SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAOTOMOTİVDÜNYAGÜNDEMPOLİTİKAEKONOMİÇEVİRİGEZİSPORSAĞLIKTEKNOLOJİKÜLTÜRYAŞAMFOTOVİDEOEN
'Dersim katliamının sorumlusu Mustafa Kemal'dir'
24.11.2011 08:03

'Dersim katliamının sorumlusu Mustafa Kemal'dir'

'Dersim katliamının planlayıcısı, yöneticisi ve sorumlusu Mustafa Kemal’dir.' diyen Ahmet Altan Dersim'i yazdı...

Tarih ve Erdoğan

Dün tarihin kırılma noktalarından birinden geçtik.

Bu ülkenin başbakanı, tarihimizin en kanlı günahlarından birini belgelerle ortaya koyduktan sonra Dersim katliamı için devlet adına “özür” diledi.

Dersim’de “isyan” olmadığını, katliam için “isyanın” bahane olarak kullanıldığını söyledi.

Öldürülen insanların sayısını açıkladı.

Nasıl öldürüldüklerini anlattı.

Yetmiş yıllık kanlı bir örtüyü tarihin üzerinden çekip aldı, halka çıplak gerçeği gösterdi.

Dersim gerçeğinin böylesine ortaya çıkması, bir başbakanın büyük bir dürüstlük ve cesaretle “tarihin saklanan yüzüyle” hesaplaşması, bu toplumun önünde yeni yollar açacaktır.

Bu ülkede, uydurulan bir tarihle, günümüz ve geleceğimiz yönlendirilmek istendi hep.

Yıllarca bunda başarılı da oldular.

Başbakan Erdoğan’ın dünkü açıklaması “resmî tarihi” parçalarken, gerçekçi bir “tarih” anlayışının da canlanması için bütün topluma büyük bir fırsat yarattı.

Dersim üzerinden yürüyerek Cumhuriyet’le ilgili birçok gerçeğe ulaşabilecek toplum.

Bir diktatörlüğün bütün utanç verici suçlarını görebileceğiz.

Bunları görmemiz önemli.

Çünkü bu suçları gördüğümüz vakit, bu suçları tekrarlamayacak, kana, kire, günaha bulaşmayacak yeni bir cumhuriyeti nasıl kurmamız gerektiğini de anlayacağız.

Atatürk’ü gerçek kimliğiyle ve bir diktatör olarak yaptıklarıyla değerlendirebileceğiz.

Atatürk’ü överek aslında bir “diktatörlük” rejimini öven ve bu rejimin sürmesi için Atatürk’ün adının arkasına saklananların önündeki o sahte perde kaldırılacak.

Dersim katliamının planlayıcısı, yöneticisi ve sorumlusu Mustafa Kemal’dir.

Cumhuriyet tarihi boyunca büyük bir “beyin yıkama” operasyonundan geçen bu halkın, karşılaştığı yeni gerçekleri kabulü biraz zor olacak ama yeni bir ülke ancak geçmişin günahlarıyla ve yalanlarıyla yüzleşerek kurulabilecek.

Erdoğan dünkü konuşmasıyla bu yeni gelecek büyük bir adım attı.

Kabul edelim ki ilginç bir adam bu Erdoğan, bazen bu toplumun ortalama düzeyinin çok altında kalan ilkel bir hamasetle milliyetçilik yaparken, bazen de inanılmaz bir sıçramayla bu toplumun düzeyinin çok üstüne çıkarak parıltılı bir lidere dönüşebiliyor.

Büyük zirvelerle ve derin uçurumlarla dolu bir dağ silsilesi gibi.

Dün onu o parlak zirvelerinden birinde izledik.

İnsan istiyor ki ülkesinin başbakanı hep bu düzeyde olsun, hep hayranlık uyandırsın, hep Willy Brandt gibi tarihe geçecek büyük jestlerin insanı olsun, toplumunun zihnini açsın, gerçeklerden korkmasın, yalanları cesaretiyle yıksın, uygarlığın sembolü haline gelsin.

Her zaman böyle olmuyor tabii ama dün bütün bu özelliklere sahip bir lider gibi davrandı.

Dersim katliamıyla ilgili bütün o gerçekleri açıklamak ve özür dilemek kolay iş değil.

Kolay iş olmadığı, ailesi bu katliamda büyük bir acı çekmiş olan CHP’nin Dersimli Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kıvranmalarından belli.

Gerçekleri Erdoğan söylüyor, Dersimli muhalefet lideri bu gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyor.

Birinin cesaretine ve parıltısına hayran oluyor, diğerinin o silik zavallılığına acıyorsunuz.

Kılıçdaroğlu, geçmişin yalanlarıyla geleceğin de önünü tıkamak için çırpınıp kendi ailesinin acısını bile inkâr ediyor.

Hâlâ kendi ailesini de katleden diktatörlük rejimini savunmaya çabalıyor.

O kadarla da kalmıyor, Başbakan’ın “özrüne” katılan ve Dersim’de olanlar için özür dileyen kendi Diyarbakır teşkilatını da görevden alıyor.

Zavallı CHP, bu yalan denizinde boğulup gidecek.

Cumhuriyet tarihi, savunulabilecek bir tarih değildir, çok fazla cinayet, ölüm, baskı, zulüm vardır.

O korkunç tarihin en feci sayfalarından birini dün Başbakan’ın ağzından dinledik.

Erdoğan’ın dünkü konuşmasıyla “tarihin yırtıldığını”, o yırtıktan dehşet verici gerçeklerin göründüğünü ve yeni bir tarihe adımımızı attığımızı düşünüyorum.

Başbakan Erdoğan, tarihte yeni bir sayfa açtı.

Buradan artık istesek de geriye dönemeyiz.

Tarihle, yalanlarla, efsanelerle hesaplaşacağız.

Bu toplumun yolu artık bu yoldur.

Başbakanının Dersim’deki katliamı açıkladığı ve bunun için özür dilediği bir ülke bugün burası.

Cumhuriyet’in yalanlarının üstünü birer birer açacağız, her adımda yeni bir cumhuriyete doğru ilerleyeceğiz, özgür bir toplum yaratmak için yürüyeceğiz.

Hayat, istesek de istemesek de bizi o yolda yürümeye zorluyor çünkü.




    YORUM YAZ

YORUMLAR

şenol mert / 19.7.2013 01:57:39
şahsen bilmediğim yere konuşmayı sevmem ama bir aralar bende bu durumu gerçekten çok merak edip araştırdım somut bişi bulamadım benim temennım bu ve bunun gibi karanlık tarih gerçeklerini gerçek tarihçilerin ağzından ve vesikalar la öğremektir içeriğini bilemiyorum onun içinde yorum yapmıyorum ama tek birşey söyleye bilirimki masum bir tek insan bile öldürülmüş demiyorum cezalandırılmışsa bunun hesabını sorumluların vermesi ve özrünü de dilemesi gerekir
kerem / 2.7.2013 14:49:52
bu ülkede atatürkü kullanarak yıllarca dinsiz chpe zihniyetiyle yıllarca atatürkcü askerlerin darbeleriyle uğraştık durduk neden ? cünkü bu ülkemizde islama karşı kurulmuş laiklik diğer manasıyla islamı yok etme felsefesi vardı hala aydın diye adledilen bir kesim sunu anlamıyor kurtuluş savaşını dualarla başörtülü ninelerimizin doldurduğu mermi ve toplarla kazandık günaydın ey ülkem uykudan 80 yıl sonra uyandı ama olsun buda bize yeterne mutlu allahın sancağına tutabilenlere ne mutlu müslümanım
onder mehmetoglu / 2.7.2013 14:06:46
Ahmet Altan AKP nin avukatligina ustelendigi gunlerde yazdigi bir yazi. Tayyip de onun 'kahramani' idi o gunlerde. Yazar kadin memeleri hikayelerini yazsa daha saygideger olacaktir. Ataturk dusmanligi, dinciler ile bu yazar guruhu arasinda cok populer, haberleri olmayacan sey, onlarin dusunceleri deger veren yok.
Evren By / 24.11.2011 13:32:11
dünyanın hiç bir devriminde , devrime karşı çıkanlar olmamış olsaydı . o devrimin adı devrim olmazdı. devrim kelimesinin kaidesi budur. O halde Mustafa Kemal 'e diktatör demek . Abesle iştigaldir.Mustafa Kemal zamanında dünyadaki diğer ülkeleri incelerseniz. Kan gövdeyi götürürken , Gazi'nin yaptıkları onların yanında yok denecek kadar azdır. Bütün bunları bir devrimin gereği olarak algılayamayacak kadar zeki olmadığını düşünmüyorum, Altan'ın o halde bilerek ve isteyerek Gazi'nin adını kirletmek
M / 24.11.2011 13:28:02
aynen katiliyor, ve insallah diyorum. yorumculara yorumum, atatürke okadar saplanmislarki, hala ihtimal veriyorlar adamin melek olduguna. Ve cumhuriyetin bize bu firsati verdigini ileri sürenlere: aklinizi öperim, cumhuriyet 80 yil geride birakti bizi, eger cumhuriyet olmasaydi, bu soykirimin ortaya çikmasina luzum kalmazdi, ve biz bugun ileri teknolojilerle ilgilenirdik, elalemin dini ile basörtüsü ile degil. Sizin ata anlayisiniz bu, no basörtüsü no allah, ata bu sizin için.
Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR