SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAOTOMOTİVDÜNYAGÜNDEMPOLİTİKAEKONOMİÇEVİRİ HABERGEZİSPORSAĞLIKTEKNOLOJİKÜLTÜRYAŞAMFOTOVİDEOEN

Bir başka soykırımı tasarısı

13.03.2010

Toktamış Ateş

 
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nda tek oy farkla kabul edilen Ermeni Soykırımı...

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nda tek oy farkla kabul edilen Ermeni Soykırımı Tasarısı'nın kabulü üzerine kaleme aldığım; "Bıktım artık" yazısının mürekkebi kurumadan; bu kez İsveç Parlamentosu'ndan benzer bir yasa 130'a karşı 131 oyla kabul edildi. Bu yeni durumda; bir şeyler kaleme almayı kaçınılmaz görüyorum.

Her ne kadar bıkmış olsam da...

x x x

İsveç Parlamentosu'nun kabul ettiği tasarı; Ermeniler'in yanı sıra Süryaniler'i (galiba) Kaldaniler'i ve Pontus Rumları'nı da kapsıyormuş. Korkarım bundan sonraki adımları; "mübadil Rumları" kapsayacak. Daha sonra; Hititler'den beri Anadolu'da yaşamış olan tüm imparatorluklar halklarının hesaplarını vermeye zorlanacağız. (!) Orta Asya'dan gelenlerin kanlarının ne kadarını günümüz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları taşıyor bilinmez ama oralardan buralara kadar geldikten sonra; Anadolu'nun geçmişten günümüze tüm halklarının hesabını bizden soracaklar...

Doğrusunu isterseniz; bizdeki bazı fanatiklerin Ermeniler'in bundan sonraki taleplerinin "tazminat" ve "toprak" olacağı konusundaki endişe ve tahminlerini "uçuk" buluyor ve ciddiye almıyordum. Fakat İsveç Parlamentosu'ndan geçen tasarıyı görünce; dışarıdaki fanatiklerin içerideki fanatiklerden daha fanatik olduklarını anladım. Bu adamlardan her türlü talep gelebilir. Hiçbir başarı şansları olmasa da ve bunu bilseler de...

x x x

Geçenlerde vurguladığım üzere; en ufak bir haklılık görmemekle birlikte Ermeniler'in ve özellikle Ermeni Diasporası'nın soykırımı taslakları konusundaki duyarlılıklarını anlayabiliyorum. Gene defalarca vurguladığım üzere; yaşlı Ermeniler daha doğrusu diasporadaki yaşlı Ermeniler gençlerin Ermeni "ruh", "duygu" ve "geleneklerinden" uzaklaştıklarını görüyor ve bunu engellemek için (boşuna da olsa) olmamış bir soykırımı yalanına sarılıyorlar. Bu arada şunu söylememiz gerekir ki; 1915 Anadolu'sunda yaşanan dramı görmezden gelmemiz ve bu drama gözlerimizi kapatmamız mümkün değildir. Fakat bunu Osmanlı Devleti'nin Ermeni tebaaya karşı uyguladığı bir soykırımı olarak görmek çok büyük bir insafsızlıktır. Evet büyük bir dram yaşanmıştır; fakat burada söz konusu olan şey soykırımı değil karşılıklı çatışmadır.

Türkçemiz'de bir deyim vardır. "Bir yumurtayı bir taş zemin üzerinde elinizden bırakırsanız; ister taş yumurtaya çarpmış sayın ister yumurtayı taşa çarpmış sayın yumurta kırılır..."

1915'in Anadolu'sunda yaşanan şey de budur. Bölgedeki Ermeni tebaa; 1. Dünya Savaşı koşulları içinde son derece güç günler yaşayan Osmanlı ordusuna karşı Rus kuvvetlerine yardım etmeye başlayınca; Osmanlı yönetimi ilk bakışta "masum" ve "haklı" görünmesi gereken bir karar aldı ve zorunlu bir göçle; (hicret-tehcir) belgedeki Ermeni nüfusun Kuzey Irak'taki bir bölgeye naklini kararlaştırdı. Fakat bölgedeki hava koşullarının etkisiyle ve elbette görevlerini ihmal eden sorumluların da katkısıyla; yüz binlerce Ermeni yaşamını yitirdi. Ancak unutmamak gerekir ki; bu savaş sırasında ve bu bölgede can veren Türkler'in sayısı Ermeniler'den daha az değildi.

Peki bu "kararı" olmasa bile "uygulamayı" ve bu insanlık dramını eleştirmeyecek miyiz? Elbette eleştireceğiz hem de yüksek sesle eleştireceğiz. Fakat bunu bir "soykırımı" olarak kabul etmeyeceğiz. Bütün dünya kabul etse de...

x x x

Birinci Dünya Savaşı sonrasında; Osmanlı İmparatorluğu mütarekeyi kabul ettiği zaman; istisnasız tüm belgeler İngilizler'in eline geçmişti. Osmanlı'yı dünyaya rezil etmek için her türlü imkânları vardı. Onca gayretlerinin sonucu ne oldu? Kocaman bir sıfır. Ve aradan 40 yıl geçtikten sonra; 1950'li yıllarda; oralarda bir soykırımı yapıldığı yalanını ortaya attılar. ABD'nin Amerikan yerlilerine uyguladıkları katliamlar soykırımı sayılmıyor; savaş içinde Ermeni tebaaya yapılan soykırımı sayılıyordu!

Defalarca yazmaktan ve anlatmaktan yorulmayacağım bir başka konu daha var. Japonya 1941'de Pearl Harbour'a saldırıp; ABD de savaş ilan etmiş ve savaştan binlerce kilometre uzaktaki Japon kökenli vatandaşlarını toplayarak Arizona çölündeki konsantrasyon kamplarına atmıştı. Bu Japon kökenli ABD'liler; kağıt üzerinde tüm haklara sahip ABD vatandaşlarıydılar ve en ufak bir "bozgunculuğa" katılmamışlardı. Fakat evlerinden ve işyerlerinden kopartılıp yıllarca; çadır ya da kontra plak kamplarda tutuldular.

Savaş sonrasında; "evlerinize dönün" dendi. Artık; ev adına ne kalmışsa... "İş yeri" adına ne kalmışsa...

Ve aradan bir yirmi küsur yıl geçince; Başkan Carter'in aklına birer "özür mektubu" ve 10'ar bin dolarlık çek göndermek geliyor.

Hepsi bu...

Tüm çekilenler unutuluyor...

x x x

Gaz odalarıyla, inanılmaz baskılarla; milyonlarca Yahudi kökenli vatandaşını katleden Almanlar da masum! İnsanlık dışı bu işleri Almanlar değil "Naziler" yapmış. Zaten Naziler Alman değillerdi. Onlar "gökten gelmişlerdi" ve savaş içinde hepsi öldü...

Zaten W. Brandt; Polonya'da "meçhul asker" anıtının önünde diz çökerek dua etmedi mi? Bu da bir tür özür sayılır. Almanlar'ın elleri de temizlendi...

Batı dünyası bir komedi oynuyor...

 

Bugün


 





    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR