Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Atatürk, İnönü, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren Harp Okulu mezunuydular.
Celal Bayar yürürlükteki mevzuatımıza göre medrese eğitimi almış bir okur-yazardı. Yani İlkokul diploması dahi yoktu. Ama Atatürk’ün Bakanı ve Başbakanıydı.
İş Bankası’nın kurucu Genel Müdürüydü.
İttihat ve Terakki Fırkasının İzmir Genel Sekreteriydi.
Kurtuluş Savaşının Galip Hocasıydı.
Turgut Özal ve Süleyman Demirel İTÜ mezunuydular.
Ahmet Necdet Sezer Ankara Hukuk Fakültesi mezunu.
Abdullah Gül İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gördü.
Recep Tayyip Erdoğan İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademesine bağlı bir fakülteden mezun.
Şimdiki adı Marmara Üniversitesi İİBF.
625 sayılı özel okullar kanunu gereğince 1960’lı yıllarda yıllık ücreti 3.500 lira olan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Yüksek Okullar açıldı.
Nerede açıldı?
Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve Eskişehir’de açıldı.
Özel Yüksek Okullarda Tıp ve Hukuk Yüksek Okulları hariç tüm bölümler vardı.
Mesela:Tanınmış iş insanı Nihat Özdemir ile FB’nin efsane Başkanı Aziz Yıldırım Süleyman Demirel’in kardeşi Hacı Ali Demirel’e ait Ankara’daki Yükseliş Mimarlık ve Mühendislik Özel Yüksek Okulundan mezundurlar.
Tanınmış iş insanı İzzet Baysal Özel Harp Okulu açabilmek için Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanlıklarına resmen dilekçeyle başvuruda bulundu.
TİP Özel Yüksek Okulların ANAYASA’NIN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU GEREKÇESİYE ANAYASA MAHKEMESİNE MÜRACAAT ETTİ.
1971 yılında Türkiye’de askeri vesayet ve sıkıyönetim vardı. (Bkz.12 Mart askeri muhtırası)
Anayasa Mahkemesi o günkü olağanüstü şartlardan dolayı 625 sayılı kanunun ÖZEL YÜKSEK OKULLARLA İLGİLİ MADDESİNİ İPTAL ETTİ.
Özel yüksek okullarda öğrenim gören öğrencilerin mağdur olmaması için özel kelimesi çıkarıldı ve devletleşen …..Yüksek Okulları bulundukları şehirlerdeki İKTİSADİ VE TİCARİ İLİMLER AKADEMİLERİNE bağlandılar.
Devletleşen özel yüksek okullar daha sonra Gazi, Marmara, Dokuz Eylül, Çukurova ve Anadolu Üniversitesinin nüvesini oluşturdular.(1982)
1974 yılına kadar Harp Okullarında öğrenim süresi 2 bazen ise 3 yıl idi.
Polis Enstitüsünde öğrenim süresi yine 2 veya 3 yıldı.
Daha sonra 4 yıllık lisans düzeyinde eğitim vermeğe başladı.
Eğitim Enstitülerinde öğrenim süresi 2 yıldı.( Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü ve İstanbul Enstitüsünde öğrenim süresi 3 yıldı )
Çeşitli Bakanlıklara ait 2 veya 3 yıllık meslek yüksek okulları 1982 yılında tarihe karıştı.
1968 yılında Türkiye’de yerel seçim var.
CHP’nin Ankara Belediye Başkan Adayı Sivaslı ilkokul mezunu ve 30.000 üyesi olan GES-İŞ Sendikası Genel Başkanı Osman Soğukpınar.(Marlon Brando’ya çok benziyordu.)
Adalet Partisinin Ankara Belediye Başkan Adayı ise Et ve Balık Kurumu Genel Müdürü Ekrem Barlas idi.
Bugünkü gıda rezaletini taa o zamanlar ortaya çıkaran TARHANA OSMAN namıyla maruf Doç.Dr.Osman Nuri Koçtürk Ankara’nın gecekondu semti Gülveren’de düzenlenen bir siyasi toplantıda özetle şunları söyledi:
“ Adalet Partisi sözcüleri
özellikle CHP’nin Ankara Belediye Başkanı Adayı Osman Soğukpınarı hor görüyorlar ve eğitimsiz olduğunu dillendiriyorlar.
Evet Soğukpınar Sivaslı bir YİĞİDO ve ilkokul mezunu. Kore Gazisi.
Ben Veteriner Hekim ve Doç.Dr.’um.
Benim diplomamda 7-8 tane sahtekar prof.dr’un imzası var. Oysa Osman Soğukpınar’ın diplomasında 30.000 emekçinin alın teri var.
Demokrat Partililer ve Adalet Partililer yıllarca ilkokul diploması dahi olmayan başmason , kindar ve komitacı Celal Bayar’ın peşinden gitmediler mi?”
Tabii seçimi CHP adayı Osman Soğukpınar az bir farkla kaybetti.
Brüksel Başkonsolosluğumuzda görevliyken 1978 yılında Celal Bayar’ı İstanbul’daki konutunda bir grup arkadaşla birlikte ziyaret ettik.
Gençliğin de verdiği cesaretle 3’üncü Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’a eğitim durumunu sormak nezaketsizliğinde bulundum.
Sorduğum patavatsız soruya önce şaşıran ve bir süre duraklayan BAYAR “ EVLADIM BEN HUSUSİ (ÖZEL) EĞİTİM ALDIM” dedi.
Böylece Bayar Doç.Dr.Koçtürk’ün iddiasını 10 sene sonra doğrulamış oldu.
Daha sonra konuyu Ankara’da yakınım olan Osman Bölükbaşı’ya açtığımda Bölükbaşı “ Vahit Sen de amma patavatsız adamsın.Adamı rezil etmişsin. Doğrudur.Bayar sadece okur-yazardı.Çok kindardı.
Acımasızdı.Benim vilayetim Kırşehir’ı bana oy verdikleri için ilçe yaptı. Bayar’a kızgın ve kırgınım. Adını dahi duymak istemiyorum.”
Türkiye 27 Mayıs 1960 askeri darbesini sanki ilkokul diploması dahi olmayan okur-yazar bir Cumhurbaşkanı yüzünden yaşadığı varsayımıyla haklı veya haksız olarak
CUMHURBAŞKANI SEÇİLEBİLMEK İÇİN YÜKSEK ÖĞRENİM MECBURİYETİ (LİSANS DÜZEYİNDE DEĞİL) GETİRDİLER.
Neden? Çünkü 1961’den sonra tüm seçilecek Cumhurbaşkanlarının asker kökenli olacağı düşüncesiyle bu kanun hazırlanmıştı.
O yıllarda Harp Okullarında 2 yıllık eğitim ve öğretim veriliyordu.
Benim şahsi kanaatime göre MİLLETVEKİLİ SEÇİLME YETERLİLİĞİNE HAİZ HER TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI DAHİ CUMHURBAŞKANI ADAYI OLABİLMELİ.
Kağıt üzerinde olsa bile ilkokul mezunu bir sendikacı, orman bekçisi veya inşaat işçisi CUMHURBAŞKANI ADAYI OLABİLMELİ.
ANAYASA’NIN EŞİTLİK ŞARTINI BİLMEM HATIRLATMAĞA GEREK VAR MI?
NEREDEN NEREYE?
Vahit Özdemir/TİMETÜRK