazarı