Yerli uçak tanıtım töreni

Yerli uçak tanıtım töreni

27.05.2015 14:01:22
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin savunma sanayisinin, 5 milyar dolarlık yıllık üretimi, 1,6 milyar dolarlık ihracatı, 1 milyar dolara varan Ar-Ge çalışmalarıyla çok güçlü, dünyayla rekabet edebilecek kapasitede olduğunu belirterek, "Savunma Sanayii İcra Komitelerinde ele aldığımız hususlar bağlamında önümüzdeki dönemde de inşallah milli muharip uçağımızı, 2023'e kadar Türk semalarında uçurmuş olacağız" dedi.

Davutoğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen yerli uçak tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, son 12 yılda 10 milyon vatandaşın ilk kez uçağa bindiğini ifade ederek, 12-24 ve 25 saat süren uzun otobüs yolculuklarının yerini konforlu, çok kısa sürede hedefe ulaşabilen hava yolu imkanlarının aldığını söyledi.

Bu çerçevede 100 kilometrelik daireler içinde havalimanına ulaşım imkanı olmayan tek bir vatandaş bırakmayacaklarını dile getiren Davutoğlu, Türkiye'nin yükselen bir ülke olarak milli savunma sanayisini geliştirme konusunda çok geç kaldığını, yavaş davrandığını, önündeki on yılları kaybettiğini aktardı.

Davutoğlu, milli uçak yapımında 1944'ten bu yana geçen zamanın "kaybedilmiş yıllar" olarak görülebileceğini belirterek, 2002'de AK Parti iktidarı ülkede söz sahibi olana kadar bütün savunma ihtiyaçların dışarıdan karşılanacağı bir varsayım içinde davranıldığını, hatta bir takım rant çevrelerinin oluştuğunu kaydetti.

Türkiye'nin ihtiyacını hibe silahlardan karşılayan ya da satın alımlarda başka ülkelerin kongrelerine, parlamentolarına muhtaç bırakan, aradaki bazı kesimlerin de yüksek karlarla ülke ekonomisini zora soktuğu projelerin gündeme getirildiğine dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İktidara gelişimizle birlikte yerli tedarik bağlamında bir stratejik tercihte bulunuldu. 2002'de savunma sanayinde yerlilik oranı, yüzde 24 iken bugün yüzde 60'a kadar çıktı. Dışişleri Bakanlığım döneminde, özellikle füze teknolojisi bağlamında gelişmeleri takip etmek üzere ROKETSAN'ı ziyaret ettiğimde, ROKETSAN yetkililerinin söylediği husus aradaki değişimi açık bir şekilde ortaya koyuyordu. Bizden önce ROKETSAN'ın 2005'te kapatılmasına karar verilmişti. Yani Türkiye'nin ASELSAN'dan sonra önemli kurumlarından bir tanesinin 2002'de alınan kararla kapatılmasına karar verilmişti. Şimdi ise ROKETSAN dünyada rekabet gücü yüksek uluslararası şirketler arasına girdi. Nasıl Nuri Demirağ'ın projeleri durdurulmuşsa, bir el ROKETSAN'ın üzerinden mili savunma sanayinin füze teknolojisine dayalı önemli projelerini durdurmak için düğmeye basmıştı. Eğer AK Parti iktidarda olmasaydı şu anda geliştirilmiş birçok proje, gelişme imkanı bulmadan durdurulmuş olacaktı. Biz hiçbir şekilde durdurulamayacak bir iradenin sözcüleriyiz. Bizi durdurmak isteyen ancak ve ancak 27 Mayıs gibi darbeler üzerinden hedefine ulaşabileceğini zannedebilir. Türkiye'de de artık ne bu darbelere, ne bu vesayete, sığ yaklaşımlarla büyük projeleri durduran dar siyasi anlayışlara izin verilmeyecektir."

- "Tasarım için gerekli yetkilendirmeler verildi"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, son 12 yılda savunma sanayisinin her alanında büyük hamleler yaptıklarının altını çizerek, Altay tankı, ANKA insansız hava aracı, HÜRKUŞ eğitim uçağı projesi, milli gemi projesi, yerli otomobil gibi çok geniş bir alanda Türkiye'nin savunma sanayisine katkıda bulunulabilecek yan sektörlerle desteklenen projelerin hayata geçirildiğini anlattı.

Artık hibe üzerinden kendi savunmasını tanzim etmeye çalışan bir ülke olmadığını vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aksine 5 milyar dolarlık yıllık üretim, 1,6 milyar dolarlık ihracatı, 1 milyar dolara varan Ar-Ge çalışmalarıyla çok güçlü, dünyanın rekabet edebilecek kapasitedeki öncü ülkeleri arasında olan bir savunma sanayimiz var. Savunma Sanayii İcra Komitelerinde ele aldığımız hususlar bağlamında önümüzdeki dönemde de inşallah milli muharip uçağımızı, 2023'e kadar Türk semalarında uçurmuş olacağız. Tasarım için gerekli yetkilendirmeler verildi. Füze savunma sanayi konusunda, milli kapasiteyi artırıcı her türlü tedbir alınacak. Türkiye kendi savunması için neye ihtiyaç hissediyorsa, kendi mühendisleri, kendi sermayesi, kendi emeği, en önemlisi kendi iradesiyle hayata geçirecek. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu çerçevede çok önemli bir atılım, tabiri caizse paradigmayı, oyunu, akış seyrini değiştirecek önemli bir kararı almamız gerekiyordu. Bu da milli bölgesel uçak yapımı."

- Yüzde 100 Türk tasarımı

Daha önce ilk sunumların Bakanlar Kurulu'nda yapıldığını, son aylarda bu çalışmalara hız verdiklerini bildiren Davutoğlu, geçiş aşamasıyla süreyi kısaltmayı, bir an önce sertifikasyonu ve güvenirliği olan model üzerinde yoğunlaşmayı ve onunla yola çıkmayı amaçladıklarını kaydetti.

Davutoğlu, Nuri Demirağ'ın uçağının o dönemin "A" kategorisinde sertifikasyonunu alan bir uçak olduğunu anımsatarak, ancak durdurulduğunu, durduranların ise ülkenin içinde ve dışında bağlantıları olduğunu söyledi.

Güvenirliği yüksek, test edilmiş model Dornier 328 ve 628 ile ilgili yapılan anlaşma ve telif haklarının alınması sonrasında sertifikasyon da dahil tüm süreçlerin kısa sürede tamamlanacağını vurgulayan Davutoğlu, 2019'da Dornier 328 model etrafında yapılan ilk uçağın uçuşa geçeceğini, 2023'te de sipariş edilen 50 uçağın üretileceğini dile getirdi.

Davutoğlu, 2020'de, Dornier 628 modeliyle ilgili tasarımın tamamlanıp, 2023'te uçuşun gerçekleşeceğine dikkati çekerek, yüzde 100 Türk tasarımı milli bölgesel uçak ile milli muharip uçağın birlikte Türk semalarında uçağını ifade etti.

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

M

Ben mhpli değilim ama ülkücü ocaklarıyla içli dışlıyım, hepsinide severim sayarım, ve ocak başkanlarının dile getirdikleride bu. Bahçeli, ayağını denk al, senin konuşmandan sonra başkanların çoğu artık bahçeliyi reis kabul etmeyiz dediklerini sende işittin. Orası fildişinden yapılmış bir kale değil, sen ise ebedi hayatt kalacak değilsin, bırak bu maryonet olmayı, iradeni kullan tabanı dinle! Bu ülke için koalisyonlar içinde en selametlisi yine bu olur kanaatindeyiz!