$

Dolar

48,3201

Euro

56,3319

£

Sterlin

65,4844

Frank

59,8234

Gram Altın

6.940,5500

Bitcoin

3.812.419

$

Dolar

48,3201

Euro

56,3319

£

Sterlin

65,4844

Frank

59,8234

Gram Altın

6.940,5500

Bitcoin

3.812.419

Türkiye

'Memet Ali Alabora'nın ölüm fermanı çıkarıldı' iddiası

İsmail Nacar: Memet Ali Alabora için ölüm fermanı çıkardılar. Bu yönde duyumlarım, tespitlerim var. Gezi Parkı protestolarında simge haline gelmiş durumda. Kendisine karşı bir girişim var.

24.06.2013 - 11:00
mehmet
'Memet Ali Alabora'nın ölüm fermanı çıkarıldı' iddiası
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Kamuoyunda “İslami yazar” olarak tanınan İsmail Nacar, Gezi Parkı eylemleri sırasında hedef gösterilen tiyatro oyuncusu Memet Ali Alabora için “bazı odaklarca ölüm fermanı çıkarıldığı” iddiasında bulundu. Nacar, “5 Haziran 1993’te Cumhuriyet’ten Aziz Nesin için uyarı yaptım, 2 Temmuz Sivas olayları yaşandı. Şimdi aynı uyarıyı Memet Ali Alabora için yapıyorum” dedi.

Cumhuriyet'in haberine göre, Nacar, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin kaosa sürüklenmesi için senaryolar kurulduğu, yabancı servislerin de bu komploda yer aldığı” iddialarını gündeme getirdi.

Nacar, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gezi Parkı protestolarıyla masum bir şekilde başlayan gösterilerin ardından Türkiye için yine kaos senaryoları gündeme gelmiş durumda. Bunu kamuoyunu, gelişmeleri izleyen deneyimli biri olarak görüyorum. 5 Haziran 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yer alan demecimde ‘Aziz Nesin için ölüm fermanı çıkarıldığını’ söylemiştim. Yaklaşık iki ay sonra 2 Temmuz’da Sivas’ta yaşanan olayları herkes hatırlar. Şimdi Memet Ali Alabora için aynı fermanı çıkardılar. Bu yönde duyumlarım, tespitlerim var. Gezi Parkı protestolarında simge haline gelmiş durumda. Kendisine karşı bir girişim var. Nerede ne zaman uygulamaya kalkarlar bilmiyorum. Türkiye’yi yeniden kaosa sürüklemek istiyorlar. Bunun kamuoyuna açıklanması gerek.”

Nacar düşüncelerini şöyle ifade etti:

ÇÖZÜM SÜRECİ VE TAKSİM OLAYLARI

Yaklaşık üç hafta önce Taksim parkında başlatılarak tüm ülkeyi provoke eden

son olaylar, Türkiye'nin ekonomisine ve dışarıdaki imajına zarar vermenin yanında,

başlatılan yeni çözüm sürecini de aksattı.

Zaten, en son toplantılarını 23 Nisan 2013 tarihinde Ankara' da yapmış olan "Milli

Merkez"(!) aktörleri ile onlara piyonluk yapan bazı eski "özel kuvvet" elemanlarının,

Taksim olaylarını tetiklemelerinin başlıca sebeplerinden birisi de, bu Kürt sorununun

çözüm süreci idi.

1984 Eruh baskını tarihinden bu yana, bu sorunun taraftarlarını yakından takip etme

imkanım olduğu içindir ki, rahmetli Eşref Bitlis Paşa' nın dolaylı teşvikiyle bir barış

inisiyatifine de öncülük etmiştim.

Yine kamuoyunun bildiği gibi, merhum Erbakan' ın başbakanlığı döneminde bu

mesele barış yolu ile çözülmek üzereyken, bugünkü Taksim olaylarının perde arkası

aktörleri düğmeye basarak, Erbakan hükümetini düşürdüler.

İşte bunu içindir ki, bu son olayların hemen ilk günlerinde, dengeli ve aklı başında

bir politikacı olarak bildiğim Sayın Murat Bozlak' ı arayarak, bu gerginliğin bir çevrecilik

hassasiyetiyle, veya demokratik bir hak talebiyle bir ilgisinin olmadığını; daha açık bir

ifadeyle, iç ve dış çıkar çevrelerinin ortak bir tezgahı olduğunun altını çizerek, BDP' nin

buna alet olmamasını rica ettim.

Ancak, kendisiyle aynı kanaati paylaşmamıza rağmen, ne yazık ki bazı BDP

milletvekilleri ile İstanbul' daki parti tabanının bir kesimi, bilerek veya bilmeyerek bu

provokasyonlara alet oldular.

Bilindiği gibi, bu tabloyu gören sayın Başbakan' ın da, Taksim' e asılan bazı

pankartlarla ilgili sert ifadeleri oldu.

İşte bu ifadelerinden dolayı, çözüm sürecinin geleceği kaygısiyle Başbakan' ı bana

şikayet eden bazı dostlara şu hatırlatmayı yapmak isterim:

Bu kardeş kavgasının teşhis ve çözümü konusunda, telefonla da olsa geçmişte

Öcalan' la ve zaman zaman da sizler ve önderlerinizle görüşerek ortak tespitlerimiz

oldu.

Şimdi bakıyorum da, ya bu tespitlerimiz yanlış, ya da birbirimize takiye yapıyormuşuz.

Bence, senaryoları hazır olan daha büyük bir kaos ortamı gelmeden önce, yeniden

bir vicdan muhasebesi yapmak zorundayız.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın