$

Dolar

45,9504

Euro

53,5448

£

Sterlin

62,0380

Frank

58,4239

Gram Altın

6.631,8400

Bitcoin

3.101.161

$

Dolar

45,9504

Euro

53,5448

£

Sterlin

62,0380

Frank

58,4239

Gram Altın

6.631,8400

Bitcoin

3.101.161

Makale 03.06.2026 3 dk okuma

Türk Hava Kuvvetleri 115 yaşında

Paylaş:

1910 ve 1911 senelerinde Avrupa’da uçak teknolojisi gelişme göstermiş, o dönem üretilen uçaklar havada birkaç bin metre yüksekliğe çıkmışlar ve havada uzun zaman kalmayı başarmışlardı. Bir iki sene zarfında Avrupa’nın her tarafında birçok uçak fabrikası kuruldu, hava meydanları inşa edildi ve bu uçakları kullanacak pilotlar yetiştirildi. Osmanlı Devleti Avrupa’daki havacılık alanında yapılan çalışmaları yakından takip etmekteydi. Osmanlı Genelkurmayı 1911 senesinde Avrupa’ya havacılık öğrenmek için iki subay gönderilmesini düşünüyordu. Bunun için havacılık alanında gereken bilgiyi elde etmek, pilotluk öğrenmek isteyen ve herhangi bir engeli bulunmayan, makinelere aşina olan Fransızca bilen subayların müracaat etmelerini istedi. Süvari Yüzbaşı Fesa Bey ve istihkâm mülazımı Kenan Efendi’nin müracaatları kabul edildi. Başvurusu kabul edilen Fesa ve Yusuf Kenan Bey’in Almanya’ya gitmesi planlandı ancak burada fazla ücret talep ediliyordu. Bunun üzerine Fesa ve Yusuf Kenan Bey eğitim için Fransa’da bulunan Bleriout havacılık okuluna gönderildi. Paris’te bulunan bu havacılık mektebinde eğitim görüp mezun olan pilotlarımız 1912’de yurda döndüler. Pilot Fesa Bey hava kulübünün 780 numaralı brövesini, Pilot Yusuf Kenan Bey de 797 numaralı bröveyi aldı. Bu dönemde havacılık işlerini takip etmek 1 Haziran 1911 tarihinde Tayyarecilik Komisyonu kuruldu ve başına Süreyya İlmen getirildi. Bu komisyon hava kuvvetlerimizin temelini oluşturdu. Komisyon bir yandan inceleme, para tahsilatı ve uçak satın alınması gibi işlerle ilgilenirken diğer yandan kurulacak tayyare mektebi için yer arayışına girdiler. Komisyon havacılık mektebi inşaatının nerede inşa edilmesi gerektiğini incelemeye başladılar. Genelkurmay Başkanı Mahmut Şevket kurulacak olan tayyare mektebinin (havacılık okulu) Üsküdar ve çevresinde yapılmasını istiyordu. Süreyya Bey ve komisyon üyeleri Alemdağ taraflarına gittiler, her tarafı dolaştılar. Samandıra taraflarını uygun buldular ama bu arazilerin sahipleri vardı. Neticede İstanbul Anadolu yakasında havacılıkla ilgili kitaplarda görünen uçaklara uygun yer bulunamadı. Sonunda Yeşilköy’den Safra köyüne giden şose yol ile İstanbul’dan Çekmece’ye kadar giden şose yolunun birbiriyle kesiştiği geniş ve düz saha bulundu. Bu arazinin sahibi İstanbul’un önde gelen ailelerinden Barutçuzadelerdi. Arazi sahiplerinin Yeşilköy’de çiftlikte ikamet ettiklerini öğrenen Süreyya Bey hemen bu aileyle görüşmeye gitti. Barutçuzadeler arazilerinin tayyare mektebi (havacılık okulu)  için kullanılmasını uygun gördüler ve araziyi verdiler. 

Bu arazide 1328/1912 senesi başlarında tayyare mektebinin inşasına başlandı. 2 aylık sürede 2 uçak hangarı inşa edildi. İnşaata başlanıldığı sırada 2 kişilik bir Döperdüssen uçağıyla bir küçük mektep uçağı satın alındı ve Avrupa’dan dönmüş olan Osmanlı’nın ilk pilotları Fesa ve Kenan Bey’e teslim edildi. Fesa ve Kenan Bey Türk Hava Kuvvetlerinin ilk pilotları oldular.  1 Haziran 1911’de kurulan Türk Hava Kuvvetlerimiz 115 yaşında..

Ramazan Akbaş/TİMETÜRK

Etiketler:
Ramazan Akbaş
Ramazan Akbaş

Köşe Yazarı