DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

17,9131 ₺

EURO

18,2474 ₺

ALTIN

1.022,97 ₺

BİST

2.750,49 ₺

IŞİD gücünü nereden alıyor?

2014-06-13 13:12:48
İlk günden beridir IŞİD hakkında yazdıklarımız ve ürettiğimiz tezlerin karşısında bazı dostlar neden bu kadar bunların üzerinde duruyorsun eleştirileri yapıyorlardı. Oysa ilk günden bu yapının ne kadar tehlikeli olduğunu, eğer ellerine güç geçerse neler yapabileceklerini hem tarihsel sürece hem de günümüzde yaşanan olaylara bakarak yaptığım gözlemlerime dayanarak söylüyordum.

Değerli okuyucular!

Eğer bir yapıyı çözmek, onlar hakkında net bilgiye sahip olmak istiyorsak, manipüle edilmiş olaylardan, gerçek dışı bilgilerden ve soyut analizlerden uzak durmamız lazımdır. Olayları tarafsız, soğukkanlı ve gerçek verilere dayanarak analiz etmemiz lazım. Peki, bu IŞİD gücünü nereden alıyor? Nasıl bu kadar etkili olabiliyor, arkasında kim ya da kimler var?

Peşinen söyleyelim gücünün %90’ını; İslam aleminin kandırılmış, önüne alternatif sunulmamış, diktatörlerin hapishanelerinde zulüm görmüş, sakallından(dinlerinden) dolayı Orta Asya, Kafkasya, Afrika ve Avrupa ülkelerinde haksızlığa maruz bırakılan, alakasız bir şekilde El-kaide ve terör suçlaması ile bütün hayatı alt üst olmuş ve gidecek bir yeri kalmamış İslam ümmetinin genç neslinden alıyor. Hani fizikte etki-tepki diye bir kural vardır ya, işte bu kural icabı Bütün İslam âlemi; Yahudi lobisi, Neo-Conlar, İslam karşıtı batılılar, Vatikan, CIA, İngiltere ve bazı batı ülkelerinin gizli merkezlerinde kurulan birimler tarafından işkâl edildi, ediliyor. İslam aleminin bütün yer altı ve yer üstü kaynakları bu yukarda saydığım kurumlar tarafından tüketiliyor, haberleşmeye ve bilgiye çok kolay ulaşıldığı bu çağda İslam aleminin gençleri de bu olayların yakinen farkındadır, görüyor ve biliyor. İşte gün geçtikçe batıya ve onların mütefiklerine karşı büyük bir nefret uyanmış ve her gün tıpkı bir kar topu gibi sessizce ama kontrolsüz büyüyor ve büyük bilinmeyen dokunsan patlayacak gibi olan bir güç oluşmuş, fakat kimse bu gücün bu nefretin farkında değildir, ama eskiden beri uzman olan İslam dünyasında yaşanan olayları profesyonelce takip eden IŞİD yöneticileri bu sessiz görünmeyen gücün farkındaydı ve çok iyi biliyordu ki dünyada olmayan bir İslam devleti ilan edilirse kendi liderlerine ve bütün batıya nefret duyan bu güç onlara kayacak, bunun çok iyi farkındaydı nitekim de öyle oldu. Rusya’dan, Kafkasya’dan, Özbekistan’dan, Tataristan’dan, Kırım’dan, Türkiye’den, Azerbaycan’dan kısacası Orta Asya’dan, Afrika’dan, Avrupa’dan ve tabi ki de Ortadoğudan vs. binlerce insan bunlara katıldı, katılmaya da davam ediyor. Bunun önü alınabilir miydi ya da alınır mı? Bence hayır alınamaz çünkü bunlara katılanlar hasret ve özlem duydukları bir dava uğruna, adanmışlık uğruna geri dönüş yapmayacak olan, ölümden korkmayan tam tersine en çok ölümü arzulayan insanlardan oluşuyor; nitekim ABD bile en zayıf ülkeden en güçlü ülkeye kadar bütün dünyayı yanına alarak yaptığı mücadeleden yenilgiyle çıktı hem Irak’tan hem Afrika’dan hem de Afganistan’dan, peki çözüm ne?

-İslam âlimlerinin ve devletçilerin gençleri doğru bilgilendirmesi, doğru din algısı oluşturması gereklidir.

-Müslüman ülkelerde haksızlıkların, el-kaide ve terör suçlaması ile alakasız insanlara zulüm yapılma ve tutuklanma olaylarının önüne geçilmesi gerekir.

-Dini yaşantının önü alabildiğince açılmalıdır.

-Sisi gibi Esad gibi ve bazı Arap ülkelerindeki diktatörlerin ve zalimlerin bir an önce gitmesi ve İslam ümmetinin bütün zenginlikleri ve kaynakları kendine iade edilmesi gereklidir.

- Eğer bir halk İslam düzeni istiyorsa batının buna müdahele etmemesi, o halkın iradesine saygı duyması gerekmektedir

- ABD ve batı terörle mücadele perdesi altında İslam ümmeti ile savaşa son vermelidir.

-Başta Guantanamo olmak üzere gizli hapishanelerde tutulan bütün esirler serbest bırakılmalıdır

-İsrail işgâl ettiği topraklardan çekilmelidir.

- ABD Müslüman halka zulüm yapan ama kendileri ile uyumlu liderleri desteklemekten vazgeçmelidir.

Bu saydıklarım özellikle İslam ümmetinin ve de buna bağlı olarak düşman ülkelerin utanç kaynağıdır, yüreğimizin yandığı, hesaba çekileceğimiz bir konudur. Eğer bunlar islam ahkamını çok iyi bilen insanlar(müslümanlar)tarafından çözümlenmezse işte böyle kin ve düşmanlıkla ortaya çıkmış bir grup tarafından çözülmeye çalışılır ve bu ateş onlarla birlikte bizi de yakar. ‘kontrölsüz güç, güç değildir’ ilkesi gereği bize de zarar verdiğini düşünüyorum. Asla unutulmasın ki siz insanların meşru isteklerini yerine getirmezseniz onlar da isteklerini gayri meşru yollarla halletmeye çalışırlar Eğer bu saydıklarımın en azından bir kısmı yapılırsa IŞİD ve gelecekteki buna benzer örgütlerin besleyen ana damarlar kesilir. Katılım olmaz ve İslam aleminin gençlerde kendi ülkelerini terk edip kim uğrunda belli olmayan böyle örgütlere katılmazlar. Her ne kadar Musul olayının; zamanlaması, dış destek ve Suriye direnişinin meşruiyeti ve Türkiye’yi zora sokmak için yapılan siyasi hamle gibi dursa da bunu yapmak için ciddi manada profesyonel ve ölümüne adanmış ordu lazımdır işte bu gücüde İSİD yukarda saydığım unsurlardan alıyordur

https://twitter.com/furkan_azeri
Görüş Bildir Bizimle Paylaş