DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

17,9410 ₺

EURO

18,3195 ₺

ALTIN

1.031,56 ₺

BİST

2.795,06 ₺

Kapatma davasına işdünyasından sert tepki

AK Parti'yi kapatma talebi iş dünyasının tepkisi çekti. TOBB'un ardından TÜSİAD da karara sert tepki gösterdi.

17.03.2008 12:25:00

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın AK Parti'yi kapatma talebine iş dünyasının tepkisi sürüyor. İş dünyasının çatı örgütü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'nin ardından Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) de karara sert tepki gösterdi.

Patronlar kulübünden yapılan açıklamada, Türkiye'nin geçmiş tecrübeleri hatırlatılarak, siyasi partilerin kapatılmasının Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümüne yararlı olmadığı kaydedildi. Hem iç hem de uluslararası kamuoyunda Türk demokrasisinin evrensel standartlarda işlediği konusunda soru işaretlerinin doğduğu belirtilen açıklamada, 'Demokratik yaşamın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin, seçmenden aldıkları oyun düzeyi ne olursa olsun, kapatılma talebi ile karşılaşmaları, bir asra yakın çoğulcu parlamenter rejim deneyimi olan Türk demokrasisi açısından kabul edilemez.' denildi. Açıklamada, siyasetin amacının, seçmenden alınan yetkinin, istismar edilmemesi gerektiği belirtilerek, çoğulcu demokratik sistemin anayasal sınırları içinde, ülke refahı için en iyi şekilde kullanılması olduğuna dikkat çekildi. Partilerin, demokratik süreci hem şekillendiren hem de uygulayan temel unsurlar olduğu kaydedilen açıklamada, partilerin, daha ileri bir demokratik standardın da mimarları olacağı ifade edildi. TÜSİAD, partilerden, ülkeyi kutuplaşmaları körükleyen bir siyasi atmosferden uzaklaştırarak, uzlaşı ve refah projeleri üreten bir siyaset ortamına taşımalarının beklendiğini vurguladı.

Kapatma talebine bir tepki de Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED)'ndan geldi. Konfederasyonun Yönetim Kurulu Başkanı Celal Beysel, Türk siyasi tarihinin, sorunların parti kapatılarak çözülemediği, tam tersi etki meydana getirdiğinin sayısız örnekleriyle dolu olduğunu belirterek, 'Kaldı ki bu tür eylemler, demokrasimizi çağdaş görünümden, evrensel standartlardan uzaklaştırmaktadır. Bu tür girişimler tüm işadamlarımızın geliştirmeye çalıştığı modern Türkiye imajına zarar vermekten başka bir getiri sağlamamaktadır.' dedi. Beysel, dünyanın ekonomik kriz ve durgunluğa girdiği bugünlerde hâlâ demokrasinin eksikleriyle uğraşılıyor olunmasının Türk halkına faydası olmadığını ifade etti. Beysel şunları söyledi: 'Bu durumda olmamızda, ülkemizde demokratik geleneklerin yerleşmesi için yeterli mücadeleyi vermemiş, çoğu kez popülizme sarılmış, kendilerine karşı olmayan antidemokratik ya da antilaik çıkışlar karşısında sessiz kalmış olan siyasi partilerimizin sorumluluğu büyüktür. Hepsi de demokrasiyi kendi dar siyasi görüşleri açısından yorumladığı için Türkiye tam anlamıyla evrensel demokratik standartlara ulaşamamıştır. Demokrasi yalnızca kağıt üzerindeki kurallardan değil, gelenek ve teamüllerden de oluşur ve bir felsefi bütünlük taşır.'

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Bülent Akgerman da, 22 Temmuz 2007'de yapılan genel seçimlerden kısa bir süre önce Türkiye'de oluşturulan suni kutuplaşmanın bir benzerinin son dönemde ortak akıl ve uzlaşı kültüründen yoksun yaklaşımlarla yeniden meydana getirildiğini, dolayısıyla iş dünyasının kavuştuğu istikrarın gölgelendiğini kaydetti. Çoğulcu demokrasilerde anlaşmazlıkların demokratik ortamlarda çözülmesinin gerekli olduğunu ifade eden Akgerman, söz konusu hukuki sürecin sağduyu ile ülke çıkarlarının tamamının gözetilerek yönetilmesi gerekliliğini kaydetti. Akgerman, 'İş dünyası olarak bağımsız yargının alacağı karara elbette saygılı olacağız. Ancak bu, içine birden düştüğümüz belirsizlik ortamıyla 2007 yılının yaralarına pansuman arayan reel sektörün daha da zorlu bir yıl yaşayacağı gerçeğini değiştirmez. Yazılmakta olan reçetedeki ilacın çeşitli ve kuvvetli yan etkileri olacağı muhakkaktır.' görüşünü dile getirdi.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş