$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.370.783

$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.370.783

Gündem

Reyhanlı Olayları ve 'Kötülüğün Sıradanlığı'

Reyhanlı'da patlayan bombalar, sadece ölen ve yaralanan masumlardan ibaret bir kıyım yaratmamıştı ülkede. Sonrasında özellikle Suriyeli mültecilere yönelik davranışlar ve çeşitli iç yakıcı iddialar, ortaya başka bir zulmü çıkarıyordu. Üstelik özellikle post-modern çağlardaki "tanıklıklar", zulmün...

19.05.2013 - 21:38
nevzat
Reyhanlı Olayları ve 'Kötülüğün Sıradanlığı'
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

TIMETURK / ENVER GÜLŞEN

Sanırım modernitenin organizasyon “becerisinin” en önemli yönüne, savaşlarda tanık oluyoruz. Tek tek her birisi “sıradan”, “masum”, “aile babası” olan insanlar, bir “yüce amaç” için bir araya geldiklerinde ortaya “emir merkezinin” neresi olduğu belli olmayan, ama mutlak uyulması gereken emirlerden oluşan bir mekanizma çıkıyordu. Eichmann, benzer şeyler söylemişti savunmalarında. Arendt, Eichmann’ın savunması üzerinden yapmaya çalıştığı modernite analizlerinde bu durumu “modernite daha kötü insanlar yaratmadı ama kötü olmayan sıradan insanların büyük kötülükler yapabilecekleri mekanizmayı / aygıtı icat etti” mealinde bir şeyler söylemişti. Ortaya çıkan şey, tam anlamıyla “kötülüğün sıradanlığı” idi. Artık ortada, bir vahşiye, bir “merkeze” mâl edilemeyecek olan “merkezsiz kötülükler” vardı.

’de kendini savunan komutanın, savunduğu şeyde kendi söylediklerine “inancı” bununla ilgiliydi; Eicmann gibi… Gerçekten de kendilerinin masumluğuna inanıyorlardı çünkü. Sonuçta onlar da kurbandı! Jan Nemec’in Diamonds of the Night filmi de “kötülüğün sıradanlığına” verilebilecek en önemli ve iç yakıcı örneklerden birisidir. Nazi kampından kaçan iki gencin, bir köyde yakalandıktan sonra başına gelenler, sıradan insanlar topluluğunun kötülüğünün, “gerçek kötülerden” hiç de aşağıda kalmadığını gösterir. Zulmün en büyüğü olan, aşağılama, sıradanlığın kıyımının en önemli göstergelerindedir. İnandıkları bir “yüce amaç”, ya da “ölümden korunmak” iştiyakı, bir araya gelen insanlar topluluğunu kolayca bir vahşiye döndürebilmekteydi. O vahşetin karşısında, gerçekten masum iki gencin olması bir şey fark etmez. Önemli olan bir “yüce amacın” ya da toplumsal çıkarların “öteki kötü” ile karşı karşıya kalmasıdır. Mekanizma, artık, sıradanlığın katliamını ortaya koymaya müsait hâle gelmiştir.

Patlamalar sonrası, Reyhanlı’da olanlar dışında bizim net olarak gözlemleyebildiğimiz bir şey vardı. Suriyeli mültecilerin suçlanması, adeta Türkiye “solunun” ve milliyetçilerin milli sporu hâline geliyordu. Bir zulümden kaçarak Türkiye’ye sığınmış insanları, adeta döve döve ülkeden kovacak hâle geliyordu “sıradan kötülüğümüz”.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın