Eşsiz bir memlekette yaşıyoruz. Bu kadar çok medeniyeti bir arada barındıran bu derece zengin bir kültür geleneğine sahip inanın başka bir coğrafya yok. Ancak ne yazık ki bu toprakların sahibi olan bizler aynı vakur ve kaliteli duruşu her zaman sergilemiyoruz. İçimizde çürük yumurtalar çok. Çok üzgünüm böyle bir tespiti yapmaktan ancak gerçek, bu! Her gün oradan buradan şu veya bu vesileyle insanlardan duyduklarımız ya da bizzat deneyimlediğimiz olaylar bizi derin düşüncelere sevk ediyor. Daha geçenlerde ünlü bir kolejde öğretmenlik yapan bir genç kızımız okulun kendisiyle bir yıllık sözleşme yaptığını, ancak bu sene okulla yolları ayrılınca kendisine zorla istifa dilekçesi yazdırmak için baskı kurduklarını belirtti. Bunun nedeni de iki aylık yaz maaşını vermemek. Bu da yetmiyormuş gibi kızcağız istifa mektubunu imzalamayınca en son maaşını da eksik yatırmışlar. Yahu Allahtan korkun be kardeşim iki aylık maaşı vermemek için yaptığınız bu alavere dalaverelere ne gerek var şu iki günlük dünyada. Kazandıklarınız yetmiyor mu! Yazık günah değil mi gencecik bu insanlara. Bu hırs ne için! Allah gözünüzü doyursun. Bir de okulun öğretmenlere su ve çayı dahi ücrete tabii kıldığını duyunca bu kadarına da pes artık dedim. Bu insanlara ne anlatacaksın onlara sorsan kendilerini haklı çıkarmak için bin dereden su getirecekler tabii bir de bizim o meşhur sözümüz var ya arkası sağlam diye. Şunu unutmamak lazım istediğiniz kadar orda ya da burada güçlü bir networkünüz olsun, istediğiniz kadar ona buna ya da şuna sırtınızı dayadığınızı düşünün, yapılan tüm haksız ve dalavereli işler gün gelir tek tek sizden hesap sorar. İlahi adalet her zaman yerini bulur. Bu aralar okullar da kapanınca böyle haberleri çok duyar olduk ve canımız da bu işe fena derecede sıkıldı. Yeri gelmişken bu konuyu kaleme almak da bizim için farz oldu.
Dr. Berna Çaçan/TİMETÜRK