DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

18,5937 ₺

EURO

18,1114 ₺

ALTIN

1.013,05 ₺

BİST

3.567,60 ₺

Başkanlık sistemi tartışmaları

2012-05-12 10:01:22
"Başkanlık sistemi deyince akla ilk gelen Başbakan Erdoğan'dır" diyerek, kadim bir hükümet sistemini, bir kişinin şahsi arzusuymuş gibi takdim edenler var.
Akla kim gelirse gelsin.
Önemli olan bir kişi dahi olsa başkanlık sistemini tartışmaya açması.
Daha önce de merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal başkanlık sistemini zikretmişti.
Demek ki karizmatik siyasi liderler, başkanlık sistemiyle ülkenin daha hızlı atılım yapacağını, kaliteli bir yönetişim gerçekleştirileceğini düşünüyorlar.
Devlet ve millet için daha iyi olacaksa, sırf klasik parlamenter sistem alışkanlığıyla başkanlık sistemine kırmızı kart göstermemek gerekir.
Başkanlık sistemi denince akıllara öncelikle ABD geliyor.
Sanırım bu da ABD'nin bu sistemi en faydalı ve başarılı bir şekilde tatbik eden ülke olmasından kaynaklanıyor.
Türkiye'nin çok daha yakın olduğu bir sistem olan, yarı başkanlık sistemi modelini de Finlandiya ve Fransa başarıyla uyguluyor.
Ben her iki sistemin de bizdeki klasik parlamenter rejimden daha faydalı ve isabetli olacağını düşünüyorum.
Özellikle başkanlık sisteminin.
Bu sistemde başkan kanun teklifinde bulunmaz ancak parlamentodan geçen kanunları veto etme hakkına sahiptir.
Söylenenlerin aksine ABD'deki sistem ülkemizde uygulanabilir. Bunun için Burhan Kuzu'nun dediği gibi federatif bir yapıya ihtiyaç yok.
Bu sistem ancak federatif modellerde başarı arz eder gibi bir şart da yok.
ABD'deki modelin aynısı olacak diye bir saplantı da olmamalı.

Özellikle sistemin şu yönleri önemli

1- Başkanlık sisteminde, kuvvetli bir yürütme organıyla siyasal istikrar ve süratli kalkınma sağlanabiliyor.
Kuvvetli bir yürütme organı demek diktatörlük demek değildir.
Obama'ya diktatör demek mümkün mü?
Özellikle tek parti iktidarları dışında ülkemizde bir türlü istikrar sağlayamayan koalisyon hükümetlerinden çok çektik.
Üstelik siyasal istikrarın sağlanamaması darbelere zemin bile hazırladı.
2- Başkanlık sisteminde seçmenler muhtemel hükümet seçeneklerini önceden görerek oy veriyor ve seçilmişlere hesap sorma araçları daha fazla.
3- Parlamenterler hükümet devam eder mi endişesi olmaksızın kanunlar üzerinde bağımsız karar verebiliyorlar.
4- Kuvvetler ayrılığı sisteminin kesin şekilde uygulandığı modeldir başkanlık sistemi.
Böylece net bir kuvvetler ayrılığı sistemi ve sınırlı iktidar modeli, bireysel özgürlüklerin de teminatı konumunda.
Parlamentonun ağırlık taşıdığı başkanlık modeli, demokratik yoğunluk açısından daha nitelikli geliyor bana.

Başkanlık sistemine niye karşı çıkıyorlar?

En çok dillendirilen husus diktatörlüğe kayma ihtimali.
Peki, ülkemizde başkanlık sistemi olmadığı halde 4 kez askeri darbe, bir de askeri müdahale olmadı mı?
Darbe dönemleri diktatorya getirmedi mi?
Diktatörlük temayülü olacaksa, bunun tüm hükümet sistemlerinde olması mümkündür.
Parlamenter rejimlerde de siyasal iktidar fiilen tek elde toplanmıyor mu?
Genel başkanlara rağmen hiçbir partide değiştirici bir inisiyatif kullanma imkanı yok.
Klasik parlamenter rejimlerde güçlü bir tek parti iktidarı çıkmazsa, sistem tıkanması kuvvetle muhtemeldir.
Bence başkanlık sisteminin sıkıntılı tek yönü var:
Halk tarafından seçilen başkan ve Meclis birbirini görevden alamıyor.
Başkan başarısız olsa bile süresi dolmadan ayrılması mümkün değil.
Başarılı olanlar da dönem sonunda görevden ayrılmak durumunda.
Tam başkanlık sistemi gerçekleştirilemese bile, halkın seçimiyle işbaşına gelen güçlendirilmiş bir cumhurbaşkanı modeli olan yarı başkanlık sistemine geçilebilir.
Zaten cumhurbaşkanını halkın seçtiği bir model olmamız hasebiyle Türkiye'nin yakın olduğu bir sistem bu.
Ama yarı başkanlık rejiminde kesin kuvvetler ayrılığı söz konusu değil.
Halkın yoğun teveccühüne mazhar olan, potansiyel ve performans sahibi liderlere daha fazla hizmet fırsatı verilmeli.
Erdoğan cumhurbaşkanı olunca, AK Parti'nin aynı teveccüh ve sinerjiyle yola devam edebilmesi için en azından yarı başkanlık sistemi şart.
Görüş Bildir Bizimle Paylaş