$

Dolar

47,5428

Euro

54,8595

£

Sterlin

64,0572

Frank

58,8175

Gram Altın

6.193,9100

Bitcoin

3.029.005

$

Dolar

47,5428

Euro

54,8595

£

Sterlin

64,0572

Frank

58,8175

Gram Altın

6.193,9100

Bitcoin

3.029.005

Türkiye

İşte Fethullah Gülen Dil Kurumu

Herkes konuştu o sustu! Suskunluğunu gazetesine bozdu! Ancak Gülen'in kullandığı kelimeler vatandaşın kafasını yordu! Ortaya çıkan ifadeler Gülen Dil Kurumu'nu oluşturdu!

22.03.2014 - 03:12
Murat
İşte Fethullah Gülen Dil Kurumu
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Takvim'in haberine göre; Ekrem Dumanlı sordu Fethullah Gülen yanıtladı. Ancak Pensilvanya'daki malikanesinden açıklamalar yapan Gülen'in ne söylediği anlaşılmadı. Türkçe'den iz yoktu.

İşte Gülen Dil Kurumu!

Vakıa: Olgu (Arapça)

Muttali: Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş (Eskimiş Arapça)

Mansıp: Makam, yüksek dereceli memuriyet (Arapça)

Hulus: Gönül temizliği (Arapça)

Eza: Üzme, sıkıntı verme, üzgü (Arapça)

Kıtmir: Yedi Uyurlar'ın köpeği

Şenaat: İğrençlik, kötülük, alçaklık (Arapça)

Denaet: Alçaklık (Arapça)

Muvazene: Denge (Arapça)

Vakar: Ağırbaşlılık (Arapça)

Vifak: Barış, uygunluk (Osmanlıca)

İz'an: Anlayış, anlama yeteneği (Arapça)

Füru hükum: İsim: Dallar, kollar, ayrıntılar.

Hukuk: Çocuklar, torunlar (Arapça)

Akaid bahsi: Kuralları toplayan kitap

Taalluk: İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti (Eskimiş Arapça)

Akıdevi: Gönülden bağlanmak (Arapça)

Tekfir: Kâfir sayma (Arapça)

Tadlil: Azdırmak, ayartmak. Günah işletmek. (Osmanlıca)

Ehl-i küfrün: Küfürün ehli (Arapça)

Hilâf-ı vâki: Gerçeğe zıt, aykırı (Arapça)

Mülhit: Dinden çıkan, dinsiz (Arapça)

Nâbecâ: Yersiz (Farsça)

Nâsezâ: Layık olmayan (Farsça)

Rikkat: İncelik, naziklik (Arapça)

Mağfiret: Bağışlama (Arapça)

Feraset: Anlayış, sezgi, zeka (Arapça)

Tezvirat: Yalan dolan şeyler, kovuculuklar (Arapça)

İktifa: Yetinme (Arapça)

Dünya-yı dûn: Alçak, aşağı, aşağılık dünya (Arapça)

Mütecaviz: Saldırgan, saldırıcı, sataşkan (Arapça)

Tarassut: Gözleme, gözetleme, dikkatle bakma (Arapça)

Hilâf-ı vaki: Aykırı ters durmak (Arapça)

Tân etmek: Kötülemek, dil uzatmak (Arapça)

Mülâhaza: Düşünce (Arapça)

Müşahede: Görme (Arapça)

Atf-ı cürüm: Suçlamak (Arapça)

İnkisar-ı hayal: Hayal kırıklığı (Arapça)

Baliğ: Ergen (Arapça)

Vaaz-u nasihat: Nasihat etmek (Arapça)

Liyakatsizlik: Uygunsuz (Arapça)

Âmme hakkı: Kamu hakkı (Arapça)

Dayelik: Dadılık (Arapça)

Naspedilen: Atanan (Arapça)

Mahfuz: Saklanmış, korunmuş (Arapça)

Hakeza: Bunun gibi böyle (Arapça)

Tefessüh: Çürüme, bozulma (Arapça)

Güft-u gû: Dedikodu (Arapça)

Vehim: Kuruntu (Arapça)

Şaki: Haydut (Arapça)

Tavzih: Açıklama, aydınlatma (Arapça)

Tashih: Düzeltme metni (Arapça)

Tecziye: Cezalandırma (Arapça)

Salahat: Günahsızlık (Osmanlıca)

Müeyyide: Yaptırım (Arapça)

Raci olan: Alakası olan, ilgilendiren (Arapça)

Abid: İbadet eden (Arapça)

Zâhid: Allah'tan korkan

İrtikâp: Kötülük etme (Arapça)

Sigaya: Sorgu (Arapça)

Acizane: Nezaket (Arapça)

Huşûnet: Kabalık, kırıcılık (Arapça)

Eracif: Uydurma, yalan sözler (Arapça)

İktiza: Gerekli olma, gerekme (Arapça)

İçtihat: Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış (Arapça)

Hatar: Tehlike, uçurum (Arapça)

Müktesebat: Edinilen, kazanılan bilgiler (Arapça)

Hüsnü misal: Güzel örnek (Arapça)

Tavazzuh: Açıklık kazandırma, aydınlatma (Arapça)

Münafi: Aksi, aykırı, muhalif (Arapça)

Mevhum: Varsayılan (Arapça)

Mer'i hukuk: Geçerli hukuk düzeni (Arapça)

Ye'se kapılmak: Umutsuzluk (Arapça)

Muvazenesizce: Ne yaptığını bilmeyen, dengesiz (Arapça)

Hezeyan: Saçmalama (Arapça)

Cihanşümûl: Evren (Osmanlıca)

Ezâ ve cefâlar: Üzme, sıkıntı verme (Arapça)

Lütfu: Yardım, ihsan, inayet, atıfet (Arapça)

Tezvirât: Yalan dolan şeyler, kovculuklar (Arapça)

Sükûn: Sakin olma (Arapça)

Tûl-i emel: Gelecek arzusu. Hırs (Arapça)

Kasvet-i kalbiye: Kalp sıkıntısı (Arapça)

Ukba: Ahiret, öbür dünya, 2. Ceza. (Arapça)

İtikadi: İnanç, bir fikre veya dinin temel prensiplerine inanma (Arapça)

Akaide: Akideler, inançla ilgili temel ilkeler (Arapça)

Müteveccihen: Bir yere doğru gitmek üzere. Bir şeyi yapmaya yönelmiş olarak... (Arapça)

Gadretme: Hainlik (Arapça)

Tefessüh: Alçaklaşmak (Arapça)

Müstağni: Yetiştiren (Arapça)

Tekebbür: Kibir (Arapça)

Sinayet: Himaye (Arapça)

İnhiraf: Sapıtma (Arapça)

Meşbu: Tok (Arapça)

Dehalet: Sığınmak (Arapça)

Vifak: Barış (Arapça)

Füru: Aciz, beceriksiz (Arapça)

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın