DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

18,1053 ₺

EURO

18,2118 ₺

ALTIN

1.016,30 ₺

BİST

3.020,20 ₺

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ! AK Parti'ye kapatma istemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya AK Parti hakkında kapatma davası açtı.

14.03.2008 18:10:00

AJANSLAR / TIMETURK

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ''Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, akşam saatlerinde Ankara'da tam bir şok etkisi yaratan dilekçesini Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. Dava dilekçesinde, AKP'nin iktidarı döneminde laiklik karşıtı eylemlerine yer verildi.

Anayasa Mahkemesi'ne 17 klasör halinde gönderilen dava dilekçesinde, AK Parti'nin temelli kapatılmasının talep edildiği öğrenildi. Bu arada, AK Parti'nin yöneticileri hakkında siyasi yasak da talep edildi.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Anayasa Mahkemesi, iddianameyle ilgili ön incelemeyi yapacak, herhangi bir eksiklik tespit edilmez ve iddianamenin kabulüne karar verilirse ön savunmasını yapması için iddianame AK Parti'ye gönderilecek. AK Parti yasal olarak 1 ay içinde ön savunmasını verecek. Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek. Ön savunmanın Anayasa Mahkemesine verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AK Parti'ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar.


Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AK Parti ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.


BAŞBAKAN ERDOĞAN HUKUKÇU KURMAYLARIYLA TOPLANDI


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın partisi hakkında açtığı kapatma davasını kurmayları ve bakanlarıyla yaptığı toplantı sırasında aldı.

Başbakan Erdoğan, partisinin MKYK toplantısının bitinde, genel merkez yöneticileri ve bazı bakanlarla sosyal güvenlik yasa tasarısı ile ilgili çalışanların yaptığı eylemi değerlendirmek üzere biraraya geldi. Bu toplantının başlamasından kısa bir süre sonra Yargıtay'ın AK Parti hakkındaki kapatma istemli dava haberini öğrendi. Yargıtay'ın kararı AK Parti genel merkezinde de şok etkisi yarattı.

Haberi alan Erdoğan hukukçu kurmaylarıyla gelişmeleri değerlendiriyor.


CUMHURBAŞKAN GÜL: HERKES, SORUMLULUK İÇİNDE HAREKET ETMELİ


Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, 'Parti konusunda yorum yapamam. Ben siyaset üstüyüm. Türkiye'nin birliğini ve bütünlüğünü temel alıyorum. Türkiye'nin çıkarlarını düşünürüm' şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül, AK Parti'ye açılan kapatma davası konusunda şöyle devam etti: 'Mecliste bu kadar çoğunluğu olan bir partiyle ilgili yapılan taleplerin Türkiye'ye neticelerinin çok iyi düşünülmesi gerekir. Çok dikkatli olmak gerekir. Herkes görevini yapacaktır; ancak tüm bu genişlemelerin Türkiye'ye ne kazandıracağının ve ne kaybettireceğini iyi hesaplanması gerekir


BAYKAL, KAPATMA DAVASINI EVİNDE ÖĞRENDİ


Kapatma davasının siyasi sonuçları şimdiden tartışılmaya başlarken, Anamuhalefet lideri CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kapatma davası kararını evinde öğrendi.

Baykal'ın, konuyla ilgili bir değerlendirme yapmayacağı ifade edilirken, kurmaylarıyla konuyu yakından takip ettiği bildirildi


'DAVA TÜRKİYE'DEKİ İSTİKRARI BOZAR'

AKP Mersin Milletvekili Zafer Üskül, gazetecilere yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ?Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olma? gerekçesiyle AKP'ye kapatma davası açmasını değerlendirdi. AKP'nin büyük kitlelerin partisi olduğunu vurgulayan Üskül şöyle konuştu:
?Önemli olan yönetimin, grubun uygulamalarıdır. Partinin yaptıklarında ve söylemlerinde Anayasanın ortaya koyduğundan farklı bir uygulaması yoktur. Son Anayasa değişikliği söz konusu ediliyorsa bu değişiklikte eşitlik ilkesine biraz daha vurgu yapılıyor. Bu değişikliğin laiklik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmek hukuken doğru değil.?

Her şeyden önce yargı organından beklenenin hukukun gereklerini yerine getirmesi olduğunu söyleyen Üskül, ?Tabi ki Yargı organı içindekilerin de siyasi görüşleri vardır. Ancak bu yargı kararını etkilememelidir. Bu açıdan bakıldığında AKP'nin kapatılması için bir gerekçe yoktur. Hukukun üstünlüğü çerçevesinde gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu davanın siyaset üzerinde uzun vadeli etkiler yaratacaktır. İnsanların kafasında karışıklık yaratacaktır. Belki yapılmak istenen de budur ama ülkede istikrar bozulur? dedi.

KAPATMA DAVASI DÜNYA AJANSLARINDA!


AKP'ye kapatma davası, uluslararası haber ajansları tarafından 'Acil' ibaresiyle dünyaya geçildi.


AP (Associated Press) haber ajansı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, ?Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olma? gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Eroğan'ın genel başkanlığını yaptığı AKP?ye kapatma davası açtığını duyurdu.


Reuters ajansı da '?Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olma' gerekçesinin altını çizerek AKP'ye kapatma davası açıldığını duyurdu.


CHP, BAŞSAVCIYLA AYNI GÖRÜŞTE


Başsavcılığın, yasaların kendisine verdiği yetkiyi kullandığını ifade eden Özyürek, 'Yürürlükteki kanunlara göre, bir partinin kapatılmayı gerektirecek suç işliyorsa veya Başsavcının iddiasına uygun olarak 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı' haline gelmişse başsavcılığın dava açmasından başka yol yoktu' dedi.

KAPATMA DAVASI İÇİN KİM, NE DEDİ?


HASAN CEMAL: 'Parti kapatılması karşısında hep olumsuz tavır aldım. Refah'ın kapatılmasını da AİHM tasvip etse de siyaseten doğru bulmadım. Demokrasilerde partilerin kolaylıkla kapatılmasına olumlu bakmıyorum. Geçmişte çok parti kapatılmış, yeni tabelayla açılmıştır. Şunu unutmamalı AKP her iki oydan birini alarak demokratik yoldan iktidara gelmiştir. Bu partinin kapatılması siyasi istikrara yardım etmez.'

DTP GRUP BAŞKANVEKİLİ SELAHATTİN DEMİRTAŞ, yüzde 47 oyla iktidara gelen, ülkeyi yöneten ve içinden cumhurbaşkanı çıkarmış bir partinin kapatılma girişiminin, demokrasi tarihine talihsiz bir olay olarak geçtiğini söyledi. Demirtaş, AK Parti hakkında açılan kapatma davasına ilişkin yaptığı açıklamada, parti kapatmalara karşı olduklarını, hangi parti olursa olsun, partilerin halk tarafından açılıp, halk tarafından kapatılması gerektiğini söyledi. AK Parti hakkında açılan kapatma davasını, ''Talihsiz bir olay'' olarak nitelendiren Demirtaş, AK Parti'ye açılan davanın da DTP'ye açılan dava gibi, ''İdeolojik'' amaçlarla açıldığının görüldüğünü savundu. DTP'li Demirtaş, bu davaların, hukukun demokratik değil, ideolojik işlediğinin bir kanıtı olduğunu söyledi.

AK PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ ZAFER ÜSKÜL, parti yönetiminin laikliğe aykırı hiçbir fiil gerçekleştirmediğini söyledi. Üskül, 'AK Parti, toplumdan geniş bir kabul görmüş, Anayasal çerçevede faaliyetlerini sürdüren, hukuka bağlı bir partidir.' dedi.

GAZETECİ YAZAR ALİ BAYRAMOĞLU, Anayasa Mahkemesi'ne açılan davayı 'Beklemediğim bir talep. Başsavcının bu talebi gerçekten şaşırtıcı.' sözleriyle nitelendirdi. AK Parti'nin 6 ay önce yapılan seçimlerde yüzde 47 oy oranı ile iktidara geldiğini anımsatan Bayramoğlu, 'Yakın zamanda yapılan yoklamalarda da AK Parti'nin yine benzer bir oy oranına sahip olduğunu görüyoruz.' dedi.

MUSTAFA KARAALİOĞLU da, böyle bir gelişmeyi beklemediğini vurgulayarak 'Halktan yüzde 50'ye yakın destek almış bir partiden söz ediyoruz.' diye konuştu.

PROF.DR.HASAN KÖNİ

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr.Hasan Koni, AK Parti'nin kapatılmasının çok zor olduğunu söyledi. Koni, 'Psikolojik olarak AK Parti davranışlarını aşağı çeker' dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Adalet ve Kalkınma Partisi(AK Parti) aleyhinde kapatma davası açması ile ilgili değerlendirmede bulunan akademisyen Hasan Koni, 'Çeşitli modeller vardı şimdi yeni model ortaya çıktı.1960-1980 askeri darbe, 1990 ile 2000 yılları arasında balans ayarı, 2000 ile 2010 arası hukuki ayar. Bu yeni bir model. Ne olacağını göreceğiz. Çünkü örnek yok.' dedi. Bu tarz hukuki baskılara ABD ve Avrupa'da rastlanılmayacağını belirten Koni, benzerlerine ancak Afrika, Asya ve Ortadoğu'daki ülkelerde görülebileceğini söyledi.

AK Parti'nin bu davayla kapatılacağına inanmayan Hasan Koni, 'Ancak davranışlarını aşağı çeker diye düşünüyorum' şeklinde konuştu. Koni, 'Dava için Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar beklenseydi daha iyi olurdu. Bu kararın verilmeden açılması ilginç oldu' dedi.

PROF.DR TOKTAMIŞ ATEŞ

AK Parti'nin 'laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açılan davayı değerlendiren Prof. Dr. Toktamış Ateş, davayı manasız bulduğunu söyledi.

'Böyle saçmalık olmaz' diyen Ateş, bunun aksini düşünmenin mümkün olmadığını söyledi. Ateş, cezayı gerektirecek bir şey olmadığını ifade etti.

ESKİ BAKAN FİKRİ SAĞLAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açtığı davayı değerlendiren Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar, 'İktidar olan bir partinin kapatılması demokratik hukuk devleti ile bağdaşmaz' dedi. Parti kapatılarak hiçbir yere varılamadığını belirten Sağlar, demokrasilerde cezayı sadece halkın verebileceğini kaydetti.

MÜSİAD BAŞKANI ÖMER BOLAT

Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği(MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmasının Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrar aradığı bir dönemde son derece yanlış bir tutum olduğunu söyledi.

Bolat, CİHAN Muhabiri'ne yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 'Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği' iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmasını değerlendirdi. Bolat, şöyle konuştu: 'Vatandaşların yarısının oyunu almış bir partiye kapatma davası açmak hukuk açısından da demokrasi açısından da son derece yanlış bir tutum. Siyasi partileri vatandaşlar değerlendirir ve vatandaşlar büyütür ya da kapatır. Bunun yolu da demokrasilerde seçimdir.Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrar aradığı bir dönemde son derece yanlış bir tutum. Dünya ekonomisinin tehlikede olduğu bir dönemde ekonominin de gidişatı açısından inanılmayacak kadar yanlış bir karar.'




Ayrıntılar gelecek...

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş