Dolar

43,3689

Euro

51,5667

Altın

7.077,84

Bist

13.014,37

Dörk eski Bakanla iglili Soruşturma Komisyonu Raporu (3)

Dörk eski Bakanla iglili Soruşturma Komisyonu Raporu (3)

12 Yıl Önce Güncellendi

2015-01-12 14:34:12

Dörk eski Bakanla iglili Soruşturma Komisyonu Raporu (3)
Dört eski Bakanla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu raporunda, eski İçişleri Bakanı Güler ile AB Bakanı Bağış'ın mal varlıklarının araştırılması sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, soruşturma önergesinde belirtilen fiillerden kaynaklanan mal varlığı edindikleri yolunda bir bulguya rastlanılmadığının anlaşıldığı belirtildi.

Raporda, İçişleri eski Bakanı Muammer Güler'in savunma özetine yer verildi. Güler, savunmasında, dosyada menfaat temin ettiğine dair hiçbir delil olmadığını kaydederek, yapılan işlemlerin her birinin mevzuata uygun olduğunu ve herhangi bir kişiye ayrıcalık tanınmadığını ifade etti.

Güler, nüfuz suistimali, resmi belgede sahtecilik ve soruşturma gizliliğini ihlal suçlarının işlenmesinin söz konusu olmadığını, soruşturma dosyasında buna dair hiçbir maddi delil, olgu, bulgu ya da tespitin yer almadığına işaret etti.

Muammer Güler, Rıza Sarraf'a koruma kararı ve araç plakası verilmesi konusunda da Sarraf'ın, İstanbul Valiliği'ne verdiği dilekçeyle, şirketlerinin işleri nedeniyle tehditler aldığını ve can güvenliğinin tehlikede olduğunu belirttiğini ve yakın koruma polisi verilmesi talebinde bulunduğunu ifade etti. Güler, bu talep üzerine, ilgili yönetmelik uyarınca bir personel ile yakın korunmasına ve ikamet ve iş yerinde gerekli olan önleyici kolluk tedbirlerinin alınmasına karar verildiğini kaydetti.

Muammer Güler, savunmasında, "istisnai vatandaşlık" konusunda ise şunları söyledi:

"Rıza Sarraf, akrabalarından olan Muhammed Zarrab, Hüseyin Zarrab, Arash Mıandoabehıan ve Mohammad Reza ve ailelerinin Türk vatandaşlığına istisnai olarak kabul edilmesi talepleri vaki olmuş, hatta bu taleplerin bir kısım benim Bakanlığımdan önce de yapılmıştır.

Söz konusu talepler, ilgili makamlarca inceletilmiş ve mevzuatta öngörülen şartları taşımaları nedeniyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürünün, ilgili müsteşar yardımcısı ve müsteşarın uygun görüşleri doğrultusunda Vatandaşlık Kanunu'nu uyarınca Bakanlar Kurulu'na sunulmak üzere tarafımdan imzalanmıştır. Bu, bir ara işlem niteliğindedir. Anılan kişilere ait dosyaların Başbakanlık birimlerince incelenmesi sonucunda söz konusu dosyalar Bakanlar Kurulu'nun imzasına açılmış ve yüksek makamın onayıyla Türk vatandaşlığına istisnai olarak kabullerine karar verilmiştir."

-"Gerçek dışı, mesnetsiz"

Muammer Güler, Rıza Sarraf'la ilgili basında çıkacak haberlerin önlenmesiyle ilgili bir iddialara da yanıt vererek, şunları kaydetti:

"Rıza Sarraf, ismi mahfuz bir gazetecinin kendisiyle ilgili bir haber yapacağını ve eğer kendisine 1 milyon lira verirse bu haberi yazmayacağını ifade ettiğini belirterek benden bu konuda ne yapılabileceğini sordu. Kendisine, bu konuda Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması gerektiğini ve konuyla ilgileneceğimi ifade ettim. Daha sonra, ilgili gazetenin genel yayın yönetmenini arayarak konu hakkında kendisini bilgilendirdim. Basında çıkabilecek haberleri engellemekle ilgili bir görev veya yetkim olmadığı gibi özgür basının hangi haberleri yapıp yapmayacağına karar verme yetkisi Basın Kanunu ve basın ahlak ilkeleri çerçevesinde kendilerince takdir edilecek hususlardır."

Güler, Rıza Sarraf ile ilgili adli ve istihbari çalışma yapılıp yapılmadığının araştırılması için ilgililere talimat verdiği, soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği ve bu suretle suçluyu koruduğu iddiasının tamamen gerçek dışı, mesnetsiz olduğunu ifade etti.

-"Kanuni çerçevede herkese yardım ederim"

Muammer Güler, 2013 yılı Ekim ayında, oğlu Barış Güler ve yakın ilişki içinde olduğu arkadaşlarının sivil kişilerce takip edildiklerinden şüphelendiklerini öğrendiğini, bunun üzerine konunun güvenlik ve koruma yönünden incelenmesi için istihbarat birimlerine talimat verdiğini belirterek, şöyle devam etti:

" Zira, oğlum, İstanbul Valiliği'nce verilen çağrı üzerine koruma kararına tabidir. Oğlum Barış Güler, 2007 yılında, altın ticaretiyle uğraşan ve akrabamız olan Rüçhan Bayar'a değerlendirmesi amacıyla verdiği parayı Rüçhan Bayar'ın işlerinin bozulması sebebiyle alamamış ve buna ilişkin borç tasfiye protokolüne bağlı olarak verilen senetler de maalesef tarihinde ödenememiştir.

Daha sonra Rüçhan Bayar'ın Rıza Sarraf'ın yurt dışında bulunan şirketlerinde çalıştığını ve düzenli bir geliri olduğunu öğrenmesi üzerine, 2013 yılında tanıştığı Rıza Sarraf'tan bu alacağın tahsili konusunda yardımcı olması talebinde bulunmuş ve bazı ortak dostlarımızın da bu hususta girişimleri olmuştur.

Rıza Saraf'la bu konuda bir görüşme yapılıp yapılmamasında herhangi bir sakınca olup olmadığını ve ilgili hakkında adli veya istihbari bir çalışma bulunup bulunmadığını araştırdım. Rıza Sarraf hakkında herhangi bir adli veya istihbari çalışmanın olmadığı ifade edildi.

Çin'de kurulu bankaların yetkililerine sunulmak üzere düzenlenen referans mektupları, kesinlikle resmi bir evrak niteliğinde değildir. İçişleri Bakanı olarak doğrudan görev alanıma girmediği gibi fiili ve hukuki değer taşıyan ve bir sonuç doğurmaya elverişli belgelerden de değildir.

Bu ilk görüşmede 1-1,5 meselesi... Ben arz ettim. Yani ilk görüşmemde şarta bağlı olarak hangi rüşvet anlaşması yapılmış olabilir? Şarta bağlı rüşvet anlaşması olabilir mi? Oradaki 1-1,5 meselesi, biraz önce size söylediğim alacak konusundan ne kadarının bize bu süre içerisinde veya belli süre içerisinde ödenebileceği konusundaki yardımıyla ilgilidir. Sizin eğer tanıdığınız Türkiye'de otel yapabilecek birisi varsa ben yasal çerçevedeki işlerini takip etmek için onun önüne düşmeye varım. Yani birisi bir iş yapacak... Ben ne demişim efendim: 'Aman, sen otel yapacaksan ben sana yardım edeyim.' Kanuni çerçevede herkese yardım ederim."

Raporda ayrıca, "Mal varlığı araştırması için görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılan tetkikat sonucu düzenlenen raporlardan da ilgili bakanın kendisiyle ilgili bakanlık yaptığı süre zarfında mal varlığı ile gelirleri arasında uyumsuzluğa rastlanmadığı anlaşılmıştır" ifadelerine yer verildi.

-"Hiçbir maddi menfaat, bir para alışverişi olmamıştır"

Raporda, Eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın, hakkındaki iddialara ilişkin savunma özetine de yer verildi. Bağış, savunmasında, hakkında ileri sürülen iddiaları hiçbir şekilde kabul etmediğini, Rıza Sarraf ile ilgili iddialara ilişkin, "Bu şahısla aramda hiçbir zaman bir maddi menfaat ilişkisi olmamıştır, hiçbir şekilde bir para alışverişi söz konusu olmamıştır" dediği belirtildi.

Bağış, Rıza Sarraf'ın babasına İstanbul'daki İtalya Başkonsolosluğu'ndan bir turist vizesi alınması karşılığında 500 bin dolar para aldığı iddiasına ilişkin, "Bir kişinin yetkisi dahilinde bulunmayan ve gerçekleşmeyen, herkesin kolaylıkla yapabileceği bir işlem için 500 bin dolar verilmesi iddiası akla uygun bir iddia olamaz. Şahsım ve Bakanlığım tarafından Avrupa Birliği projeleri kapsamında Avrupa'ya gönderilen 100 binlerce vatandaşımıza vize başvurularında insani çerçevede yardım edilmiştir. Evet, Rıza Sarraf da babası için İtalya vizesi konusunda yardım talep etmiştir. Ancak daha sonra babası vize başvurusu dahi yapmamıştır" dedi.

Egemen Bağış, savunmasında, Rıza Sarraf'ın otel açması konusunda, aldığı yardım karşılığında kendisine maddi menfaat sağladığı yönündeki iddiaya ise "Bu iddia da en az ilki kadar asılsız ve gerçeğe aykırıdır. Kendisi otel yapmak için ortak bir tanıdığımızdan bir bina aldığını benimle paylaşmış, paylaştığında da şahsım her iki tarafa da 'Hayırlı olsun' temennisinde bulunmuştur" yanıtına verdi.

Bağış, hakkındaki diğer iddialara, şu cevapları verdi:

"Hakkımdaki üçüncü iddia ise, Rıza Sarraf'la ilgili basında aleyhe çıkacak haberlerin engellenmesi ve hakkında yürütülen bir soruşturma olup olmadığı konusunda bilgi edinmem karşılığında kendisinden 500 bin dolar aldığımdır. Benim eğer medyada yapılacak bir haberi engelleyebilmek gibi bir etki gücüm olsaydı, herhalde önce medya aracılığıyla şahsıma iftira atılmasını engellerdim.

Bu şahsın evime bir çikolata gönderdiği doğrudur. Çikolata, ben de eşim de evde yokken evde çalışanlar tarafından teslim alınmıştır. O çikolatanın içerisinde çikolatadan başka da hiçbir şey olma ihtimali zaten olamaz. Aynı şekilde evimize bir kıyafet, bir gömlek kravat gönderildiği de doğrudur. Ama hiçbir maddi menfaat söz konusu olmamıştır. Hiçbir şekilde, hiçbir maddi menfaat, bir para alışverişi olmamıştır."

Raporda, Egemen Bağış için "Mal varlığı araştırması için görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılan tetkikat sonucu düzenlenen raporlardan da ilgili bakan ve eşinin soruşturma önergesinde belirtilen fiillerden kaynaklanan mal varlığı edindiği yolunda bir bulguya rastlanılmadığı anlaşılmıştır" ifadelerine yer verildi.

-"Telefon kayıtları imha edilmeliydi"

Raporda, CMK'nın "Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir" hükmü gereğince imhası gereken telefon kayıtlarının imha edilmeyerek, bakanların dosyalarına eklenmek suretiyle soruşturmanın usulsüz işlemlerle desteklenip güçlendirme kaygı ve çabasının dikkati çektiği belirtildi.

Ayrıca gözaltılar ve arama-elkoyma işlemlerinin medyayla birlikte yapıldığı, Anayasa ile teminat altındaki masumiyet karinesinin hiçe sayılarak medyaya sızdırılmak suretiyle usulsüz işlemlerin üstünün örtülmeye çalışıldığı kaydedildi.

(Sürecek)

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

Annesinin cenazesinde kardeşini öldürdü!

Haber Ara