Savaş ortamında silahlar nasıl el ve yer değiştiriyor?

Savaşların, iç savaşların, çatışmaların birbiri ardına devam ettiği Ortadoğu'da en merak edilen sorulardan biri silahların nasıl el değiştirdiği. İşte o sorunun cevabı...

05.12.2019 15:05:09

TIMETURK | HABER MERKEZİ

Savaşların dinmek bilmediği coğrafya "Ortadoğu", savaş ortamında rekor sayıda silah satışlarının gerçekleştiği, küçük bir kıvılcım sonrasında devletler ya da gruplar fark etmeden hızla silahlanma yarışının yaşandığı dünyanın en önemli bölgesi. 

Ortadoğu'ya Dair Yirmi Tez” isimli eserinde Taha Kılınç "Dünyanın neresinde olursanız olun dünya siyasetinde söz sahibi olabilmeniz için Ortadoğu'da söz sahibi olmanız gerekiyor" der. Buradan hareketle bölgedeki silahlanma söz konusu olduğunda, bakışlar "devletlere" çevriliyor. Devletlerin, konuya büyük "katkı" sağladığı bir gerçek olsa da savaş koşulları kendi gerçekliğini oluşturuyor ve sahaya farklı aktörler dahil oluyor.

Peki bir savaş ortamında silahlar nasıl el ve yer değiştiriyor? Milliyet Yazarı Nihat Ali Özcan, 3 Aralık tarihli köşesinde "Ortadoğu'da sivil hayatın silahlanması" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Özcan, bu yazıda silahların el ve yer değiştirmesi konusunda beş metot olduğunu kaydetti.

İşte yazının ilgili bölümü:

DEVLETLERİN ELİNDE OLMAYAN SİLAHLAR ÖRGÜTLERDE BULUNUYOR

Ortadoğu silah ve patlayıcı deposu haline gelmiş durumda. Sadece devletlerin silahlanma-sından söz etmiyoruz. Devlet dışı aktörlerden; teröristlerden, suç örgütlerinden, aşiretlerden söz ediyoruz. Dahası, birçok devlette olmayan cinsten silahlar bile söz konusu grupların elinde.

DEVLETLER SORUNU GÖRMEZDEN GELİYOR

Örneğin Yemen'de Husiler 600 km menzilli füzelere sahip. Bu gün alçak irtifa hava savunma füzeleri, güdümlü tanksavarlar gibi pahalı ve sofistike silahlar herkesin kolaylıkla sahip olabileceği sıradan mallar haline gelmiş durumda. Devletler bu gelişmenin yol açacağı sorunları şimdilik görmezden gelse de orta vadede ciddi sorunlar yaşanacağı açık.

PEKİ NASIL ELDE EDİLİYOR? SİLAHLAR NASIL EL ve YER DEĞİŞTİRİYOR?

Merak edilen ise böylesine etkili silahların, patlayıcıların bölgeye nereden, nasıl geldiği, terörist grupların eline nasıl geçtiği.

Konunun uzmanları silahların el ve yer değiştirmesine dair metotları beşe ayırıyor.

1- Karaborsa ve kaçakçılar:

İlk sırada karaborsa ve değişmez elemanları kaçakçılar var. Kâr yüksek ve talep varsa, piyasa koşulları alıcı ve satıcıyı bir araya getiriveriyor. Kaçakçılar çatışma bölgesine üşüşüyor. Devletler çöküp sınırlar zayıfladığında ise piyasa daha da hareketleniyor. Kaçakçılar karadan, denizden, havadan elverişli rotalar belirleyip her türlü silahı, mühimmatı sahaya taşıyorlar. Bazen son kullanıcılar da para için ellerindeki silahları satışa çıkartabiliyorlar. Örgütler, gruplar birbirlerinin tedarikçisine dönüşüyor.

2- Devletlerin "gri pazar"ı

Diğer modelde, kimliğini saklamak isteyen devletler ön plana çıkıyor. Ya alt yüklenici ya da müşteri olarak kaçakçılarla iş tutmayı tercih ediyorlar. “Sahte şirketler, tüccarlar” piyasayı dolduruveriyor. Yapılan iş sorunlu ise literatürdeki adıyla “gri pazar” oluşuyor.

3- Devletlerin açıktan silah satışı

Bazen de devletler silah tedarikini açıktan yaparlar. Savaşa, iç savaşa müdahalede kimliği gizlemek gerektirmiyorsa, iş hukuki, siyasi kılıfa uydurulur silah ve mühimmat açıktan tedarik edilir.

4- Gruplar kendileri silah/cephane üretir

Diğer yöntem ise, savaşan grupların basit imalatlar yapmaya başlamasıdır. Sivil kullanımlı araçların küçük müdahalelerle askeri malzemeye dönüşmesi, cephane imalatı buna örnek.

5- Çöken devletin cephaneliği yağmalanır

Sivil savaş iç savaş gibi ortamlarda en çok bilenen yöntem, çöken devletlerin askeri malzeme ve silahlarının gruplar tarafından yağmalanması, çalınmasıdır. Ya da, Sovyetler Birliği çöktüğünde sıkça görüldüğü gibi, disiplin sistemi çökmüş, kontrolden uzak askerlerin/polislerin silah ve malzemeleri karaborsaya sürmeleri gibi.

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)