SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

Dış politikayı Türkiye'ye sevdiren adam: İbrahim Karagül

31.12.2010

Turan Kışlakçı

Türkiye medyası birkaç haftadır İbrahim Karagül ve Fehmi Koru olayını konuşuyor. Mevzuyu bilen bilmeyen maalesef herkes işe maydanoz, -sorry- daha doğrusu müdahil olmaya çalışıyor.
 
Karagül, Türkiye siyasetinin ıvır zıvır dedikoduları ve teşhirciliği arasında boğulan halkımızın sohbetleri arasına, son 12 yıldır dış politika gündemini sokanlardan biri. Değişen dünya dengelerinin nasıl okunması gerektiğini ve buna geniş perspektiften nasıl bakılması gerektiğini yazılarında aktarıp durdu.
 
Çok kısa sürede birçok ünlü (!) dış politika yazarımızı çatlatırcasına Türkiye’nin tanınmış yazarları arasına oturdu. Genç bir kalemdi ve yılların çıkarcı, kibirli, çokbilmiş oturan boğalarının yorumlarını alt üst ederek herkesin ilgi odağı olacak yazılar yazdı.
 
Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan bildiği tüm gerçekleri ifşa etti. En zor zamanlarda yazılması gerekenleri hayatı pahasına korkusuzca kaleme aldı. Irak ve Afganistan’da yaşanan devlet terörü, işkence, tecavüz, suikast, sabotaj ve katliamları hem Yeni Şafak gazetesinde şefliğini yaptığı dış politika sahifesinde bir bir neşretti hem de yazılarında avazı çıkıncaya kadar dünyada yaşanan sessizlik karşısında tarihi ve insani görevini yerine getirdi.
 
Karagül’ün bu sıkıntılara dûçar olduğu dönemlerde dış haberler servisinde onunla çalışan editörlerden biriydim. Tüm arkadaşlar gibi biz de olayın birebir tanıklarından biriyiz. Afganistan ve Irak’ta yaşanan olayların birçoğunu dünya medyasından önce bizler verdik. O ülkelerden birçok gazeteci, politikacı ve olayın tanıkları ile birebir görüşerek haberler yaptık. Irak işgali döneminde Felluce, Samarra ve diğer bölgelerden bize haber gönderen Prof. Dr. Isam Ravi gibi birçok kaynağımız şehit edildi. -Bu vesileyle de o şehitlerimizi yad ediyorum- Haber kaynaklarımız istendi. Vermedik. Baskılara maruz kaldık. O da fayda vermeyince suçlamalara maruz kaldık. Herkes bilsin ki, biz tarihe varlığımız ile tanıklık yaptık.
 
Elbette ki bunun bir bedeli olmalıydı. Birileri bugün onu örtbas etmeye çalışsa da 11 Eylül olayları sonrası vuku bulan Afganistan ve Irak işgallerinin tüm çıplaklığıyla halka ulaştırılması için sarf edilen çabanın neticesi olarak yaşanan sıkıntıların bir değil onlarca tanığından biriyim. 2001 ve 2006 yılları arasında Yeni Şafak gazetesinde çalışan herkes onun bunun değil bizzat İbrahim Karagül’ün ne sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını bilir.
 
Görüşlerine katılırsınız, katılmazsınız Karagül bildiği hakikatleri çekinmeden ortaya koyan ender yazarlarımızdan biridir. O dönemde kaleme aldığı yazılar ve dış politika sahifesinde neşrettiği haberlerden dolayı sık sık tehdit ve baskılara maruz kalıyordu.
 
Yeni Şafak’ta bir değil, birkaç yazar Karagül’e psikolojik baskı uyguluyordu. Yazılarıyla göndermelerde bulunarak onu eleştirenler oldu. Hatta bunlardan bazıları Karagül’e selam bile vermiyordu. Bu iç baskı ve tazyik yetmiyormuş gibi bazı medya organları da eski ABD Büyükelçisi ve Neo-conların öncülerinden Eric Edelman’dan kaptıkları fiskosları “Cinnah Fısıltıları” adı altında sızdırarak sözüm ona “Hey ABD’yi eleştirme cüreti gösteren adam bak takiptesin” mesajı vermeye çalışıyorlardı.
 
Karagül, yazmış olduğu yazısında isim belirtmedi biz de belirtmeyeceğiz. Ancak şu bilinmeli ki Karagül’ün aktardıkları yaşadıklarının yüzde 30’unu bile oluşturmuyor. Mevzunun derinlerine inildiğinde dal budak salacağını bildiğinden Karagül, medyaya sakın ola yazarlarınıza hakikati yazdıkları zaman baskı uygulamayın mesajı vererek sadece yaşadıklarını aktardı.
 
Star gazetesine Yeni Şafak’tan geçen bir yazar İbrahim Karagül’ü yalancılıkla suçladı. Diğer bazı yöneticiler de Karagül’ü üstü kapalı eleştirdi. Karagül’ü yalancılıkla suçlayan yazarı kınıyorum ve onu eleştirenlere de çağrım; şu çirkin dünyada bari bir sevabınız olsun istiyorsanız hakikat erlerine sahip çıkın. Paraya, güce ve makama tapmayın. Herkes hata yapabilir. Ama lütfen hakikati haykıran erleri susturmayın. Kaybeden sizler olursunuz.
 
Yeni Şafak gazetesini o dönemlerde birkaç kez ziyaret eden Edelman, ona buna da kızmış olabilir. Ancak asıl hedefindeki adam İbrahim Karagül’dü. Hafıza-i beşer nisyan ile malûl olduğu için bu hakikati unutmuş olanlara, o tarihlerdeki yazıları ve haberleri tetkik etmelerini öneririm.
 
Fehmi Koru meselesine gelince. Karagül yazısında isim belirtmedi. Sadece bir hatırlatmada bulundu ve bahsettiğim üzere o dönemde yaşadıklarının çok az bir kısmını zikretti. Medyanın olayı sağa sola sürüklemesi ise ayrı bir konu. Ancak bazı yöneticilerimizin Fehmi Koru’yu korumak adına -ki gücün yanında yer almak muhafazakâr denen güruhun karakteristik özelliğidir- Karagül’e haksızlıkta bulunmalarını hazmedemedim. Öte yandan, birileri işi uzatırsa biz de uzatmaya hazırız onu bildireyim…
 
Son olarak İbrahim Karagül’ün 2006 yılında kaleme aldığı Edelman olsa da bu haberi yalanlasa!” adlı makalesinden bir alıntı yaparak yazıma son veriyorum:
  
“ABD Büyükelçiliği'nin bu olayla ilgili 23 Ekim 2003 tarihli açıklaması şu an önümde. Türk-Amerikan ilişkilerini bozmakla, porno sitelerinden haber yapmakla suçlandık. Kendi gazetemizde bu habere yönelik eleştirileri yeterli bulmayan Edelman'ın linç girişimi, çirkin bir boyut aldı. Hürriyet gazetesine ardı ardına sipariş haberler yayınlattı. Ancak bu haberden sonra Irak'ta aslında neler yaşandığı ortaya çıktı. Bütün kirli işler, işkence merkezleri, kayıplar, tecavüz dosyaları birer birer ortaya çıktı ve dünyayı sarstı.

Hâlâ devam ediyor. Devlet terörü, işkence, tecavüz, suikast, sabotaj, katliam, 'ABD-İngiliz-İsrail Cephesi’nin en etkili savaş yöntemi. Devam edecek de. O zaman, ABD adaletini, tecavüzcü askerin vicdanını bir tarafa bırakıp, insan ırkını hedef alan bu uğursuz dalgaya karşı hep birlikte mücadele edelim.”
 
 




    YORUM YAZ

YORUMLAR

ahmet kocaoğlu / 2.6.2011 20:31:01
Sade dış politikayı her her şeyi sevdirdi. Tam ona doludizgin inanıp giderken şuur altımıza bazı inancımızın dışında bilgiler yerleştirildi gibi. Farkına da varamadık. Acaba böyle yazarlara fazlamı güvendik. Birde bu yazarlar ile taraf isek sık sıkta uyurmamız gerekirdi. Herkes o ne güzel dediler. Asıl tuzak bu olmalı. saygılarımla
abuzer dişkaya / 6.1.2011 16:29:21
sevgili turan senin haktan şaşmayacağına dair içimde bir his var...yazın her zamanki gibi aydınlatıcı ve yol gösterici olmuş...ama benim tanıdığım turan...araya sıkıştırdığı o...sorry... kelimesinde gizli...dahice bir araya sıkıştırma...ve acem diyarında bulunan bana asude sohbetlerini hatırlatıyor..selam ve dua ile..
muhammed Şafak / 2.1.2011 00:22:06
Sayın Kışlakçı; İbrahim Karagül için eyvallah, dış politikayı sevdirdi. Hatta biraz komplocu dense itirazlar da çok yükselmeyecek. Ama bırak da kendisi yazacaksa olayın içyüzünü yazsın. Fehmi Koru sempatik gelmeyebilir. Ama böyle avukat gibi birinin yanında diğerinin tamamen karşısında bulunulması doğru mu?
enderun / 1.1.2011 22:12:14
Turan Kardeşimin zikrettiği ve o yıllarda 'Yeni Safak' gazetesinin içerisinde on binler tarafında okunan ancak gerçek kişilikleri bilinmeyen bazı kalemlerin ortaya koyduğu müslümana yakışmayan icraatlarını duymuştum. O günden sonra 'Yeni Şafak' gazetesini terkettim. İbrahim Bey'in yazılarını da internetten ve timeturk tan takibe başladım. Acaba hatamı ettim dediğim çok oldu ama kalemi ile duruşu farklılık arzeden bu insanların yanlışları zaman içerisinde ortaya çıktı ve doğru yaptığıma inandım. Şimdi soruyorum; Dünyalık saçmalıklarla, bu
Ahmet ŞENEL / 1.1.2011 15:07:04
Peygamber Efendimiz ( s.a.v) ümmetinin arasında birlik ve dirlik olması hususunda ayrı bir duada bulunmuşlardı. Bugün görüyoruz ki 'hak dava' olarak adlandırılabilecek durumlarda bile itilaflar ve malesef capanoğlu işler ortaya çıkıyor. Sevgili İbrahim KARAGÜL, özellikle senin hakkı söyleyen dilini, hakkı yazan ellerini veren ALLAH'a KURBAN OLAYIM. Yeter artık ümmet uyansın. SAFLAR BELLİ OLSUN. Ya İBRAHİMsinizdir, yada onu ateşe atmaya çalışan NEMRUT.
serasker / 31.12.2010 21:56:17
hoca,yazar,gasteci vs. nice 'islamcı'nın zamanla nerden nerelere geldiğini hep birlikte görüyoruz..süreç böyle alengirli olacak ki omurgalı, kemikli, kişilikli adamlar ortaya çıksın, değil mi!? mevzubahis makamsa, koltuksa, iktidarsa işte makyaj dökülüyor, ciğeri ortaya çıkıyor adamın!.. karagül, yanındayız kardeşim... kışlakçı,sen de aziz ol kardeşim... allah var gam yok!
Osmanlı / 31.12.2010 21:03:11
Süreç hakkında bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim Turan abi. Vietnam savaşında ABD kendi basınına sansür uygularken bugün aynı sansürü Türk basınında uygulamaya çalışması ve kendi istediği haberleri çıkartması bizim için bir utançtır. Fehmi Koru Yeni Şafak'tan ayrıldıktan sonra Billderberg çocuğudur diye kısa bir yorum yapmıştım, bazı arkadaşların bunu unutmamasına sevindim. İşgalin ilk dönemlerinde İbrahim Karagül ile birlikte bazı yanlış düşünceleri olsa da Nihat Genç işgale karşı bir Muntadar Zaidi duruşu sergilemişti. Fehmi Ko
malcolm / 31.12.2010 20:42:21
o dönemde yeni şafakta olan herkes karagül'ü yalanlarken, ibrahim karagül hala en ufak bir delil ortaya koymamışken kendisini savunmayı doğru bulmuyorum. fehmi koru tezkereye ve ırak işgaline karşı büyük bir muhalefet sergilemiştir. o dönem yeni şafak bütün bir gazete olarak onurlu bir şekilde abd ye muhalefet etmişti. fehmi koru'nun o dönemki yazıları ortada dururken karagül ün sözlerinin gerçekçi bir tarafı gözükmüyor.
tareh / 31.12.2010 18:27:56
İ.Karagül bizlere ciddi bilgiler vererek islam ülkelerinin halini ortaya koydu. Araştırmalarında dikkatli ve can alıcı bir şekilde iz sürme yaparak olaylardaki resmin bütününü ortaya serdi. Sonuna kadar destekliyoruz.
Ademoğlu / 31.12.2010 17:56:44
Fehmi Koru, hani şu Bilderberg toplantısına katılıp bıyığını kesen obez kişi değil mi? Birde o muydu Aydın Doğan'ın fasıllarına iştirak eden ve Hürriyet'e kaptan olmak için...
ertuğrul şengül / 31.12.2010 16:18:38
bu güne kadar hakikat adına kendini ortaya koymak yerine, kendini ortaya koymanın erdem saydırılmaya çalışıldığını hep gözlemledik.hak adına mücadele yerine 'ama'lı saf değiştirme karakterini bir daha gördük. tüm zamanlar için net duruş sergileyenlerin yanında olmayı ne zaman göreceğiz.hayırlısı.
Ramazan sahınkaya / 31.12.2010 16:16:50
Selam güzel kardesıme.olayı duyunca nasıl şok oldugumu anlatamam.Zerre kadar hakikat gizli kalmasın lutfen devam edın yazmaya diyorum.Güce tapanların göz boyaclıgı ancak böyle desıfre olur.Kaleminize kuvvet.Selam
ali alan / 31.12.2010 15:48:23
abi ALLAH razı olsun yazı için...
muhammet eryılmaz / 31.12.2010 15:32:39
ulan hepinize yazıklar olsun ibrahim karagül iyi de fehmi koru kötü mü .madem hafızayı beşer nisyan ile malul o zaman fehmi korunun hayatına yazdıklarına da bi bakın kafirin diğer anlamıda nankördür nankörlük etmeyin .aman ne müslüman camia böyle karnı dar cahil camiaya bunca yapılana kızardım ama yapanlara hak vermemek mümkünmü .çünkü müslümanım diye geçinen nankörler hayrına şahitlik edeceklerine hainlik ediyorlar .bereket fehmi koruda ibrahim abide bu camiada ki cahillere uyma gafletini göstermeyecek kadar itikadı sağlam insanlardır ...
koçum benim / 31.12.2010 15:02:38
bilder berg'e, kendisi davet edilmeden önce, veryansın eden, onları yerin dibine sokan 'usta gasteci' femi goru, dünyaya yön verenlerin çok gizli toplantısına davet edildikten sonra bilder berg'e övgüler düzmeye başlayan femi goru'yla aynı femi goru'dur. kimden emir alıyorsun 'usta gastecii'?
Ali AYGÜN / 31.12.2010 15:02:33
Sayın Turan bey'e teşekkür ederim. Aydınlatıcı ve haktan yana açıklamalar için.Güvenilen insanların doğruları yazanlara sahip çıkması erdemdir.Meselenin daha net anlaşılmasını sağladınız yeniden teşekkürler, hayırlı çalışmalar.Allah Muvaffak etsin.
mehmet salih / 31.12.2010 14:47:56
biz fehmi koru2nun kimlerin ısmarlama yazılarını yazdığını biliyorduk zaten
seyyid hasani dersimi / 31.12.2010 14:46:44
Ülkemizde Hakk'ın ve mazlumun yanında olan, elde ettiği bilgileri kendi bakış açısıyla okurlarına sunan Sn: İbrahim KARAGÜL' e çok teşekkür ediyorum. Bunları yaparken baskı ve yıldırmalara kanıp ta menfaatçilik rezilliğine düşmeyen kıymetli bir yazarımızdır. Şehid Ali ŞERİATİ'nin dediği gibi gidenler Hüseyin idi, kalanlar Zeynep olsunlar. KARAGÜL, basında bu onurlu görevi layıkıyla yerine getirdi. Bir insan olarak bizi düşünmeye sevk edip, insanlığın ve ümmetin dertleriyle bizleri haşır neşir etti. O' nunla gazete okumak daha bir mana kazan
Murat Kirişci / 31.12.2010 14:43:12
Sevgili Turan Kışlakçı, İbrahim Karagül konusunda yaptığın açıklamalarına çok teşekkür ediyoruz. Bizler İbrahim Karagül ile ilgili çıkan bu hain saldırılara karşı buğz edenlerdendik ancak konunun böyle detaylı açıklanmasına memnun olduk. Güce değil hakikate inanlardan olmayı Allah bize nasib etsin. Güçlü ellere rağmen haksızlığa uğrayanların yanındayız. Selam ve dua ile...
mustafa / 31.12.2010 14:34:34
Yazarın da belirttiği gibi gazetede o dönemde yaşanan sıkıntıların bir çok tanığı var. Onlardan biri de benim. Turan kardeşimi yazısından dolayı tebrik ediyorum. Verdiği bilgilere küçük bir ilâve olarak, o günlerde içten ve dıştan gelen baskılara karşı gazete patronlarının İbrahim Karagül'ün arkasında durduklarını söylemek isterim.
ALİ / 31.12.2010 14:30:04
Çok teşekkürler.açıklayıcı,bilgileyici ve bu kavgayı daha iyi anlamamızı sağlayan bir yazı.bu yazıda yalan olduğuna inanmıyorum.GERÇEKTEN BEN DIŞ HABERLERİ İBRAHİM KARAGÜLLE SEVDİM.İbrahim konuşmaya başlayınca evdeki herkesi sustururum sadece onu dinlerim.gerçekleri söylüyor.yorumları olaylara uygun.en güzelide yalan atmıyor.ne gördüyse ve ne biliyorsa onu söylüyor.kendisine teşekkür ediyorum.başarılarının devamını diliyorum.bu güzel özelliklerin hiç biri FEHMİ KORUDA yoktu.
Yakup Kemal KALYONCU / 31.12.2010 14:29:46
Sevgili Kışlakçı; 'birilerinin işi uzatması' için dua ediyoruz. Yoksa gerçekler hep yarım kalacak.
Serhat / 31.12.2010 14:12:15
Fehmi Koru ve İbrahim Karagül üzerine medyada yazılanları okuduktan sonra epey kafam karışmıştı. Bu yazı ile olayı daha iyi kavramış oldum. Sayın yazara teşekkür ediyorum.
mehmet / 31.12.2010 12:01:32
doğrusu böyle bir yazı bu mübarek cuma günü ilaç gibi geldi, bu kalemi tebrik eder ve bu duruşun devamlı olmasını temenni ederim zaman bir birine sahip çıkma zamanı safları sıkıştırın prensipli ve sistemli ve de satılık olamayan kalemler geliyor... daha dün ya bu adam neden yazmaz ne istikrarsız adam sonra gelip bu güzel yazıyı okuyunca doğrusu mahcup olduk... tebrikler dostum... YALANCI İŞBİRLİKÇİLERİN MUMU YATSIYA KADAR DA YANMADI...
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR