DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Gazze'deki gerçekleri görmek...

İşgalin haritası aylar öncesinden çıkarıldı, medyadaki dostlarına dağıtılan mermi noktalarına kadar belirlenmişti.

09.01.2009 11:32:00

 Gerçeği aldatmacadan ayırt etme

Gazze Kan Banyosu

MIKE WHITNEY*

Ender dürüstlük anlarından birinde, New York Times Gazze bombardımanı ve işgali ardındaki gerçek niyeti ifşa etti. Ethan Bronner'in ?İsrail Hedefi Tartıyor: Hamas Yönetimini Sona Erdirme, Roket Ateşi ya da Her İkisi? makalesinde, İsrail Başbakan Yardımcısı Haim Ramon şöyle söylüyor; 'Hamas?ın yönetmesine izin vermeyeceğimiz bir duruma ulaşmamız gerekiyor. Bu en önemli olan şey. Eğer savaş umulduğu gibi berabere biterse ve İsrail Gazze?yi yeniden işgal etmekten kaçınırsa, Hamas diplomatik tanınma kazanacaktır? Nasıl adlandırırsanız adlandırın, Hamas meşruluk kazanacaktır.?

Times?a göre: 'Ayrıca herhangi bir ateşkes İsrail ve Mısır?dan Gazze?ye ticari trafiği arttırabilir. Hamas?ın asıl talebi de bu: şu anda karşı karşıya olduğu sınır kapalılığının ve ekonomik boykotun sona ermesi. Gazze ekonomisinin Hamas altında kuvvetlenmesi Hamas?ın kuvvetlenmesi olacaktır diyor İsrailli liderler. Gene de ticaretten alıkoyma 1,5 milyon Gazzeliyi çaresizlik içinde bırakmaya devam edecektir.' (İsrail Hedefi Tartıyor: Hamas Yönetimini Sona Erdirme, Roket Ateşi ya da Her İkisi; Ethan Bronner)

Eğer İsrail Hamas?ın ?meşruluk kazanmasını? önlemek istiyorsa, işgalin gerçek hedefi ya rejimi ciddi şekilde sarsmak ya da devirmektir. Kassam roketleri ve sözde ?Hamas altyapısı? (İsrail güvenliğine tehdit belirtmeyi amaçlayan yeni ifade) hakkında bahsedilen her şey sadece bir oyalama. İsrail?i gerçekten endişelendiren ise Obama?nın ? başkanlık seçimleri kampanyasında söz verdiği gibi -  ?düşmanlarıyla birlikte masaya oturacağı? ve Hamas ile görüşmeler yürüteceği ihtimalidir. Bu topu İsrail?in sahasına koyacaktır ve onları taviz vermeye zorlayacaktır. Ancak İsrail taviz vermek istemiyor. Onun yerine savaş başlatıp ortadaki gerçekleri değiştireceklerdir ki Obama?nın barış sürecini yeniden başlatmak için her teşebbüsünün önüne geçebilsinler.

Birkaç gün önce Obama danışmanı Zbigniew Brzezinski televizyonda yaptığı bir konuşmada son sekiz yılın Filistin/İsrail ihtilafını çözmenin ABD?nin bölgedeki menfaatleri için hassas olduğunu kanıtladığını söyledi. Ayrıca son savaşın iki tarafın da ABD müdahalesi olmadan barış elde edemeyeceğini gösterdiğini ekledi. Brzezinski'nin yorumları gösteriyor ki en azından Obama tarafı Hamas temsilcileriyle düşük seviyede (gizli?) görüşmeler düşünüyor. Hamas?ın şiddetten kaçındığı her gün siyasi bir parti olarak meşruluğu da artıyor ve doğrudan görüşmeler ihtimali giderek gerçek olmaya yaklaşıyor. Bu İsrail?in en kötü kâbusudur. Hamas İsrail?e gerçek bir tehdit oluşturduğu için değil, sadece İsrail?in kendi kukla rejimini kurup nihai yerleşim için tek taraflı olarak kendi şartlarını dayatmak istemesindendir. Ne Ehud Olmert?in ne de başbakanlık adaylarından herhangi birinin zarif halkla ilişkiler paravanının ardında saklamak zorunda oldukları yerleşim birimlerinin genişletilmesi planlarının yapıldığı Oslo gibi verimsiz bir başka sekiz yıllık yerde çıkmaza girme niyetleri yok. Asla. İsrail liderliği onun yerine hileden vazgeçip Bush yönetiminde olduğu gibi açıkça bölgesel amaçlarını sürdüreceklerdir. Ve hedefleri her zaman olduğu gibi işgal edilen bölgeleri Büyük İsrail?e katmak ve Filistinlileri ayrılmış bölgelerde sıkışık bırakmaktır. Görüşmeler bunu daha da güçleştirecektir.

Ariel Sharon'un kıdemli danışmanı Dov Weisglass üç yıl önce İsrail?in durumunu şu itiraflarla açığa çıkarmıştı;'(Gazze?den) geri çekilme aslında formaldehittir. Orası gerekli olan formaldehiti sağlıyor ki Filistinlilerle siyasi bir süreç olmasın? Bu Filistin Devleti diye adlandırılan yerin tamamı gündemimizden süresiz bir şekilde çıktı.' Gazze?nin tamamen 'formaldehit' olduğunu söylüyor. İsrail?in Gazze?den çekilmesinin nedeni eleştirmenleri susturmak ve sanki Filistinliler bir nevi devlet elde etmişler gibi göstermekti. Tamamen bir hileydi. Sharon geri çekilmenin yabancı liderlerin onu Filistinlilerle masaya oturması ve karşılıklı bir anlaşma yapması için rahatsız etmesini durduracağına inanıyordu. Seçimlerin planlarını baltalayacağını ve Hamas?ın bugünkü kadar meşruluğunun artacağını hiç ummuyordu. Son iki yılda Hamas İsrail?de bir intihar saldırısı gerçekleştirmedi ki bu da onun silahlı mücadeleyi bıraktığını ve halkı adına müzakere yapmak için güvenilir olduğunu gösterir. Bu İsrail?i korkutuyor ve düşmanlıkları başlatmalarının nedeni de bu. Şimdi ya Obama yemin etmeden önce Hamas?ı ortadan kaldıracak ya da yeni yönetimin diyalog için baskısıyla yüz yüze kalacak. Bu arada İsrail askeri hareketleri Gazze?yi üç bölüme bölecek ve böylece Hamas?ın yönetmesini imkânsız hale getirecek bir planı gösteriyor.

İngiliz Guardian gazetesi işgalin aslında roketleri ya da Hamas alt yapısını değiştirmek değil rejimi değiştirmek için olduğunu teyit ediyor.

Guardian?a göre: 'Gazze?deki saldırıdan birkaç gün sonra İsrail?in BM elçisi Gabriela Shalev ?Hamas?ı tamamen dağıtana kadar? devam edeceğini söyledi. Kudüs?teki kızgın İsrail yetkililer bu tür beyanların diplomatik muhalefet çekebileceği yönünde onu uyardılar.

Birkaç ay öncesine kadar İsrail?in BM elçisi olan Dan Gillerman Dış işleri bakanlığı tarafından diplomatik ve halkla ilişkiler kampanyasını yönetmeye yardımcı olmaya getirildi. Diplomatik ve siyasi zeminin aylar öncesinden başladığını söyledi.

'Bu çok önceden planlanan bir şeydi,' dedi. 'Dış işleri bakanı tarafından İsrail?in teşebbüslerini koordine etmek üzere görevlendirilmiştim ve bu kadar karmaşık bir makinenin tüm parçalarını daha önce hiç görmemiştim. Dış işleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Başbakanlık, polis ya da ordu olsun mesaj göndermede etkin olan tam bir işbirliği içinde çalışıyorlar.'

Kudüs, Londra, Brüksel ve New York?taki brifinglerde aynı ana mesajlar tekrar edildi: İsrail?in Hamas roketleri engeline yanıt olarak saldırmaktan başka bir seçenek yoktu; yapılacak saldırı Gazze?deki ?terör altyapısına? olacaktır ve özellikle Hamas savaşçıları hedef alınacaktır; siviller ölecektir ama bunun nedeni Hamas savaşçılarını ve silah fabrikalarını sıradan insanların arasında sakladığındandır.

?İşgal meselesini tartışmadan uzaklaştırmak için el ele verip bir strateji yürüttüler.' (İngiliz Guardian, 'İsrail Gazze?de savaşa neden gitti??)

İşgalin haritası aylar öncesinden çıkarıldı, medyadaki dostlarına dağıtılan mermi noktalarına kadar belirlenmişti. Hiçbir şey şansa bırakılmamıştı. İsrail kara kuvvetleri ve silahlı bölükler muhalifsiz Gazze?ye girdiklerinde hafta sonu boyunca bu söylenilen halkla ilişkiler kampanyası tamamen gösterimdeydi. CNN mevcut seçkin Siyonist çevresinden bir grubu dikkatlice yazılan gelişmelerin analizinde işgali haklı çıkarmak üzere yayına çıkardı. Emekli Tuğgeneral David Grange yanında küstah İsrail yanlısı Wolf Blitzer ile birlikte IDF?nin Hamas tarafından Gazze?ye ?ayartıldığını? böylece Hamas?ın ?kentsel savaş? planını gerçekleştirebileceğini söylediler. Deli saçması. Grange ortaya çıkan sivil katliamının İsrail?in değil Hamas?ın bir işi olduğunu ima etti. CNN?in sınırsız standartları bakımından bile bu yeni bir alçaklıktı.

Medya bütünden bir gerekçe çıkartarak ve her bulduğu kürsüde tezahürat yaparak IDF ile birlikte çalıştı. Ancak son anketler gösteriyor ki halk şüphe içinde kaldı. Dünyanın her yerinde önemli şehirlerde İsrail karşıtı protestolar yapıldı ve İsrail?in desteklenmesi en düşük seviyede kaldı... Pek çok insan dünyadaki en ileri seviyede teknolojik silahlarla aynı soydan olanların uğrayacağı zararın ağır olacağı yoğun nüfuslu yerlerde kullanıldığını görünce hayrete düştü. İsrail?in bir zorba gibi medyanın da bir tetikleyici gibi görünmesine neden oluyor. Bu zamana kadar savaş tam bir halkla ilişkiler felaketi oldu. 500?den fazla Filistinli öldürüldü ve 2.400 kişi de yaralandı. Her gün sürekli bombardıman nedeniyle oluşan katliamı gösteren yeni fotoğraflar Internet?te dolaşıyor. Pazartesi günü IDF iki ayrı olayda iki Filistinli aileyi daha öldürdü. Amerikan yapımı F?16 Pazartesi sabahı erken saatlerde evlerini bombaladığında anne, baba ve sekiz çoğu da öldürüldü. Gazze?nin batısındaki Şati mülteci kampında ise başka bir aile İsrailli bir top mermisiyle vurulan evlerinde paramparça edildi. Sivil anketleri ufukta ucu olmayacak şekilde yükselmeye devam ediyor.

İşte bir Gazzelinin Ajans Press muhabiriyle yaptığı röportajda bombalamayı nasıl özetlediği: 'İsrail güçleri her yere saldırıyor. Çıldırmış gibiler. Gazze Şeridi tamamen ölecek? Ölecek. Biz uyuyorduk. Birden bomba sesi duyduk. Kalktık ve nereye gideceğimizi bilemedik. Tozdan hiçbir şey göremiyorduk. Birbirimize seslendik. Caddenin değil evimizin vurulduğunu sandık. Ne diyebilirim? Kendi gözlerinizle gördünüz. Bizim suçumuz ne? Biz terörist miyiz? Ne benim ne de kızımın silahı yok. İsrail bizden ne istiyor? İlaç yok. İçecek yok, su yok, gaz yok. Açlıktan ölüyoruz. Bize saldırıyorlar. Bundan daha kötü bir şey olabilir mi?? Gazze?nin tamamı travma geçiriyor.

İsrail merkezli medyanın (İsrail Gazze?ye ?girdi? diyerek) kullanmaya çekindiği ?işgal? bir toplama kampında sağa sola saldırmakla denk durumda. (Sabre ve Şatilla?daki katliamlara benziyor.) Gene de New York Times gibi gazeteler Gazze içindeki Hamas ?üslerine? gönderme yaparak saldırı hakkında haber sağlıyor. Gerçekte hiçbir şekilde üs ya da askeri karargâh yok. Sadece daha fazla yalan söylüyorlar. Orduları, deniz kuvvetleri ya da hava kuvvetleri yok. Gazze?nin İsrail?e sunduğu tek tehdit halkının işgali sonlandırmak için sarsılmayan kararlılığıdır.

CNN?de Alan Dershowitz ve önde gelen Siyonistler işgali en cilalı, avukat tarzı konuşmalarıyla savunuyorlar ama halk ikna olmamış durumda. Gözlemcilerin internette gördükleri ise evlerinin göçüklerinden çekilen parçalanmış çocuk cesetleri ve bir kenti tamamen karanlığa gömen korkunç patlamalar. Dershowitz?in söylediği hiçbir şey ekranda dakikası dakikasına yansıyanlara uymuyor. İsrail camileri, ambulansları, köprüleri, tünelleri ve hatta bir terörist kızlar yurdunu bombaladı. Bir kızlar yurdu ne zamandır ?Hamas?ın alt yapısının? bir parçası sayılıyor? Beş kız kardeş ve anneleri oturma odalarında otururken birden parçalara ayrılıyorlar. Dershowitz bu suçları gerçekleştirenlere sempati oluşturabileceğine gerçekten inanıyor mu? Amerikanın İsrail?i desteği test ediliyor ve bu destek hızla sarsılıyor.

Birinin siyasi hedeflerini elde etmesi için savaş kör bir alettir ve masrafları hem kazanan hem de kaybeden için çok büyük olabilir. İsrail Tel Aviv ya da Kudüs?te intihar bombacılarını eylem yapmaya kışkırtabilirse, belki o zaman tavırlar İsrail?in lehine geçebilir. Bunu şimdiden tahmin etmek imkânsız. Ancak şu anda Hamas için intihar eylemleriyle misilleme yapmak yapabileceği en kötü strateji olacaktır. İsrail manevi yüksek zemini kaybetti ancak bir intihar eylemcisi her şeyi bir anda değiştirebilir. Ayrıca bombalamalar Filistinlilere sempati duyan halkı soğutacaktır ve onlar için açıkça destekleyici olmayı zorlaştıracaktır. İntihar eylemlerinden fayda sağlayabilecek tek halk İsrail siyasi yapısı içerisindeki sağ kanat fanatikler. Öldürülen her İsrailli sivil sadece Likud ve benzerlerini güçlendirecektir.

ATEŞKESİ SONA ERDİRME: Kim suçlu?

Medya Gazze?nin bombalanmasından birkaç gün önce ateşkesi Hamas?ın sonlandırdığı gerçeğini büyük mesele yaptı. Ancak Johann Hari?nin ?Savaşın Ardındaki Gerçek Hikâye İsrail?in Anlattığı Değil? makalesinde Hamas?ın İsrail ambargoyu kaldırmayı kabul ederse ateşkesi muhafaza etmeyi önerdiğine dikkat çekiyor.

Hari?ye göre:

'Durumun ana noktası eski Mossad başkanı Ephraim Halevy tarafından tamamen ortaya koyuldu. Hamas militanlarının çoğu İsrail sağcıları gibi muhaliflerini ortadan kaldırmayı hayal ederlerken ?bu ideolojik hedefin erişilemez olduğunu ve görünebilir gelecekte de erişilemeyecek olduğunu fark ettiklerini? söylüyor. Onun yerine ?1967 sınırlarıyla Filistin devletinin kurulduğunu görmeye hazırlar ve istekliler.' Bunun ?asıl hedeflerinden uzak tutacak bir yol uygulamak zorunda olacaklarının? ve uzlaşmaya dayalı uzun dönemli barışa gideceklerinin farkındalar... Halevy şöyle açıklıyor: 'İsrail kendi nedenlerinden dolayı ateşkesi Hamas ile diplomatik bir sürecin başlangıcına dönüştürmek istemiyordu.'

İsrail neden bu şekilde davranacaktı? İsrail hükümeti barış istiyor ancak kendi şartlarını empoze ettikleri ve Filistinliler tarafından yenilginin kabul edileceğine dayanan bir barış. Bu demektir ki İsrailliler duvarın ?kendi? taraflarında Batı Şeria?nın bölümlerini tutabilirler. En geniş yerleşim yerlerini tutacakları ve su kaynaklarını kontrol edecekleri anlamına gelir. Bu da Mısır?dan ayrılan Gazze için sorumlulukla bölünmüş bir Filistin ve bölünen Batı Şeria?nın yalnız kalması anlamına gelir. Müzakereler bu görüşü tehdit ediyor: İsrail?in istediğinden fazlasını vermesi gerekecek. Ancak empoze edilen bir barış tam anlamıyla bir barış olmayacak: roketleri ya da öfkeyi dindirmeyecek. Gerçek güvenlik için İsrail bugün ambargo uyguladığı ya da bombaladığı insanlarla görüşmek ve onlarla uzlaşmak zorunda kalacak. (Johann Hari, ' Savaşın Ardındaki Gerçek Hikâye İsrail?in Anlattığı Değil ')

Hari'nin makalesi daha sonra temel tezimizi teyit ediyor. Gazze?deki saldırının terörle, güvenlikle veya Hamas altyapısıyla bir işi yok. Aslında Hamas umduklarından çok daha azına razı olmaya hazır görünüyor. Bu özel durumda tüm istedikleri İsrail?den ambargoyu sonlandıracakları sözünü almaktı ama İsrail reddetti. Filistinlilerin toplu cezalandırılmaları sigara ya da uyuşturucu kullanmak gibi alışkanlık oldu. İsrail ne isterse yapabilir. 1,5 milyon insana gıda ve ilaç ulaşmasını kesmeye ya da onları bilinçsizce bombalamaya karar verirse, kimse onları durduramaz. BM ve Washington sadece yuvarlanıp ölü taklidi yapıyorlar. Niye müzakere etmeliler ki, ne isterlerse onu yapabiliyorlar. Dünya onların elmaları.

İSMAİL HANİYE: 'Yahudileri denize dökmek istemiyoruz.'

'Ah... başımdaki yel değirmenlerini kim durdurur?
Kalbimdeki hançerleri kim çıkarır?
Kim öldürür zavallı çocuklarımı...?
Kızıl döşenmiş apartmanlarda büyümesinler diye...' 

('Bitiş' Amal Dunqul)

Pazartesi günü İsrail savaş uçakları Knesset?teki herhangi birinden daha fazla Yahudilerin hayatını kurtarmaya yardım eden bir adamı ofisinde bombaladı. O adam Filistin Başbakanı İsmail Haniye. Haniye Gazze Şeridine gıda, ilaç, yakıt ve elektrik ambargosu olmasına rağmen ve günlük bombalamalar, baskınlar, tutuklamalar, suikastlar ve işgalle ilgili sayısız rezalete rağmen iki yıldan fazla uzun süredir devam eden intihar eylemlerinin yasaklanmasını destekledi. Yüzlerce İsrail sivili bugün canlı çünkü Haniye ve Hamaslı yandaşları silahlı mücadeleyi terk edip siyasete girdi.

Cuma günü İsrail sözcüsü Binbaşı Avital Leibovich şöyle beyanatta bulundu; ?Hamas liderleri de işaretlendiler. Elverişli hedefleri Hamas?a bağlı hedefler olarak tanımladık.' Yani Haniye artık İsrail?in baş listesindeydi.

Şubat 2006?da Washington Post ile yaptığı bir röportajda Haniye Hamas hakkında batılı medyada dolaşan pek çok yalanı giderdi. ?Şiddet kısır döngüsüne? son verildiğini görmek istediğini söyledi ve ?Hamas'ın İsrail?i yok etmeye kendini adadığı? iddiasını şiddetle reddetti. ?Yahudilere karşı herhangi bir husumet hissi duymuyoruz. Onları denize dökmek istemiyoruz. Tek istediğimiz topraklarımızın bize geri verilmesi, kimseyi incitmek istemiyoruz? Biz ne savaş isteyen ne de başlatanız. Biz kan sevmiyoruz. Biz haklarına baskı koyulan insanlarız,' dedi.

Washington Post: 'Hamas, 67 sınırlarına geri çekilirse İsrail?i tanıyacak mı??

Haniye: 'İsrail 67 sınırlarına geri çekilirse biz de aşamalı barışı başlatacağız? Halkımız için güvenliği getirecek istikrarlı bir durum kuracağız.?

Washington Post: 'İsrail?in var olma hakkını tanıyor musunuz? '

Haniye: 'Cevap şu: İsrail 1967 sınırlarıyla Filistin devletini tanısın, mahkûmları bırakıp mültecilerin İsrail?e geri dönme haklarını tanısın. Hamas bunlar gerçekleşirse bir pozisyon alacaktır.'

Washington Post: 'İsrail?i tanıyacak mısınız?'

Haniye: 'İsrail, Filistin halkına bir devlet verip tüm haklarını geri verirse biz de onları tanımaya hazırız.'

Haniye'nin cevapları net ve mantıklıydı. Mevcut birleşmiş milletler kararları altında gerekli olanlardan başka bir şey istemedi; 1967 sınırlarına dönmek, temel insan hakları ve nihai durum meselelerinin uzlaşması. İsrail uluslar arası hukuka uymaya istekli olsaydı ertesi gün bir anlaşma yapılabilirdi. Onun yerine İsrail Gazze?yi işgal etmeyi seçti. 60 yıldır aynı başarısız stratejiyi uyguluyor.

Haniye:

'Geçtiğimiz yılki İsrail?in tek yanlı hareketleri barışa götürmeyecektir. Bu eylemler ? Gazze?den geçici geri çekilme ve Batı Şeria?daki duvar ? karara yönelik adımlar değil sadece belli başlı ihtilafa gönderme yapmakta başarısız olan boş, sembolik eylemlerdir. Filistinlilerin hayatlarının İsrail?in neredeyse tam kontrolünde olduğunda şüphe yok. Bunu Ocak seçimlerinden beri insani ve ekonomik olarak sefalet çeken Filistinliler de teyit ediyor.'

'Amerikalıların uyguladığı şeyi istiyoruz ? demokratik haklar, ekonomik özerklik ve adalet. Arap dünyasındaki en adil seçimleri yürütmekteki gururumuz Amerika Birleşik Devletleri ve vatandaşları içinde yankılanabileceğini düşünüyorduk. Onun yerine yeni hükümetimiz en başından beri apaçık eylemlerle karşı karşıya kaldı. Beyaz Saray tarafından sabotaj ilan edildi. Şimdi bu saldırı dünyanın en geniş hapishane kamplarında yaşayan 3,9 milyon sivile karşı devam ediyor. Bu savaş suçlarıyla karşılaştırıldığında, Amerika'nın rahatlığı her zamanki gibi yeşil ışık kodlu söylevine giriyor: 'İsrail?in kendini savunma hakkı vardır.'

Haniye'nin uzlaşma çabaları kaderine terkedilmiş durumda. İsrail pazarlık yapmaya ya da uzlaşmaya yanaşmayacaktır. İsrail devleti sürekli genişleme ve zapt etmeyi gerektiren bir ideolojiyle teşvik oluyor. Bunu değiştirmek için Haniye?nin yapabileceği bir şey yok. Mevcut krize verilecek cevap Yahudi ulusalcılığının felsefi desteklemesi olan Siyonizmin içinde yatıyor.   

Exeter Üniversitesi Tarih Fakültesine başkanlık eden Ilan Pappe ?İsrail?in Haklı Öfkesi ve Gazze?deki Kurbanları? adlı son makalesinde Gazze?nin işgali ile İsrail politikası karşılaştırıldığında etkisi bağlamında Siyonizmi açıklıyor:

'Haklı bir öfkenin ürettiği ikiyüzlülüğün sınırları yoktur. Generallerin ve politikacıların söylemleri kendi kendilerine insanlığı övmeleri arasında değişken olarak hareket ediyor. Ordu bir taraftan ?cerrahi? operasyonlarda görünüyor ve diğer taraftan en insani şekilde elbette Gazze?yi bir kere ama tamamen yıkma ihtiyacı içinde görünüyor.?

Bu haklı öfke İsrail?de Siyonizm ile Filistinlilerin mallarının ellerinden alınmasından önce de sabit bir fenomendi. Etnik ayrımcılık, işgal, katliam ya da yıkım olsun her eylem hep insanlığın en kötü türüne karşı savaşında manevi olarak adil ve İsrail tarafından istemeden işlenen saf bir kendini savunma eylemi olarak gösterildi. Gabi Piterberg ?Siyonizmin Hâsılatı: İsrail?deki Efsaneler, Politikalar ve Bilim? adlı harika kitabında bu haklı öfkenin ideolojik menşesini ve tarihi sürecini araştırıyor. Bugün İsrail?de Soldan Sağa, Likud?dan Kadima?ya, akademiden medyaya, herkes yerli nüfusun mülklerini ellerinden almada ve yok etmede dünyadaki herhangi bir devletten daha yoğun olan bir devletin bu haklı öfkesini duyabilir.

Bu tavrın ideolojik menşesini keşfetmek ve egemenliğinden gerekli siyasi sonuçları çıkarmak çok önemli. Bu haklı öfke İsrail?deki toplumu ve politikacıları herhangi bir dış sitem veya eleştiriden koruyor. Ama daha da kötüsü her zaman Filistinlilere karşı yıkıcı politikalara dönüşüyor. Hiçbir iç eleştiri mekanizması ve hiçbir dış baskı olmadan her Filistinli bu öfkenin potansiyel hedefi oluyor. Yahudi devletine ateş gücü verildiğinde bu kaçınılmaz şekilde sadece daha yoğun öldürmeler, katliamlar ve etnik ayrımcılıkla sonuçlanabilir.

Kendini haklı görme güçlü bir özveri ve haklı çıkarma eylemidir. İsrail Yahudi toplumunun neden bilge sözleriyle, mantıklı iknayla ya da diplomatik diyalogla hareket etmeyeceğini açıklıyor. Eğer biri muhalefet etmek için şiddeti desteklemek istemiyorsa, gideceği tek yön var: insan vahşetlerini haber yaparak bu haklılığa kötü bir ideoloji olarak kafadan meydan okumak. Bu ideolojinin diğer bir ismi Siyonizm ve Siyonizm için uluslar arası sitem sadece özel bir İsrail politikası olduğu için değil, bu kendini haklı görmeye karşı çıkmanın tek yolu olduğundan.' ('İsrail'in Haklı Öfkesi ve Gazze?deki Kurbanları', Ilan Pappe)

Hamas yarın teslim olup tüm silahlarını İsrail?e verse bile en ufak bir fark olmayacaktır çünkü problem Hamas değil, problem Siyonizm, mağdurluğa yapışarak evlerinde çocukları bombalamaya götüren derinden kusurlu bir ideoloji. Fikirlerin neticeleri de vardır. Gazze bunu kanıtlıyor.

 

*Mike Whitney: Pasifik Kuzey Batı?sında yaşayan araştırmacı-yazar.

Bu makale Hale Akman tarafından TİMETURK.com için tercüme edilmiştir.

 

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş