Dolar

34,8956

Euro

36,6387

Altın

3.011,24

Bist

10.058,63

Şahin, Dursun Karataş'ın eşini ben öldürdüm!

Ergenekon davasından yargılanan eski Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, Dev-Sol’a yönelik İstanbul Çiftehavuzlar’da 1992’de düzenlenen operasyonda Dursun Karataş’ın eşi Sabahat Karataş’ı kendisinin öldürdüğünü açıkladı. Sivas Ermeni Cemaati lideri Minas Durmazgüler’e düzenleneceği iddia edilen suikast hazırlığına dair silahı sanık Garip İrfan Torun’a verdiği iddiasına ilişkin ifade veren Şahin, “30 yıl terörle mücadele ettim. DHKP/C lideri Dursun Karataş’ın eşini operasyonda ben öldürdüm. Şimdi terörden tutukluyum. Takdir yüce mahkemeye aittir” diye konuştu.

14 Yıl Önce Güncellendi

2012-05-11 13:30:56

Şahin, Dursun Karataş'ın eşini ben öldürdüm!
TİMETÜRK / Haber Merkezi

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese tutuklu sanık Şahin’in sorgu ve savunmasının alınacağını belirterek kürsüye çağırdı. Daha önce Ergenekon davası ile birleştirilen Ermeni cemaati lideri Minas Durmazgüler’e suikast hazırlığına ilişkin dosyada sanık olarak yer alan Şahin kendisiyle ilgili iddialara cevap verdi. “Adalet mülkün temelidir” diyerek sözlerine başlayan Şahin, “Bana atılan bu iddialara cevap vermeyi bile zül kabul ederim” dedi. Aynı dosyanın sanığı Garip İrfan Torun’a suikastta kullanılması için silah verdiği iddia edilen İbrahim Şahin, “Kimseye silah vermedim. Suikast hazırlığı içinde olmadım” diye konuştu.

"Takdir yüce mahkemeye aittir"

Şahin, Torun’u 2003 yılında tanımasına imkân olmadığını, o tarihte Susurluk davası nedeniyle cezaevinde bulunduğunu ve 1993 yılında ise Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda Ankara’da görevde olduğunu söyleyerek, “Silah vermem olayı ise tamamen yalan. Bizim için silah namustur. Allah korusun insan namusunu başkasına verir mi? Tövbe tövbe...” dedi. Torun’un kendisine bu nedenlerle iftira attığını iddia eden Şahin, “4 yıldır tutukluyum. 30 yıl terörle mücadele ettim. Hatta 2 kez yaralandım. DHKP/C lideri Dursun Karataş’ın eşini operasyonda ben öldürdüm. Takdir yüce mahkemeye aittir” diye konuştu.

AİHM Türkiye’yi 2008 yılında YAŞAM HAKKI İHLALİ nedeni ile mahkûm etti

16-17 Nisan 1992 günlerinde İstanbul’da üç ayrı eve yapılan baskında, 11 kişi öldürüldü. Kamuoyunda ‘yargısız infaz’ tartışmalarının sürdüğü bir dönemde öldürülen ve Devrimci Sol üyesi oldukları belirtilen bu kişiler arasında Sabahat Karataş da yer alıyordu. Sabahat Karataş’la birlikte Taşkın Usta ve Eda Yüksel de öldürülmüştü. Aileler, AİHM’ye başvurdu. Usta’nın dosyasıyla ilgili incelemede AİHM kararını şu ifadelerle sundu: Usta’nın cesedinde, on üç tanesi öldürücü olmak üzere 45 mermi yarası vardı. Polislerin ifadesini almak için 8 aydan fazla beklendi. İfade işlemleri 2 yıldan uzun sürdü. Karar 7 yılı aşkın bir sürede verildi. AİHM her iki başvuru için de AİHS’nin 2. maddesinde düzenlenen ‘yaşam hakkı ihlali’ne hükmederek, 2008’de Türkiye ’yi mahkûm etti.
SON VİDEO HABER

Annenin uyuşturucu isyanı: 'Oğlumu kurtarın, artık kafayı yedim!'

Haber Ara